Dünya

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack tam olarak ne dedi?

Antalya Diplomasi Forumu’nda söyledikleri Türkiye'de tartışma yarattı.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu’nda bir panele katıldı. TRT World'de kıdemli haber sunucusu Amerikalı gazeteci Andrea Sanke’nin ve izleyicilerin sorularını yanıtladı.

Tom Barrack, Sanke’nin “Uzun yıllar boyunca bölgede Türkiye ile İsrail arasında özellikle ticari açıdan güçlü bir ilişki vardı. Ancak bu ilişki ciddi şekilde geriledi. Şimdi ise İsrail’in sert söylemleri var. Ama nereye kadar? Türkiye’nin yeni İran olduğu yönünde bir söylem var. İran’a yönelik yaklaşımı gördük. Bu yeni bir çatışma döngüsüne mi dönüşecek yoksa diplomasi bu ilişkiyi yönetebilir mi?” şeklindeki sorusunu şu şekilde yanıtladı:

“Bu bölge yalnızca güce saygı duyar”

“Benim kişisel görüşüm: Cumhurbaşkanı Erdoğan olağanüstü bir lider ve Netanyahu da ülkesi için doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapıyor. Dünyanın bu bölgesi yalnızca güce saygı duyar.
Eğer güç göstermezseniz, zayıflık gösterirseniz geri düşersiniz. Suriye bunun bir örneği. Suriye neden işliyor? Çünkü güçlü, kararlı ve cesur bir lider var. İnsanlar geçmişte onun görüşlerine katılmamış olabilir ama onu bir yere doğru liderlik ederken görüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da aynı şekilde.

“Osmanlı İmparatorluğu 2.0”

İki taraf arasındaki [Türkiye ve İsrail] söylem bana göre sadece söylemden ibaret. Tel Aviv’de uyanıp gazeteyi açtığınızda Osmanlı İmparatorluğu 2.0’ın bir diyagramını görüyorsunuz: Viyana’dan Maldivler’e uzanan bir yapı. İsrail’in Türkiye’ye biçtiği rol bu. İstanbul’da ise “Büyük İsrail” anlatısını görüyorsunuz. Herkesin fetih peşinde olduğu fikri aslında mümkün de olabilir, özellikle ticaret yollarını düşünürseniz. Hürmüz Boğazı’nı bir kenara bırakalım. Enerji dünyası artık sadece ‘en ucuz yol gemiyle taşımaktır’ demiyor ama hâlâ en esnek yol bu. Sorun olursa gemiyi hareket ettirirsiniz. Bombalanma riski varsa, Arap Körfezi’nden Endonezya’ya taşırsınız. Ama bunu boru hattıyla yapamazsınız. Bu yüzden boru hatları kapasitenin yaklaşık %30’u kadar kullanılıyor.

Artık mesele üretim değil, güvenlik. Bu yüzden ‘tam zamanında’ anlayışı ‘her ihtimale karşı’ anlayışına dönüşüyor. Ve o ‘her ihtimale karşı’ senaryosunda her şey Türkiye ve Suriye üzerinden geçiyor. Her şey. Fiber optikler dahil. Azerbaycan ve Ermenistan’dan, o geçiş koridorunun ne olabileceğinden bahsediyoruz. Artık ne akıyor? Petrol, gaz, bilgi, veri, malzeme. Nereye gidiyor? Nasıl gidiyor?

Dolayısıyla [çözüm] İsrail’in Türkiye ile çıkarlarını uyumlaştırmasıdır, tıpkı İsrail’in Abu Dabi ile hizalandığı gibi, Suudi Arabistan’ın da İsrail ile hizalanabileceği gibi. İsrail halkının refahı için bana göre çözüm bu. Bu yüzden bu sert söylemlerin zamanla ortadan kalkacağını düşünüyorum."

“Bunu söylediğim için eleştirileceğim çünkü demokratik değil: Körfez ülkeleri oldukça başarılı ve bu ‘faydalı monarşiler’ işe yaradı”

Barrack şöyle devam etti: "Türkiye hafife alınacak bir ülke değil. Körfez’e bakabilirsiniz. Bu arada Körfez ülkeleri oldukça başarılı ve bu ‘faydalı monarşiler’ işe yaradı. Bölgeye baktığınızda -ve bunu söylediğim için eleştirileceğim çünkü demokratik değil- ister refah sağlayan monarşiler olsun ister bir tür monarşik cumhuriyet olsun işe yarayan tek şey bu güçlü liderlik rejimleri oldu. Arap Baharı dediğimiz her şey sönüp gitti, buharlaştı. Demokrasi görünümü veren ya da insan hakları üzerinden müdahale ettiğimiz ülkeler başarısız oldu.

Sonuçta refah için, İsrail’in çıkarlarını Körfez’le ve bu güçlü medeniyetlerle uyumlu hale getirmesi gerekiyor. Yani Suriye dünyanın en eski medeniyetlerinden biridir. Yüzyıllar boyunca Yahudiler, Müslümanlar ve Hristiyanlar yan yana yaşadı. Hiçbir sorun yoktu. Kimsenin Yahudilerle bir sorunu yoktu.”

“Bakın, 7 Ekim’den önce hâlâ ticaret fazlası vardı. Taraflar birbirleriyle iş yapıyordu ve hâlâ yapıyor. Bu bir söylem meselesi”

Tom Barrack, gazetecinin Gazze'deki ateşkesle ilgili bir sorusuna yanıtında, "Eğer Türkiye Hamas’ı bizim gibi yabancı terör örgütü ilan edip dışlasaydı, bu asla mümkün olmazdı. Türkiye’yi bu çerçeveye dahil ederseniz, bugün yaşananları, yani vahşetleri ve ihlalleri önlemeye yardımcı olabilirler. Çünkü dili konuşabiliyorlar.

Bu yüzden benim kişisel görüşüm ki bunu İsrail’le de sürekli paylaştım, şudur: Dahil etmek tek çözümdür. Dışlamak kısa vadeli, taktiksel bir yaklaşımdır. Ama stratejik olarak ne olur?

Dünya anti-semitik değildir. Ben Lübnanlı bir Katolik olarak çok sayıda Yahudi’nin yaşadığı bir mahallede büyüdüm. Herkes Yahudilerle iş yapmıştır. Sorun bu değil. Siyonizm meselesi daha çok bir tanım tartışmasıdır.

Ama bunun geleceği, stratejik geleceği bu kadar sert olamaz. Bu sürekli verdiğimiz mesajdır.

Bu noktada Türkiye yardımcı olabilir. Türkiye ile hizalanma... Bakın, 7 Ekim’den önce hâlâ ticaret fazlası vardı. Taraflar birbirleriyle iş yapıyordu ve hâlâ yapıyor. Bu bir söylem meselesi. Sert bir söylem ama çözüm bulunması gerekiyor."

Paneli izleyen bir yatırımcı ise şu soruyu sordu: “Ben bir yatırımcıyım, Türkiye’de ve bölgede, hatta Lübnan’da yatırımlarımız var. Sorum Türkiye ile ABD arasındaki normalleşme, özellikle S-400’ler ve CAATSA yaptırımları hakkında. Bu konularda tünelin ucunda bir ışık var mı ve Türkiye’nin yeniden Batı ittifakına tam anlamıyla dönmesi mümkün mü?”

Tom Barrack yanıtında şu ifadeleri kullandı: 

“Evet, çok iyi bir soru. Cevap kesinlikle evet. Son 16 ayda ABD-Türkiye ilişkilerinde son 15 yıldan daha fazla ilerleme kaydedildi. Bu ilişki sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump arasında değil; dışişleri, istihbarat, askeri ve iş dünyası dahil her seviyede gelişti.

S-400 meselesine gelince, bilmeyenler için: Türkiye darbe girişiminden sonra Rusya’dan bir savunma sistemi satın aldı. Patriot satışı konusunda anlaşmazlık vardı; biz satmak istemedik mi yoksa onlar mı alamadı, tartışmalı. Ama sonuçta S-400 alındı. O dönemde Türkiye NATO’nun en büyük ikinci müttefikiydi.

Bu çok büyük bir mesele. Türkiye’nin Avrupa’yı korumadaki rolünü düşündüğünüzde bu inanılmaz. Türkiye F-35 programına katkı yapmak istiyordu ve hatta üretimde ortaktı. Ancak S-400 alımı sonrası Kongre yaptırım uyguladı. Bu arada, kendi görüşüm olarak yaptırımlar işe yaramaz; çünkü yaptırım uygulanan ülke daha yaratıcı hale gelir ve alternatif yollar bulur.

Nitekim öyle oldu. Türkiye F-35 programından çıkarıldı. Ama ticari ilişkiler devam etti; 100 milyar dolarlık Boeing anlaşmaları gibi. Halkbank meselesi vardı; Türkiye’nin en büyük bankalarından biri 10 yıl yaptırım altında kaldı. Bu durum küresel iş yapma kabiliyetini ciddi şekilde etkiledi. Ancak Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ekipleriyle oturup bu sorunu çözdü.

Halkbank: “Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ekipleriyle oturup bu sorunu çözdü”

Halkbank artık sorun değil. F-16 görüşmeleri yeniden yapılıyor. Ülkeler arasındaki ittifak güçleniyor. Suriye’de olanlar da büyük ölçüde Türkiye’nin lehine gelişti. Türkiye ve Suudi Arabistan, bazı pürüzleri olsa da filizlenmekte olan bu süreci destekledikleri için büyük takdiri hak ediyor. Aslında bu süreci asıl taşıyan ülke Türkiye’ydi. Enerji hatlarının yeniden şekillenmesinde, Hazar’dan, Türkmenistan’dan, Azerbaycan’dan ve Ermenistan üzerinden geçişler düşünüldüğünde, Türkiye merkezde yer alıyor. Sekiz ülke ve dört denizle çevrili olması onu daha da önemli kılıyor.

"ABD ve Türkiye: İki ülke arasındaki ilişkiler hiç olmadığı kadar iyi"

Türkiye’nin iç ekonomisi de, özellikle Bakan Şimşek yönetiminde, oldukça takdir ediliyor. Zor bir durum ama başarılı yönetiliyor. İki ülke arasındaki ilişkiler hiç olmadığı kadar iyi. S-400 meselesinin yakında çözüleceğini düşünüyorum.

Benim patronumun [ABD Başkanı Trump'ı kastediyor] bakış açısına göre, F-35 programına yeniden katılım mümkün. Yunanistan’da da S-300 ve F-35 birlikte var. Türkiye-Yunanistan meselesi tarihsel bir konu, o konuya girmeyeyim.” 

Çeviri, Merkezi Teksas görünen ancak Birleşik Arap Emirlikleri’nden operasyon yürütüyor görünen DRM (Dot Republic Media) News’un Antalya Diplomasi Forumu’ndaki panel yayınından alınarak yapılmıştır.

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın