Hükümet, hayat pahalılığı ödeneği konusunda kamuoyuna verdiği görüntüyle attığı adım arasındaki uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi.
Dün gün boyu yükselen tepkiler, ülke çapındaki genel grev ve Meclis önündeki sert toplumsal itirazların ardından geri adım atıldığı izlenimi yaratılırken, yayımlanan yasa gücünde kararnamelerle kamu görevlileri ile emeklilerin 2026 yılı hayat pahalılığı ödeneğinin dondurulması uygulaması fiilen uygulamaya sokuldu.
Ortaya çıkan tablo, hükümetin bir yandan tansiyonu düşürmeye çalışırken, diğer yandan hayat pahalılığını dondurarak emekçiye yeni bir yük bindirdiği yönünde yorumlandı.
Mecliste henüz oylanmayan yasa tasarıları yasa gücünde kararnamelerle uygulamaya sokuldu
Resmi Gazete’de yayımlanan yasa gücünde kararnamelere göre, yasa tasarısında öngörüldüğü gibi 1 Ocak 2026’dan itibaren oluşacak hayat pahalılığı farkı tek seferlik olmak üzere iki ayrı dönemde konsolide edilerek ödenecek. Buna göre üç aylık döneme ilişkin artış Nisan 2026’da, dokuz aylık döneme ilişkin fark ise Ocak 2027’de maaşlara yansıtılacak.
Başbakan Ünal Üstel, 'Hayat pahalılığı dondurulmayacak' demiş; Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, 'Diyaloğa açığız' ifadelerini kullanmıştı
Hükümetin bu adımı, Başbakan Ünal Üstel’in sendikalarla yapılan dünkü kriz masası görüşmesinde, “Hiçbir çalışanın hakkını yemeyiz ve yedirmeyiz. Hayat pahalılığını dondurmak gibi bir durum söz konusu değildir” ifadeleriyle ve Meclis Başkanı Ziya Öztürkler'in Cumhuriyet Meclis’ini bugün toplamayacağını açıklaması ve hükümetin diyaloğa açık olduğunu bildirmesi ile çelişti.
Kamuoyuna verilen mesajlarla Resmi Gazete’de bugün yayımlanan yasa gücünde kararnameler yan yana konulduğunda, ortada açık bir tutarsızlık bulunduğu görülüyor. Bir tarafta geri adım atıldığı algısı oluşturulurken, diğer tarafta Meclis’in bypass edilerek hayat pahalılığı ödeneğinin dondurulmasının kararname yoluyla yürürlüğe sokulması, eleştirilerin odağına yerleşti.
Kararnamelerin öncesinde kamuda örgütlü sendikalar, hükümetin hayat pahalılığına ilişkin atmayı planladığı adımlara karşı ülke genelinde grev ve eylem gerçekleştirmişti. Cumhuriyet Meclisi’nde gece boyunca süren görüşmeler sabaha karşı saat 04.00 sıralarında verilen arayla sonuçlanmış, bunun ardından sendikalar bugün yapılması planlanan grevi askıya aldıklarını duyurmuştu. Ancak daha sonra yayımlanan kararnameler, ortadaki geri çekilme görüntüsünün gerçek olmadığını ortaya koydu.
Gelinen noktada kamu çalışanları ve emekliler açısından mesele yalnızca hayat pahalılığı ödeneğinin ne zaman ödeneceği değil; hükümetin verdiği sözlerin ne kadarına güvenilebileceği sorusuna da dönüştü. Bu nedenle yayımlanan kararnameler, yalnızca ekonomik bir düzenleme değil, aynı zamanda hükümetin siyasi tutarlılığının olmadığı görüşünün kabulüne neden oldu.
Sendikalar temkinliydi
Kamuda örgütlü sendikalar, hayat pahalılığı ödeneğinin düzenlenmesine karşı yapılan genel grevin askıya alınmasının ardından bugün Cumhuriyet Meclisi önünde basın açıklaması yapmıştı.
Hükümetin uzlaşı masasında bir çözüm araması durumunda masadaki yerlerini alacaklarını belirten sendika yetkilileri, aksi durumda mücadeleyi büyüteceklerini söylemişti.
“Sendikalar yasa gücünde kararnameyi hesaba kattılar mı?” sorusu üzerine Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMUSEN) Başkanı Metin Atan, “Böyle bir şeye tenezzül ederlerse kendileri bilir, cevabını alacaklar” demişti.
Sendikaların yasa gücündeki kararnamelerin yayımlanmasından sonra 15:30'da tekrar açıklama yapması bekleniyor.











Yorumunuz