Özel Haber

ABD Dışişleri Raporu’nda Kıbrıs’taki gece kulüpleri hakkında ciddi iddialara değinildi

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yıllık İnsan Ticareti Raporu’nda Kıbrıs’ın kuzeyine de yer ayrıldı...

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yıllık İnsan Ticareti Raporu’nda Kuzey Kıbrıs’a da yer ayrıldı. 

644 sayfalık raporda, Kıbrıs’ın kuzeyi tanınmış bir ülke olsaydı insan ticareti mağdurlarının korunmasında en alt kademedeki, kademe 3’teki ülkeler arasında olacağı kaydedildi.

Raporda en alt kademede olan ülkeler Afganistan, Cezayir, Burma, Çin, Komorlar, Küba, Eritre, Gine-Bissau, İran, Kuzey Kore, Malezya, Nikaragua, Rusya, Güney Sudan, Suriye, Türkmenistan ve Venezuela olarak listelendi. Malezya ve Gine-Bissau'nun notu ise en düşük seviyede konumlandı.

Kademe 3'te listelenmek, bir dizi siyasi sonuca neden oluyor. ABD, bu ülkelere yönelik askeri yardımlarda veya bu ülkelere yapılacak satışlarda yaptırımlar uygulayabiliyor.

Dünyayı kasıp kavuran COVID-19 salgının insanları daha yoksul ve insan ticaretine karşı daha savunmasız hale getirdiği belirtilen, 1 Temmuz Perşembe günü yayınlanan raporda, insan tacirlerinin salgın yüzünden yoksullaşan artan sayıda insanı istismar ettiği belirtiliyor.

Raporda ‘Kıbrıslı Türklerin Yönetimindeki Bölge’ olarak geçen Kıbrıs’ın kuzeyi için insan ticaretiyle mücadelede önemli hiçbir adım atmamasına rağmen, Mart 2020'de “Parlamento”nun “KKTC ceza kanunu"nu değiştirdiği ve insan ticaretini ilk kez ceza yasasına dahil ettiği bilgisi paylaşıldı.

Ancak, Kıbrıslı Türk yetkililer herhangi bir insan tacirini soruşturmadı, kovuşturmadı veya mahkum etmedi. Kıbrıslı Türk yetkililer herhangi bir insan ticareti mağdurunu tespit etmediği gibi, barınma, sosyal, ekonomik ve psikolojik hizmetlere ilişkin hiçbir mağdura koruma da sağlamadı. Kıbrıslı Türk yetkililer insan ticaretiyle mücadele çabalarına bütçeden pay ayırmadı; insan ticaretiyle mücadele konularında eğitim vermedi.

2000 yılı tarihli "Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Yasası”na göre gece kulüplerinin yasal olarak sadece ‘dans’ gibi eğlenceler sunabileceğini ancak gözlemcilerin yaptığı ihbarlarda, "KKTC"deki 27 gece kulübünün seks ticaretinin yaygın olarak yapılageldiği genelevler gibi” hareket ettiğine dikkat çekildi.

Yasalara göre seks ticareti yapmanın ve seks ticaretini teşvik etmenin yasak olmasına karşın, kadın gece kulübü çalışanlarının cinsel açıdan bulaşıcı enfeksiyonların tespiti için haftalık sağlık kontrollerine gittiğini ancak yaşadıkları hayata dair herhangi bir ayrıntıyı paylaşmamaları için kontroller sırasında kendilerine gece kulübü korumalarının eşlik ettiği vurgulandı.

"Kadınların yer değiştirmelerine izin verilmiyor, yatakhanelerde yaşıyorlar"
‘KKTC’ yetkililerinin kadınların bir gece kulübü ile sözleşme yaptıktan sonra yer değiştirmelerine izin vermedikleri ve memnuniyetsizliklerini dile getiren kadınları rutin olarak sınır dışı ettikleri aktarıldı. 

Yasanın gece kulüplerinde çalışan yabancı kadınların evlerinde yaşamasını yasakladığını ve çoğu kadının bitişik yatakhanelerde yaşadığı vurgulandı. Bunun da yaygın bir insan ticareti göstergesi olduğuna işaret edildi.

"Bazı hükümet memurları organize suça karıştı; bazı Meclis üyeleri gece kulüplerinin müşterisi"
2015'teki medya haberlerine göre, gece kulübü sahiplerinin toplam 20 milyon ila 30 milyon Türk Lirası arasında (2.69 milyon dolar ila 4 milyon dolar arasında) yıllık vergi ödediği, ödenen vergi miktarının çıkar çatışması yaratarak, insan ticaretiyle mücadele için artan siyasi irade karşısında caydırıcı olduğu tespiti yapıldı.

Raporda, ‘gözlemciler’in, suça ortak olduğu iddia edilen bazı “hükümet memurları"nın gece kulüpleriyle bağlantılı organize suç gruplarına karıştığını ve bazı “Parlamento” üyelerinin gece kulüplerinin müşterileri arasında olduğunu aktardıkları belirtildi. 

"Gece kulüplerinde çalışan kadınların psikolojik yardım taleplerinde % 400; adli yardım talebinde % 300 artış var"
Pandemi önlemlerinden ötürü iş yerlerinin kapanması nedeniyle gece kulübü sahipleri kurbanlarını seks ticaretine zorlamaya devam etti. STK'ların (Sivil Toplum Kuruluşları) bildirdiğine göre, STK’lar tarafından işletilen bir yardım hattına yapılan aramalarda psikolojik yardım taleplerinde % 400 artış kaydedilirken, 2020'de mağdurların adli yardım taleplerinde % 300 artış yaşandı.

"Tacirler az vergi ödemek için kız öğrencileri seks ticaretine zorluyor"
Raporda, gece kulübü sahiplerinin yasal olarak çalışan sayısının üst sınırına dayanmamak, vergi ve takipten kaçınmak için her gece kulübünde kadın üniversite öğrencilerinin çalıştırıldığı vurgulandı. Çoğu gece kulübü izin sahibinin Belarus, Moldova, Fas, Rusya ve Ukrayna’dan kadın çalıştırırken, bazı gece kulübü sahiplerinin ise Ermenistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, Paraguay, Tacikistan, Tanzanya, Türkmenistan ve Özbekistan uyruklu kadınları çalıştırdığı ifade edildi.

"Pandemide evlerde masaj servisi kisvesi altında kadınlar seks işçiliği yapmaya zorlandı"

Üniversiteden ayrılan veya düzensiz işleri olan Sahra Altı Afrika ülkelerinden gelenlerin özellikle savunmasız olduğu vurgulanan raporda, önceki yıllarda, gözlemcilerin 3 aylık turist veya öğrenci vizesi ile ‘KKTC’ye gelen bir dizi kadının Kuzey Lefkoşa’da, Girne’de ve Mağusa’da apartmanlarda ticari seks yaptıklarını raporladıkları vurgulandı.

Gözlemcilerin, insan tacirlerinin pandemi sırasında taktik değiştirdiğini bildirdikleri, gece kulüplerinde yaşanan talep düşüşü nedeniyle kadın seks ticareti mağdurlarını masaj hizmetleri kisvesi altında potansiyel müşterilere ev ziyareti yapmaya zorladıkları aktarıldı.

Kaynak: ABD Dışişleri Bakanlığı İnsan Ticareti Raporu

: