Özel Haber

Devlete yılda 52 bin dolar öde; başkasına kirala yıllık 847 bin dolar al!

Sebepsiz zenginleşen şirket 85 milyon dolar hava parasına Arkın Palm Beach'i başkasına devretmeye mi çalışıyor?

Taşınmaz hazine mallarının siyasilerle kurulan yakın ilişkiler sayesinde kiralanmasına, vadedilen yatırımı yapmadan başkasına onlarca katı bir meblağa devredilmesine cevaz veren yasanın yeni bir mağduru daha oldu. Bu sefer ki mağdur işini titizlikle yapmasıyla tanınan, ülkenin en büyüklerinden, belki de en kurumsal şirketi…

Kiralanan hazine malları üzerinden sürekli haksız kazanç elde edilmesiyle, aldıkları izinleri başkalarına kiralayarak oturdukları yerden trilyonlar kazananlarla ve yarattıkları mağduriyetlerle ilk kez karşılaşmıyoruz.

Arkın Palm Beach yıkık dökük binayı yeniden ayağa kaldırmak için ilk etapta 20 milyon dolar yatırım yaptı. Toplam yatırımsa 23 milyon dolar

Arkın Palm Beach Otel 2011’de açıldığı gün oradaydık. İstisnasız herkes daha önce yıkık dökük, suyu akmayan, klimaları çalışmayan, boruları patlayan, bina temellerinin çürüdüğü söylenen bir harabeden nasıl böyle bir şaheser yaratıldığına akıl sır erdirememişti. Bina için İTÜ tarafından yıkılabilir raporu bile verilmişti. 2,5 sene süren hummalı bir çalışma sonucunda Arkın Palm Beach Otel Mağusa’nın en prestijli oteli olarak yükselmişti.

Arkın Group’a kiralama yapan şirket, o zamanki adıyla Bilfer-Dedeman 1996’dan 2008’e kadar mülk üzerinde ciddiye alınır hiçbir yatırım yapmamış, bina daha da eskimişti. Bilfer’le Dedeman yolları ayırmaya karar verince yıkılma ihtimali olan otel Bilfer’de kaldı ve bu sefer Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd. adına devletten kiralandı. 

Bilfer oteli Arkın Group'a kiralamadan önce devlete kirasını ödemediği için 2 kere ihbar yazısı aldı

Devletle yapılan sözleşmeye göre Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd. kirayı ödeyecek ve hem de binaya 1 milyon dolar yatırım yapmayacak mıydı? Bırakın yatırımın tamamının yapılmasını, şirketin devlete kirasını bile ödemediği ileri sürülüyordu. Devlet Emlak ve Malzeme Ofisi’nden Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd’ye kiralarını ödemediği için iki kere ihbar yazısı gönderilmemiş miydi?

Bilfer Madencilik ve Turizm A.Ş. Türkiye'de çevre kirliliğine neden olduğu iddiasıyla sürekli gündemde

Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd. ve Bilfer Madencilik ve Turizm A.Ş, Mustafa Sözer Özel’in direktörlüğünü yaptığı iki şirket. İki şirketin de sonradan Arkın’a kiralanacak otelden başka Kıbrıs’ta herhangi bir yatırımı bulunmuyor. Bilfer Madencilik ve Turizm A.Ş, Türkiye’de madencilik alanında uzmanlaşmış, son zamanlarda başta Ayvalık’ta çevre kirliliği yaratmakla ve Ayvalık’taki Karaayıt köyü yakınlarındaki demir zenginleştirme tesisinin köy ve civarında içme suyuna arsenik karışmasına neden olmakla suçlanıyordu. Maden işletmesi atıklarının köyün merasındaki dereden su içen koyun ve keçileri öldürdüğü ileri sürülüyordu. 

Ankara merkezli Bilfer Madencilik ve Turizm A.Ş’nin Kıbrıs’la tek bağlantısı, aile şirketine sonradan damat olarak katılan zatın Kıbrıslı olmasıydı. Dedeman’la Kıbrıs’taki ortaklık yürümeyince Mağusa’daki otel Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd. adına kiralanıyordu kiralanmasına ama devlet sözleşme gereği yatırım yapılması şartı koymuştu. Otele yapılması gereken yatırımın 1 milyon doların çok üzerinde olacağı mı kestirildi bilinmez fakat bina Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd. tarafından Arkın Group’a fahiş bir yıllık kiraya kiralanıyordu. Sene 2007’nin sonuydu. Yasa kiralayanın mülkü başkasına kiralamasına nasıl olsa izin veriyordu…

Devlete ayda 4 bin dolar ödeyecek Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd.’nin Arkın’a oteli ilk zamanlara yılda 900 bin küsur Euro’ya kiraladığı iddia ediliyordu. Mikro-Makro, Arkın Group’tan bu bilginin doğruluğunu teyit edemese de konu hakkında daha önce başka basın yayın kuruluşları tarafından ileri sürülen yıllık 750 bin Euro kira ödendiği bilgisi aslında ilk başlarda kiranın daha yüksek olabileceğini gösteriyor. 

Öyleyse, devlete o tarihlerde yılda 48 bin dolar ödeyip kiracından yılda 945 bin Euro almak, üzerine 20 milyon dolar yatırım yapmasını beklemek fazlasıyla insafsızcaydı. Mikro-Makro’nun güvenilir kaynaklardan edindiği bilgilere göre bu kira bedeli otele yapılacak yatırımın beklenenin çok üzerine çıkmasıyla sonradan yeni sözleşmelerle 750 bin Euro seviyelerine gelecek şekilde revize edildi. Nitekim Arkın Group’un seneler içinde otele yaptığı toplam yatırım 23 milyon dolara çıkmıştı.

Arkın Group yıllardır düzenli ödediği kiranın 2016'da yıllık 750 bin Euro'dan 400 bin Euro'ya indirilmesini talep etti ama Bilfer yanaşmadı

2008’den beri oteli işleten Arkın Group 2016’da daha da artan fahiş kirayı indirmeye çabalamış ve bu çabalar sonuçsuz kalmış olmalı ki Arkın Group’un 2019’un Şubat ayında Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd’ye kiranın fahişliği nedeniyle dava açtığını tespit ettik. Bu davayı açarken Arkın Group’un 2019’un Ocak ayı sonuna kadar tüm ödemeleri eksiksiz yapmış olması gerekir. Yoksa nasıl dava açsın…

2011’de otelin Arkın Palm Beach adı altında açıldığı gün gazetecilere bilgi veren otel yönetimi, sadece binanın güçlendirilmesi için 2 milyon dolara karbon teknolojisi ile binanın altının sarıldığını, devasa altyapı çalışmalarının yanı sıra odalarından binanın dışına döşenen turkuaz renkli taşlara kadar toplam yatırım maliyetinin 20 milyon dolara çıktığını aktarmıştı.

2008-2019 arasında, yaptığımız hesaplara göre Arkın Group’un sadece kira için Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd.’ye 5 milyon Euro ödemiş olması gerekiyor. Bir de üzerine Arkın Group’un binaya toplamda 23 milyon dolarlık yatırım yapmış olduğunu ekleyince… Buna karşılık Kıbrıs’ta herhangi başka bir işi olduğuna dair kanıt bulamadığımız, muhtemelen birden fazla çalışanı da olmayan Türkiye merkezli madencilik ve turizm şirketinin de direktörü, tüm altyapının bağlandığı otelin önündeki arsayı 2019’da satın alarak aslında hiç de iyi niyetli olmadığını göstermiyor muydu?

2016'da yıllık Euro cinsinden fahiş kiranın kısmen indirilmesi taleplerine kulaklarını tıkadığı anlaşılan Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd. otelin önündeki araziyi satın alarak stratejisini açığa çıkarmıyor mu? 

Arkın Palm Beach Otel'in tesislerinin bulunduğu parselleri Sözer Özel'in şirketine satılmasına onay veren yakın akrabası daire müdürü!

Üstelik otelin önündeki, otelin pis su arıtma tesisinin, su tanklarının, araba parkının, düğün alanının ve bir barın bulunduğu arsa parsellerinin Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd. tarafından satın alınmasına izin veren dönemin Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi müdürü kim çıkıyor dersiniz, işin orası hakikaten yok artık dedirtecek cinsten! Arsalarda sanki hiçbir yatırım yokmuş ve otel o alanı kullanmıyormuş gibi arsaların Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd.’ye satılmasına izin veren Eralp Münür Pınar, Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd.’nin Direktörü Mustafa Sözer Özel’in bayağı yakın akrabası: Yanılmıyorsak kız kardeşinin oğlu. 

Dönemin İçişleri Bakanı Halkın Partisi milletvekili Ayşegül Baybars da onaylamış...

Dönemin önergeyi Bakanlar Kurulu karar çıkartsın diye veren bakanı kim? Halkın Partisi’nden Ayşegül Baybars… Hukukçu Baybars nasıl olduysa satılmasına izin verdiği arazinin üzerinde yatırım olduğu ile hiç ilgilenmemiş! Araştırarak Bakanlar Kurulu kararını da bulduk. TE(K-I) 437-2019 sayılı karar, Ayşegül Baybars’ın önerisiyle 19 Mart 2019’da kabul edilmiş ve Resmi Gazete’nin 21 Mart 2019 tarihli nüshasında yayınlanmış.

Arkın Group’la yıllarca yapılan iş birliğinin ve duyumlara göre 50 senelik sıkı dostluğun hürmetine 750 bin Euro yıllık kirayı, 2016'da 400 bin Euro’ya indirmeye hiçbir şekilde yanaşmadığını kaynaklarımızdan doğruladığımız şirket neden uzlaşmaz bir tutum sergilemiş olabilir sizce? Arkın'dan aldığı kira ile bu arsaları satın almış olması ihtimalini de düşününce...

Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd. Arkın Palm Beach'i 85 milyon dolar hava parasına başka bir şirkete mi devretmeye çalışıyor?

Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd., Arkın Group’u yaptığı yatırıma ve eksiksiz kira ödemelerine rağmen mülkten çıkarmak ve Arkın tarafından yeniden yaratılan oteli iki farklı kaynaktan teyit ettiğimiz bilgilere göre 85 milyon dolar hava parasına başkasına devretmeye çalışmıyor mu?

Başsavcılık devleti temsil etmeyecekmiş. Devlet kendisine avukat arıyor...

KKTC Başsavcısı Sarper Altıncık, Başsavcılığın Mahkeme’de davası görülmekte olan bu olayda devlet tarafındaki Devlet Emlak ve Malzeme Ofisi’ni ve Maliye Bakanlığı’nı temsil etmemesine karar vermiş… Yasa Başsavcılığa böyle bir hak tanıyor mu tanıyor. Devlet kendi personeli olan avukatlardan birini tayin edecekmiş davaya. Yani olay devlet içinde de kriz yaratmış görünüyor. Devletin avukatı konumundaki Başsavcılık devlete ben seni savunmam demek istiyor. Bizim devleti devletin en üst düzey danışmanı bile savunamıyor, o halde bizim devlet!

Ne muhteşem bir düzen değil mi? Devlete yılda 2019’da 52 bin dolar öde, kiraladığından yılda 847 bin dolar al, 23 milyon dolar yatırım yaptır. 2016'da ısrarla kirayı 400 bin Euro’ya indirme; yetmedi git otelin önündeki, içinde otelin altyapısının kurulu olduğu parselleri satın al. Bu kadar ticari etikten yoksun bir durum cereyan ederken Bilfer Palm Beach Hotels & Resorts Ltd.’nin kira sözleşmesini iptal etmek için devlet neyi bekliyor? Bilfer’in Arkın Group’un yaptığı yatırım üzerinden gidip bir başkasına 85 milyon dolara devretmesini ve sebepsiz yere zenginleşmesine devam etmesini mi?

Meşhur klik yine perde arkasında kirli işler mi çeviriyor?

Devlet kurumları birbirine girerken, birileri sebepsiz zenginleşecek, yatırım yapan şirket büyük zarara uğratılacak, 420 çalışan işsiz kalacak, devlet vergi alamayacak ama açıkgözlülükle zenginliğine zenginlik katacaklara devlet gözünü kapatacak ve meydan boş bırakılacak… Geçen her gün kıymetliyken ve bir işletme ve çalışanları mağdur edilirken devlet kendini temsil etmeyen Başsavcılık yerine daha avukat bulacak, devlete çalışan avukat dosyayı incelemek için doğal olarak zaman isteyecek ve bu arada ana kiracı şirket her an oteli bir başkasına devredebilir durumda olacak… Burada başka işler mi dönüyor, meşhur klik yine perde arkasında kirli işler mi çeviriyor ortaya çıkarmak üzereyiz. 

Taraflara bakınca bir yanda tüm aile üyelerinin turizm ve eğitim sektörünün içinde olduğu, ülkeye milyonlarca dolarlık yatırım yapmış, en çok vergi ödeyenlerin başında gelen, pandemide olduğu gibi şimdi de, kapatılan Arkın Palm Beach casino personeli dâhil, binlerce çalışanını düzenli ödeyen Kıbrıs’ın en kurumsal şirketlerinden biri var. Diğer yanda Kıbrıs’ta herhangi bir ciddi yatırım yapmamış, istihdamı olmayan, ödediği vergi stopaj rakamı ile sınırlı, geçmiş gelirlerini Kıbrıs’ta istihdama yatırmamış Ankara merkezli bir A.Ş..!

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın