Dünya

Süper kârlar: Dünyanın dört bir yanında, borsada işlem gören şirketler rekor kârlar açıklıyor

Son 25 yılda küresel bazda büyük şirketlerin kârları, gelişmiş ülke ekonomilerinden daha hızlı büyüdü. Şu anda ise yapay zeka şirketleri, enerji şirketleri ve bankalar rekor düzeyde kârlılık elde ediyor.

Ukrayna'daki savaş, ABD'nin uyguladığı gümrük vergileri, Hürmüz Boğazı ablukası gibi jeopolitik şoklar yaşanmaya devam ederken borsalar rekor seviyelere ulaştı.

Örneğin Fransa’da enerji şirketi Total Energies başta olmak üzere, halka açık şirketlerden aşırı kâr açıklayanların sayısı artıyor; hissedarlara temettü veya hisse geri alımı yoluyla ödenen miktarlar da aynı şekilde artıyor.

Total Energies'in kârları Fransa'da bir kez daha hararetli bir tartışmaya yol açtı. Yeşiller Partisi lideri Marine Tondelier'e göre, şirketin CEO'su Patrick Pouyanné "savaş vurguncusu" olarak nitelendiriliyor. Jean-Luc Mélenchon’un partisi ise şirketten alınan vergilerinin artırılması gerektiğini savunuyor.

Ancak bu tartışma, çok daha geniş bir gerçeği gözden kaçırıyor. Borsalar rekor seviyede yükselişler yaşıyor. Son olarak 7 Mayıs Perşembe günü, ABD'deki S&P 500 ve Nasdaq endeksleri ile Japonya'daki Nikkei endeksi bir kez daha rekorlarını kırdı. Avrupa’da yükseliş daha sınırlı olsa da, CAC 40 dahil birçok endeks İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarından önce zirve seviyelerine ulaşmıştı.

Dünyanın en büyük varlık yöneticisi BlackRock'ın küresel hisse senedi yatırımları başkanı Helen Jewell, "Durum göründüğünden daha az paradoksal. Finans piyasaları iyi gidiyorsa, bunun nedeni temellerin sağlam olmasıdır" diye açıklıyor. Başka bir deyişle, ekonominin genel olarak çok iyi durumda olmadığı, ancak halka açık şirketlerin finansal sonuçlarının muhteşem olduğu söylenebilir. İngiliz bankası Barclays analistlerine göre, şirket kârları ilk çeyrekte ABD’de %27 artarak 2021 sonundan bu yana en güçlü yükselişi kaydetti. Avrupa'da ise kârlar %7 artarak 2023 başından bu yana en hızlı büyümeyi kaydetti.

Son 25 yılda çokuluslu süperstar şirketlerin kârları, gelişmiş ülke ekonomilerinden daha hızlı büyüdü

Le Monde gazetesinin görüştüğü global Fransız şirketi Natixis'e ait bir varlık yönetim şirketi Dorval Asset Management'tan ekonomist François-Xavier Chauchat, "Son 25 yıldır süperstar şirketler fenomeninin ortaya çıkışına tanık olduk" diye açıklıyor. Bu çokuluslu şirketler, sektörlerine giderek daha fazla hakim oluyor ve daha da etkileyici kâr marjları elde ediyorlar.

Ekonomist, "En kârlı şirketler ile diğerleri arasındaki fark önemli ölçüde genişledi" diye devam ediyor. İlginç bir istatistiğe atıfta bulunuyor: Son 25 yıldır, gelişmiş ülkelerin nominal gayri safi yurtiçi hasılası yıllık %3,8 oranında büyürken, aynı dönemde borsada işlem gören şirketlerin hisse başına kazançları %5,5 oranında arttı. Kısacası, büyük çokuluslu şirketler, ekonominin genelinden çok daha hızlı bir şekilde zenginleşiyor.

Borsada işlem gören şirketlerin ilk çeyrekte açıkladıkları sonuçlar bu tabloyu daha da görünür hale getiriyor. Total Energies ilk çeyrekte 5,8 milyar dolar net kâr açıkladı. Şirket, 2025'in ilk çeyreğine göre %51 artış elde etti. Shell %18 artışla 5,7 milyar dolar, BP ise beş kattan fazla artışla 3,8 milyar dolar kâr elde etti. Teknoloji şirketlerinde rakamlar daha da yüksek: Alphabet %81 artışla 62,5 milyar dolar, Meta %61 artışla 26,8 milyar dolar, Amazon ise %77 artışla 30,2 milyar dolar net kâr açıkladı. 

Rekor kârlar, rekor hissedar ödemelerini de beraberinde getirdi. 2025 yılında Fransa'da CAC40 şirketleri, hissedarları ödüllendirmenin iki farklı yolu olan temettü veya hisse geri alımı yoluyla 107,5 milyar euro ödedi. Bu bir rekordu ve 2024'e kıyasla %9,5'lik bir artış anlamına geliyordu. İlk çeyrekte de bu trend devam etti: Barclays'e göre, bir şirketin hisse senedi fiyatını artırmak için kendi hisselerini geri satın aldığı bir teknik olan hisse geri alımları, Avrupa'da son on yılın en yüksek seviyesinde. 30 Nisan'da Apple, 100 milyar dolar (85 milyar euro) tutarında hisse geri alımı açıkladı.

