Dubai’den İsrail’e giden FlyDubai’nin 1073 sefer sayılı uçağında yardımcı pilotun kaptan pilotu bıçaklaması ve yaklaşık 170 kişiyi taşıyan uçağın yere doğru dik dalışa geçmesi, Dubai’nin havacılık güvenliğinde olası açıkları gündeme getirdi. Wall Street Journal’a (WS) konuşan güvenlik uzmanları, saldırının planlı olması halinde failin bıçakla uçağa kadar ulaşabilmesinin ciddi bir güvenlik ve istihbarat zafiyetine işaret edeceğini belirtiyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise olayda terörizm veya başka bir saikin rol oynayıp oynamadığını araştırıyor.
WSJ, çarşamba günü Dubai’den İsrail’e giden FlyDubai’nin 1073 sefer sayılı uçağında yaşanan bıçaklı saldırının ardından Dubai’nin havacılık güvenliğini mercek altına aldı.
Habere göre yardımcı pilot, kaptan pilotu bıçakladıktan sonra yaklaşık 170 kişinin bulunduğu uçağı, havada parçalanma tehlikesi yaratacak kadar dik bir dalışa geçirdi. Uçak daha sonra Suudi Arabistan’a acil iniş yaptı.
WSJ, dünyanın en sıkı havacılık güvenliği sistemlerinden birinden geçen pilotun niyetini nasıl gizleyebildiği ve bıçağa nasıl erişebildiği sorularının soruşturmanın merkezinde olduğunu yazdı.
“Yüzde 100 büyük bir güvenlik başarısızlığı”
BAE ile İsrail arasındaki uçuş güzergâhının dünyanın en hassas hava yollarından biri olduğuna dikkat çekilen haberde, iki ülkenin gelişmiş gözetim teknolojilerine ve güçlü istihbarat ağlarına sahip olduğu kaydedildi.
11 Eylül 2001 saldırıları ve 2015’teki Germanwings 9525 sefer sayılı uçağın kasıtlı olarak Fransız Alpleri’ne düşürülmesinin ardından havacılık güvenliği kurallarının da önemli ölçüde sıkılaştırıldığı hatırlatıldı.
Güvenlik ve jeopolitik analisti Michael Horowitz, yaşananları “yüzde 100 büyük bir güvenlik başarısızlığı” olarak nitelendirirken, asıl sorunun bu başarısızlığın ne kadar geniş kapsamlı ve ciddi olduğunun belirlenmesi olduğunu söyledi.
Yetkililerin ilk değerlendirmesi: Uçağı kasıtlı olarak düşürmeye çalıştı
WSJ’nin konu hakkında bilgi sahibi kişilere dayandırdığı haberine göre Suudi yetkililer, ilk değerlendirmelerinde yardımcı pilotun kaptanı bıçakladıktan sonra uçağı kasıtlı olarak düşürmeye çalıştığı sonucuna vardı. Saldırının nedeni henüz belirlenmiş değil.
BAE yönetimi de perşembe günü saldırıda terörizm veya başka bir saikin rol oynayıp oynamadığının araştırıldığını açıkladı.
Havacılık güvenliği şirketi Osprey Flight Solutions, olayın terör saldırısı olduğunun belirlenmesi halinde bunun son yıllarda ticari bir yolcu uçağını içeren en önemli terör planı olacağını değerlendirdi.
FlyDubai, soruşturma devam ederken İsrail uçuşlarını askıya aldı.
Dubai dünyanın en yoğun uluslararası havalimanlarından biri
Havacılık uzmanlarının Dubai Uluslararası Havalimanı’nı yüksek güvenlik standartlarına sahip bir havalimanı olarak değerlendirdiğini aktaran WSJ, Dubai’nin uluslararası yolcu trafiğinde sürekli olarak dünyanın en yoğun havalimanı konumunda bulunduğunu ve Afganistan ile İran gibi riskli kabul edilen ülkelerden gelen yolcular için de önemli bir bağlantı merkezi olduğunu kaydetti.
Havalimanında yolcuların kimliklerinin belirlenmesinde yüz tanıma sistemleri kullanılıyor ve ülkeye giriş-çıkış yapan el bagajları taranıyor.
Dubai’den düzenli uçuş yapan pilotlar ise güvenlik kontrollerinin ne kadar sıkı olduğuna dikkat çekerek, metal dedektörlerinden geçiş sırasında selfie çubukları, saç spreyleri, hatta kahve bardakları gibi çeşitli eşyalarına el konulduğunu anlattı.
Havacılık kuralları sivri uçlu tüm bıçakları ve genellikle altı santimetreden uzun kesici aletleri yasaklıyor.
Horowitz, Dubai’nin yüksek standartlara sahip küresel bir havacılık merkezi olduğunu ancak bunun içeriden gerçekleştirilen bir eylem veya daha geniş bir güvenlik açığı ihtimalini ortadan kaldırmadığını söyledi.
İsrail daha önce Dubai'deki güvenlik açıklarından endişe etmiş
İsrailli bir yetkiliye göre İsrail, Dubai Havalimanı yönetiminden İsrail’e yönelik uçuşların güvenliğini güçlendirmesini uzun süredir istiyordu.
İsrail, İran'la savaşın yarattığı riskler ve güvenlik açıklarına ilişkin kaygılar nedeniyle bu yıl kendi havayolu şirketlerinin Dubai-Tel Aviv arasındaki uçuşlarını birkaç ay süreyle durdurmuştu.
İsrailli havayolu şirketleri aynı güzergâhlarda uçan yabancı şirketlerden genellikle daha sıkı güvenlik protokolleri uyguluyor.
İsrail Ulaştırma Bakanlığı’na göre İsrailli havayolu şirketleri, FlyDubai’nin seferlerini askıya almasının ardından Dubai’de mahsur kalan İsraillileri getirmek üzere cuma gününden itibaren sınırlı tahliye uçuşlarına başlayacak.
İsrail'in ulusal havayolu şirketi El Al da güvenlik yetkililerinin talimatıyla bu uçuşlarda yolcuların kayıtlı bagaj veya kabin bagajı getirmesine izin verilmeyeceğini açıkladı.
2024 tarihli gizli raporda yabancı havalimanlarına dikkat çekilmişti
WSJ'nin aktardığına göre İsrail Devlet Denetçisi'nin Mayıs 2024'te hazırladığı gizli bir raporda da ülkeye gelen ve ülkeden ayrılan uçuşların güvenliğinde ciddi sorunlar bulunduğu belirlenmişti.
Konu hakkında bilgi sahibi bir kişinin aktardığı raporda, yabancı havalimanlarındaki güvenliğin yetersiz olduğu ve İsrail Ulaştırma Bakanlığı'nın İsrailli havayolu şirketlerinin güvenliğine odaklanırken İsrailli yolcu taşıyan yabancı havayolu şirketlerinin güvenliğine yeterince yatırım yapmadığı sonucuna varılmıştı.
11 Eylül sonrası sistem yolcu tehdidine göre kuruldu
Haberde, olayın havacılık güvenliği açısından daha temel bir sorunu da ortaya çıkardığına dikkat çekildi.
11 Eylül 2001 saldırılarından sonra uluslararası havacılık güvenliği kuralları büyük ölçüde değiştirildi. En önemli değişikliklerden biri, dışarıdan kişilerin kokpite girmesini engellemek amacıyla güçlendirilmiş kokpit kapılarının kullanılmaya başlanmasıydı.
Düzenlemeler büyük ölçüde yolculardan gelebilecek tehditlere karşı uçağı korumaya odaklandı; pilot veya diğer mürettebatın oluşturabileceği içeriden tehditler aynı çerçevede ele alınmadı.
2015'te Germanwings'in yardımcı pilotunun kokpitte yalnız kaldıktan sonra uçağın kontrolünü ele geçirerek Fransız Alpleri'ne kasıtlı olarak çarpması ve uçaktaki herkesin hayatını kaybetmesi üzerine bazı düzenleyiciler kokpitte her zaman iki mürettebat bulunmasını zorunlu hale getirdi.
Pilotların psikolojik değerlendirmeleri de gündemde
Pilotların genellikle yılda en az bir kez sağlık kontrolünden geçmesi gerekiyor. Öte yandan, belirli ruh sağlığı tanısı konulması veya bu alanla ilgili bazı ilaçların reçete edilmesi halinde uçuş lisanslarının askıya alınabilmesi, pilotların belirtilerini gizleyebileceği ve yardım almaktan kaçınabileceği yönünde endişelere yol açıyor.
Havacılık güvenliği uzmanı ve Virgin Atlantic'in eski kurumsal güvenlik yöneticisi Andy Blackwell, olayın nedeni konusunda henüz yeterli bilgi bulunmadığını vurguladı.
Blackwell, bunun bir terör planı mı, uçağı düşürme girişimi mi yoksa bir tartışma sonucu mu gerçekleştiğinin bilinmediğini; mürettebatın yaşadığı baskılar ve saldırganın ruh hali konusunda da henüz bilgi bulunmadığını söyledi.
FlyDubai'nin, yardımcı pilotların kaptanlığa yükselmesi sırasında değerlendirme yapan şirket içi bir psikoloji birimi bulunduğu belirtilirken, saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen pilotun böyle bir değerlendirmeden geçip geçmediği ise henüz bilinmiyor.
Bıçak uçağa nasıl girdi?
Soruşturmanın en önemli sorularından biri de saldırganın bıçağa nasıl eriştiği.
Havalimanlarında güvenlik taramalarının yanı sıra güvenlik kontrolünden sonraki restoranlarda bulunan bıçakların envanteri tutuluyor ve uçaklarda hangi kesici aletlerin bulunabileceğine ilişkin özel kurallar uygulanıyor.
Uzmanlara göre saldırgan bıçağı kendisi uçağa sokmuş, güvenlik kontrolünden sonraki bir alanda bulunan ve mürettebatın erişebildiği bir bıçağı kullanmış ya da başka birinden yardım almış olabilir.
Osprey Flight Solutions'ın kurucu ortağı ve baş istihbarat sorumlusu Matthew Borie, içeriden kişilerin güvenlik sisteminin parçası olmaları nedeniyle alınan önlemlerin nasıl aşılabileceğini genellikle bildiklerine dikkat çekti.
Asıl soru: Tehdit neden daha önce tespit edilmedi?
Güvenlik uzmanlarına göre havalimanındaki fiziksel tarama, güvenlik zincirinin yalnızca son halkası. Eğer kötü niyetli bir kişi buraya kadar ulaşmışsa, planın daha önce ortaya çıkarılamaması aynı zamanda bir istihbarat başarısızlığı anlamına gelebilir.
WSJ, Dubai'nin sakinlerini kapsamlı biçimde izleme kapasitesine sahip olduğuna örnek olarak 2010 yılında bir Hamas mensubunun Dubai'deki bir otel odasında ölü bulunmasının ardından yürütülen soruşturmayı gösterdi. Dubai makamları güvenlik kamerası görüntülerini ve elektronik ödeme kayıtlarını inceleyerek, ülkeden ayrılmış olan 20'den fazla kişilik ekibin üyelerinin görüntülerini kısa sürede tespit etmişti.
Borie, eğer İsrailli yetkililerin ileri sürdüğü gibi olayın cihatçı bir terör saldırısı olduğu belirlenirse, böylesine ciddi bir planın yalnızca uçağa binmeden hemen önceki son güvenlik taramasında tespit edilmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.
Borie'ye göre içeriden bir kişinin dahil olduğu durumlarda tehdidi durdurma sorumluluğunun güvenlik sisteminin “en alt basamağına”, yani son fiziksel taramaya bırakılması ciddi bir sorun oluşturuyor.
Kaynak: WSJ













Yorumunuz