Dünya

Çin Afrika'da devlet ihaleleri için verdiği kredilere karşılık gelirlere el koyabilir

Çin devletine bağlı Çin bankalarının Afrika ülkelerinde devlet projelerine verdiği krediler, kredi ödenmediğinde tüm gelirlerin özel bir hesaba yatırılmasını şart koşuyor. Uganda'da devlete ait Entebbe Havaalanı'nın genişletmesi projesine verilen kredinin koşulları bunun son örneği...

Çin devlet politikalarını uygulayan China Eximbank’ın Uganda’nın uluslararası havalimanı Entebbe Havaalanı'nın genişletmesi için 6 yıl önce, 2015'de verdiği 200 milyon dolarlık kredi karşılığında zamanında yaptığı sözleşmeyle, Uganda’dan Sivil Havacılık Otoritesinin tüm gelirlerini özel emanet hesaplarına kanalize etmesini ve bütçelerini onay için Çin Eximbank'a göndermesini garanti altına aldığı ortaya çıktı. Sözleşmenin tamamının Çin yasalarına tabi olduğu ve ortaya çıkan anlaşmazlıkların Pekin'de tahkim yoluyla çözülmesi gerektiği öne sürülüyor.

Uganda’da kredi sözleşmesine yönelik günlük bir yerel gazetenin yayınladığı belgelerle yükselen tartışma, Pekin'i kıtanın en büyük kalkınma finansmanı kaynağı haline getiren 20 yıllık bir kredi verme çılgınlığının ardından Afrika hükümetlerinin ve Çin bankalarının karşılaştığı zorlukların altını çiziyor.

Angola, Cibuti, Etiyopya, Kenya ve Zambiya gibi birkaç stratejik veya kaynak açısından zengin ülkede yoğunlaşan Çin bankaları, bugüne dek Afrika'ya tahsis edilen tüm kredilerin yaklaşık beşte birini sağladı.

Johns Hopkins Üniversitesi'ndeki Çin-Afrika Araştırma Girişimi'nden alınan rakamlara göre, Çin’in kıtaya verdiği yıllık krediler 2016'da 29,5 milyar dolarla zirve yaptı, ancak 2019'da daha mütevazı bir rakama, 7,6 milyar dolara düştü.

Dünyanın en fakir kıtasına dalıp giden Çin bankaları, bazı ulusların borçlanma kapasitelerinin sınırına ulaşması ve temerrüt ihtimalinin belirmesiyle daha temkinli hale geldi. 

IMF, 20'den fazla Afrika ülkesini borç sıkıntısı içinde veya yüksek risk altında olarak listeledi.

Buna karşılık, Çin’in iki ana politika uygulama bankasından biri olan China Eximbank ve China Development Bank dahil olmak üzere borç verenler, giderek kredi koşullarını daha da katılaştırıyor.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping: Afrika'ya yönelik kredileri büyük altyapıdan KOBİ'lere, yeşil projelere ve özel yatırım akışlarına kaydıracağız

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Kasım 2021'de Senegal'de düzenlenen Çin-Afrika İşbirliği Forumu'nda yaptığı video konuşmasında bu ihtiyatlılığı pekiştirdi. Xi Jinping, önümüzdeki üç yıl içinde ülkenin Afrika'ya sağladığı parayı bir miktar azaltacağını söyledi ve kredileri büyük altyapıdan KOBİ'lere, yeşil projelere ve özel yatırım akışlarına kaydıracaklarını vurguladı.

Pekin'den gelen bu tür temkinli işaretlere rağmen, Entebbe Havaalanı kredisi konusundaki tartışmalar, Batı'nın çoğunda ve Afrika'daki bazı akademisyenler ve kampanyacılar arasında Çin kredilerinin esasen yırtıcı koşullara sahip olduğuna dair artan bir görüşü yansıtıyor. 

Prestij projelerinde kullanılan Çin kredilerinin vatandaşlardan daha fazla yolsuz elitlere fayda sağladığını öne sürülüyor

Pekin'in Afrika'daki stratejik varlıklar üzerindeki kontrolünün kanıtı olarak Sri Lanka'nın Hambantota derin su limanının 99 yıllık bir kiralama yoluyla Çin kontrolüne verilmesi sayılabilir. Kenya'nın Mombasa limanını Nairobi'ye bağlayan 4 milyar dolarlık demiryolu gibi prestij projelerinde kullanılan Çin kredilerinin vatandaşlardan daha fazla yolsuz elitlere fayda sağladığını öne sürülüyor.

Tufts Üniversitesi Fletcher Hukuk ve Diplomasi Okulu'ndan Chidi Odinkalu, "Bazı [Afrika hükümetlerinin] aşırıya kaçtığı kredi hacmi, devletleri herhangi bir mantıklı egemenlik kavramının ötesinde bağımlı kılıyor" diyor ve Çin'in borç verme hacmiyle ilgili yaygın endişeleri dile getiriyor. “Paranın bedava olabileceğini düşünen ahlaksız rejimlerden geri ödemeleri güvence altına almak istediği için Çin'i suçlayamazsınız. Afrikalılar batının koşulluluğundan kaçıyorlar. Şimdi ise Çin 'finansman duvarında' deyim yerindeyse kilitli durumdalar" diye ekliyor. 

'Zehirli' sözleşme maddeleri var

'Zehirli' sözleşme maddeleri Entebbe Havaalanı'nda Uganda'nın krediyi temerrüde düşürmesi durumunda Çin'in havaalanını ele geçirebileceğinden endişe duyulmasına neden oldu. Bu endişeler Kenya ve Zambiya'daki benzer tartışmaları yansıtıyor. 

27 yıl boyunca sadece yüzde 2'lik bir faiz oranıyla geri ödenebilen 200 milyon dolarlık Entebbe Havaalanı kredisi, çoğu standarda göre ucuza sağlanmış bir kredi.

Bazıları, bağımsızlık sonrası dönemde Afrika hükümetlerine cömertçe borç veren IMF ve Dünya Bankası gibi batılı finans kurumlarıyla Çin kredileri arasında paralellik kuruyor ve 1980'lerden itibaren Afrika hükümetlerine nasıl sert yapısal uyum programları dayatıldığını hatırlatıyor.

Uganda'nın Nation Media Group yazı işleri müdürü Daniel Kalinaki, Çinlilerin oldukça hızlı bir şekilde kredi verdiklerini ancak paralarının geri ödeneceğinden emin olmaları gerektiğini söylüyor.

Batı bankaları ve Batı devletleri çok mu farklı tartışması

Uzmanlarsa, Çin sözleşmelerindeki maddelerle ilgili endişelerin bazılarının abartılı olduğunu dile getiriyor. Örneğin bir muafiyetten feragat, batı hükümetleri ve kurumları tarafından verilen karşılaştırılabilir krediler için de standartlar arasındadır. Çoğu uzman, Çin'in limanların veya havaalanlarının kontrolünü ele geçirmek için borçluları tuzağa düşürme niyetiyle ilgili iddiaları bir efsane olarak reddediyor.

Haciz, emanet ve elde edilen tüm gelirlerin yatırılması garanti altında

Bununla birlikte, geçen yıl yayınlanan bir araştırma, Çin devlet bankalarının borç alandan gelir toplamak için uluslararası emsallerinden çok daha kapsamlı bir geri ödeme teminatı olarak haciz, emanet ve özel hesaplar kullandığını ortaya koydu.

Çalışma için incelenen 100 Çin kredi sözleşmesinin neredeyse yüzde 30'u bu tür maddeler içeriyor olsa da, karşılaştırmalı bir örneklemde OECD ülkelerinden iki taraflı alacaklıların yalnızca yüzde 7'si bu maddeleri kullandı. Ayrıca, özel hesaplar kullanan Çin kredi sözleşmelerinin yaklaşık dörtte üçünde, borçlunun ilgili projeden elde edilen tüm gelirlerin yatırmasını gerektirir.

Entebbe Havaalanı sözleşmesinin ayrıntıları kamuya açıklanmasa da, havaalanı anlaşmasından birkaç ay önce Uganda hükümetiyle altyapı projeleri için imzalanan diğer iki Çin Eximbank kredi anlaşması emanet hesabı hükümleri içeriyordu. Her iki durumda da, tüm proje geliri bir borç geri ödeme rezerv hesabına akıtılacak ve aslında bir borçlu sıkıntıya düşerse Çinli borç verenlere gelirden ilk pay verilmesini sağlayacaktır.