Enerji fiyatları ve yapay zeka çılgınlığı

Hissedarlara sağlanan getiriler, modern borsa piyasasının kilit unsurlarından biri haline geldi. Allianz Global Investors'tan Hans-Joerg Naumer, on yıl önce Avrupa borsalarına yatırılan 100.000 euronun, hisse fiyatlarındaki artış sayesinde 68.000 euro'luk bir sermaye kazancı sağlayacağını, buna 42.000 euro'luk temettülerin de eklenmesi gerektiğini hesapladı.

Barclays analisti Emmanuel Makonga, mega şirketlerin hissedarlarına karşı cömert davranmasını, bu şirketlerin gerçekten çok iyi durumda olmalarıyla açıklıyor. Analist, bunun siyasi gerilimlere yol açabileceğini kabul ediyor: "Bir yandan süper kârlı şirketler, diğer yandan da çok iyi durumda olmayan bir ekonomi olması karmaşık bir durum" diyor.

Borsada işlem gören şirketlerin kârlarındaki mevcut artışı açıklayan üç olgu var. Birincisi enerji sektörü. Doğal gaz ve petrol fiyatlarının ikiye katlanmasıyla, çokuluslu petrol şirketleri mantıksal olarak muazzam kârlar elde ediyor.

İkincisi, yapay zekaya (YZ) yönelik inanılmaz bir yönelim. YZ'nin dünyayı dönüştürüp dönüştürmeyeceği bilinmiyor, ancak veri merkezlerine, çiplere ve bunları çalıştırmak için gereken enerjiye yapılan harcamalar gerçek. BlackRock'tan Helen Jewell, "Bu bir balon değil" diye ısrar ediyor. "YZ yatırımlarının bu yıl dünya çapında 725 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu çok büyük bir rakam" diyor.

Avrupa'daki bankaların durumu oldukça iyi

Üçüncü ve daha beklenmedik olgu ise Avrupa'daki bankaların son derece iyi durumda olmasıdır. 2008 mali krizinden sonra, böyle bir felaketin tekrar yaşanmasını önlemek için bankalar sıkı düzenlemelere tabi tutulmuşlardı. Ancak son altı yıldır bu düzenlemelerin sıkılaştırılması sona erdi. Aynı zamanda, enflasyonun geri dönüşü faiz oranlarında keskin bir artışa neden oldu. Bankalar bundan büyük ölçüde faydalandı; verdikleri kredi faizi ile mevduat sahiplerine ödedikleri faiz arasındaki farkı genişlettiler, yatırımlarından daha iyi getiri elde ettiler.

Tüketim malları şirketleri ve lüks mallar sektörü zor durumda

Yapay zeka, enerji ve bankacılık sektörlerindeki olağanüstü kâr artışları, ekonominin diğer alanlarındaki zayıflığı büyük ölçüde perdeledi. Özellikle tüketim malları üreten şirketler ve lüks tüketim sektörü, yüksek enflasyon, zayıflayan talep ve tüketicilerin harcamalarını kısmaya başlaması nedeniyle baskı altında bulunuyor. Buna rağmen teknoloji devleri, enerji şirketleri ve bankaların sürüklediği yükseliş sayesinde borsalar genel olarak güçlü görünmeye devam ediyor.

Bu durum piyasalarda dikkat çekici bir paradoks yaratıyor: Hisse senedi piyasaları yükselirken, şirket değerlemeleri yani hisse fiyatlarının şirketlerin elde ettiği kârlara oranı düşüyor. Normal şartlarda borsaların yükselmesi, şirket hisselerinin “daha pahalı” hale geldiği anlamına gelir. Ancak bugün şirket kârları, hisse fiyatlarından bile daha hızlı arttığı için, değerleme oranları geriliyor. Başka bir ifadeyle şirket kârları, hisse fiyatlarından daha hızlı arttığı için, hisseler yükselse bile şirket değerlemeleri eskisi kadar yüksek görünmüyor.

“Dev şirketlerin büyümesine izin verildi”

Ancak bu tablo, hanehalklarının durgunlaşan satın alma gücü ile “süperstar” şirketlerin hızla artan kârları arasındaki derin uçurumu değiştirmiyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) üye 37 ülkenin 19’unda, Fransa da dahil olmak üzere, reel ücretler hâlâ Ukrayna savaşından önceki 2021 seviyesinin altında bulunuyor. Fransa’da yoksulluk oranı ise 1970’lerden bu yana en yüksek düzeye çıkmış durumda.

Ekonomist Chauchat bu tabloyu, “Son yirmi beş yıldır Batı dünyasında büyük şirketleri cezalandırma konusunda bir isteksizlik var; bu dev şirketlerin büyümesine izin verildi” sözleriyle özetliyor.

Kaynak: Le Monde

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın