Yemen hükümetinden bir yetkili, İran destekli Husilerin ülkenin Kızıldeniz’e bakan kıyı şeridinin tamamını ve stratejik Babülmendep Boğazı’ndaki son adaları ele geçirdiğini açıkladı. Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatıldığı bölgesel savaş ortamında Babülmendep’in önemi daha da artarken, Husiler Suudi Arabistan gemileri dışındaki uluslararası deniz trafiğinin güvenli olduğunu duyurdu.
Brent petrol ise 106 dolar civarına yükseldi.
Yemen’de İran destekli Husiler, son günlerdeki hızlı ilerleyişlerinin ardından ülkenin Kızıldeniz’e bakan kıyı şeridinin tamamını kontrol altına aldı.
Yemen hükümetinden bir yetkili, 11 Eylül Cuma günü uluslararası Fransız haber ajansı Agence France-Presse’e (AFP) yaptığı açıklamada, Husilerin stratejik Babülmendep Boğazı’ndaki son adaları da ele geçirdiğini belirterek, “Batı kıyısında kontrolümüz altında olan her şey düştü” dedi.
Husiler birkaç saat önce, Babülmendep’in kalbinde bulunan Perim Adası’nı ele geçirmişti. Adının açıklanmasını istemeyen hükümet yetkilisi, hükümet güçlerinin bir gün önce çekilmesinin ardından silahlı Husi savaşçılarını taşıyan teknelerin adaya ulaştığını söyledi.
Yetkili, geçen hafta Suudi Arabistan destekli hükümet güçlerine karşı geniş çaplı saldırı başlatan Husilerin, Babülmendep bölgesi ile boğazı iki deniz koridoruna ayıran Perim Adası’nın kontrolünü tamamen ele geçirdiğini bildirdi.
Hürmüz kapalı, Babülmendep’in önemi daha da arttı
Husilerin ilerleyişi, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle uluslararası deniz ticareti açısından daha da kritik hale gelen Babülmendep’te yeni bir durum yarattı.
İran’ın bir diğer stratejik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nı kapatması, Babülmendep’in özellikle dünyanın önde gelen ham petrol ihracatçılarından Suudi Arabistan açısından önemini artırdı.
Husilerin bu hafta boğaza doğru ilerlemesi ile Körfez sularındaki ABD ve İran saldırıları petrol fiyatlarını da yukarı çekti. Uluslararası gösterge Brent petrolünün varil fiyatı 100 dolarlık psikolojik sınırı aşarak cuma günü 106 dolar civarına yerleşti.
İran: “Ezici bir zafer”
Husilerin Babülmendep’deki ilerleyişinin ardından İran Yüksek Lideri’nin danışmanı Muhammed Mokhber, gelişmeyi X hesabından yaptığı açıklamada “ezici bir zafer” olarak nitelendirdi.
Tahran, Yemen hükümet güçleriyle savaşan Husi hareketine askeri ve mali destek sağlıyor.
Husiler: “Suudi gemileri hariç seyrüsefer güvenli”
Husi hareketinin askeri sözcüsü Yahya Saree, cuma günü yaptığı açıklamada uluslararası denizcilik şirketlerine güvence vermeye çalıştı.
Saree, “Babülmendep Boğazı’nda seyrüsefer, Suudi gemileri hariç tüm şirketler için güvenlidir. Suudi gemilerinin geçişine zaten izin verilmemiştir” dedi.
Husilerin siyasi bürosundan Hazem el-Esad da daha önce Al-Araby Al-Jadeed’e yaptığı açıklamada, “Endişelenmek için hiçbir neden yok” diyerek Kızıldeniz’de uluslararası ticaretin normal şekilde sürdüğünü savundu.
Husiler, Babülmendep’i tamamen kapatmak veya buradan geçen gemilerden geçiş ücreti almak istedikleri yönündeki iddiaları da reddetti.
Zukar’ın ardından Hanish adaları kuşatıldı
Husiler perşembe günü daha kuzeyde bulunan Zukar Adası’nı da ele geçirdi. Askeri kaynaklara göre isyancılar cuma günü Zukar’ın hemen güneyindeki Küçük ve Büyük Hanish adalarını kuşatarak buradaki hükümet güçlerinden teslim olmalarını istedi.
Bir görgü tanığı AFP’ye, silahlı kişilerin “Babülmendep kıyısı boyunca askeri araçlarla ilerleyerek konuşlandığını” söyledi.
Husiler ayrıca perşembe günü boğazın yaklaşık 70 kilometre kuzeyindeki stratejik liman kenti Mocha’yı ele geçirmişti. Husi televizyonu Almasirah, Suudi Arabistan’ın cuma günü Mocha Havaalanı’na iki saldırı düzenlediğini bildirdi.
Husiler böylece daha önce kontrol ettikleri başkent Sana ve batıdaki Hodeidah dahil Yemen’in kuzeyindeki geniş bölgelerin yanı sıra Kızıldeniz kıyısındaki hâkimiyetlerini Babülmendep’e kadar genişletmiş oldu.

Google Earth ekran görüntüsü.
Babülmendep'in önemi
Babülmendep, küresel ticaret açısından dünyanın en önemli deniz geçiş noktalarından biri.
Asya’dan gelen petrol tankerleri ve ticari gemiler boğazdan geçerek Kızıldeniz’e, ardından Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz’e ulaşıyor.
Boğazın kapanması halinde gemilerin başlıca alternatifi Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’nu dolaşmak. Bu güzergâh hem çok daha uzun hem de taşımacılık maliyetlerini önemli ölçüde artırıyor.
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından Babülmendep, Suudi Arabistan açısından da hayati bir alternatif deniz yolu haline geldi.
Suudi Arabistan’a deniz ablukası ve füze saldırıları
Yıllarca süren görece sakinliğin ardından Yemen, şubat sonunda ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı saldırılarla tetiklenen bölgesel savaşın içine temmuz ayında yeniden sürüklendi.
Husiler daha sonra Suudi Arabistan’a deniz ablukası ilan etti; petrol tankerlerinin yanı sıra bir rafineri dahil Suudi altyapısını hedef aldı.
Husi güçleri bu hafta Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını da yoğunlaştırdı. Çarşamba günü ülkenin güneyindeki kentlere doğru çok sayıda balistik füze ve insansız hava aracı fırlatıldı.
Avrupa Birliği’nin Copernicus programının cuma günü yayımladığı bir görüntüde, Suudi Arabistan’ın güneybatısındaki çölde yoğun siyah duman yükseldiği görüldü.
Yaklaşık 46 bin kişi yerinden edildi
Uluslararası Göç Örgütü’ne göre Yemen’de geçen haftadan bu yana devam eden çatışmalarda, çoğunluğu savaşçı olmak üzere iki taraftan yüzlerce kişi hayatını kaybetti.
Çatışmalar nedeniyle yaklaşık 46 bin kişi de yerinden edildi.
Kaynak: Le Monde/AFP













Yorumunuz