Bankacılar ve hukuk uzmanları, DSRA olarak bilinen bu tür borç servisi rezerv hesaplarının olağandışı olmadığını söylüyor. Bir Avrupa kalkınma finansmanı kurumunda üst düzey bir yetkili, "Sürekli DSRA yapıyoruz" diyor. Bununla birlikte, bu tür düzenlemeler, borçlunun bir devlet olduğu ve o devlet tarafından desteklenen devlete ait uluslararası bir havaalanına ilişkin anlaşmalarda çok nadir görülüyor.

'Çin bankaları doğrudan cumhurbaşkanına gidiyor'

Uganda'daki Çin tarafından finanse edilen altyapı projeleri hakkında yazan Mbarara Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde araştırmacı Tom Ogwang, kredi pazarlığı yapan teknokratların genellikle külfetli maddeleri kabul etmeme yetkisine sahip olmadığını söylüyor. “Teknik olarak, bilgiye sahip çok sağlam insanlarımız var. Buradaki zorluk, tüm bu anlaşmalarda çok fazla politika olmasıdır. Çinliler doğrudan başkana gider. Orada ne tartıştıklarını bilmiyoruz” diyor.

Çin bankaları, Afrika hükümetlerine yirmi yıl boyunca borç verme konusunda birçok ders aldı. 2000'li yıllarda Angola ve Kongo Cumhuriyeti gibi kaynak açısından zengin ülkelerde, petrol veya maden sevkiyatlarına veya gelecekteki kaynaklardan elde edilen gelirlere karşı kredi temin ederek altyapıyı finanse etmeyi denediler. 

Uzmanlar, Çin politika bankalarının gelir tahsilat hesapları konusundaki eğiliminin, Uganda, Kenya ve Etiyopya gibi kredi geri ödemelerini karşılayacak doğal kaynaklara sahip olmayan ülkelerdeki aynı modelin bir versiyonu olduğunu söylüyor.

“Batılı borç verenler başka yerlerden kâr elde edebilir, ancak Çinli borç verenler için gelişmiş ekonomilerde rekabet etmek zordur"

Pekin'deki Tsinghua Üniversitesi'nde profesör olan Tang Xiaoyang'a göre, Çin bankalarının farklı borç verme modelleri ülkenin özel koşullarıyla ilgili. “Batılı borç verenler başka yerlerden kâr elde edebilir, ancak Çinli borç verenler için gelişmiş ekonomilerde rekabet etmek zordur. Bu yüzden yeni, daha riskli pazarlar kurmak zorundalar” diyor.

Tang, "Ayrıca Afrika ülkelerinde Çin'in kendisiyle daha fazla benzerlik görüyorlar. Çin son 40 yılda yoksulluktan çok hızlı bir şekilde büyüdü ve bunda altyapı kilit bir rol oynadı. Altyapıyı sanayileşme, şehirleşme ve genel büyüme ile birleştirdik, bu yüzden altyapıyı ticarileştirme konusunda deneyim ve güvene sahibiz” diyor.

Afrika ülkelerinin artan borcu nedeniyle kriz yaşanırsa Çin bankaları alacaklarını toplamakta zorlanabilir

Artan Afrika borcu ve pandeminin ekonomik yansımaları, Çin bankalarını kredi uygulamalarını yeniden düzenlemeye zorlayabilir. Bankacılar ve avukatlar, sistemik bir krizin Çin bankalarının çıkarlarını emanet hesapları ve küresel borç yeniden yapılandırma anlaşmalarından muafiyet yoluyla koruma girişimlerini alt edebileceğine dikkat çekiyor.

AidData'dan Bradley Parks, "Çin'in kredilerini devletlere teminatlandırma uygulaması, geri ödeme beklentilerinizi en üst düzeye çıkarmayı düşünüyorsanız mantıklı" diyor. Ancak borç stresi derinleşirse, bunun yeterli olmayabileceğini de ekliyor.

Yedi yıllık ödemesiz dönemli 15 ila 20 yıllık krediler verdikten sonra, ancak şimdi birçok kredi kritik aşamaya yaklaşıyor ve borçlular teste tabi tutuluyor. Parks, Çin bankaları için "Bireysel borçlularla sorunlarla uğraştılar ancak küresel bir devlet borç krizinden geçmediler. Öğrenecekler; tekrar uyum sağlayacaklar” yorumunu yaptı.
Kaynak: Financial Times 

: