Dünya

Macron Trump’ı eleştirdi: ‘Ciddi olmalısınız’

Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Trump’ın NATO ve İran konusundaki çelişkili mesajlarını eleştirdi.

Fransa Cumhurbaşkanı, Güney Kore’de yaptığı açıklamada NATO’yu savundu ve barışa dönüş çağrısında bulundu.

Emmanuel Macron, Donald Trump’ın İran savaşı ve NATO hakkında yaptığı tutarsız ve çoğu zaman birbiriyle çelişen açıklamaları sert şekilde eleştirdi ve “ciddi olmak istiyorsanız” her gün farklı şeyler söylemenin doğru olmadığını ifade etti.

Fransa Cumhurbaşkanı, Güney Kore’ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında perşembe günü yaptığı konuşmada, “Çok fazla konuşma var… ve hepsi dağınık” dedi. “Hepimizin istikrara, sükûnete ve barışa dönüşe ihtiyacı var. Bu bir gösteri değil” diyerek tepki gösterdi.

Macron sözlerini şöyle sürdürdü: “Ciddi olmalısınız. Ciddi olmak istiyorsanız, bir gün söylediğinizin ertesi gün tam tersini söylemezsiniz. Ve belki de her gün konuşmamak gerekir.”

Macron ayrıca Trump’ı ABD’nin ittifaka bağlılığını sorgulayan açıklamalarıyla NATO’yu zayıflatmakla suçladı.

“Bence NATO gibi örgütler ve ittifaklar, söylenmeyenlerle tanımlanır – yani onları ayakta tutan güvendir. Eğer her gün bağlılığınızı sorgulatırsanız, onun özünü aşındırırsınız” dedi.

Bu açıklamalar, ABD Başkanı ve Washington’daki diğer yetkililerden bu hafta savaşın gidişatına ilişkin gelen karışık mesajların ardından geldi. Trump, Avrupa liderlerinin savaşa destek vermemesi eleştirilmiş ve ABD’nin NATO’dan ayrılabileceğine dair imalarda bulunulmuştu.

Trump, savaşın neredeyse kazanılmış olduğunu ve ABD’nin müttefiklerinin desteğine ihtiyaç duymadığını; müttefiklerin ABD’nin askeri operasyonuna katılmasını beklediğini; ayrıca onların tek başlarına hareket ederek Hürmüz Boğazı’nda “gidip petrolünü almaları” gerektiğini farklı zamanlarda dile getirdi.

Ayrıca bu hafta Beyaz Saray’daki özel bir öğle yemeğinde NATO’nun “bize çok kötü davrandığını” ve “bir daha ihtiyaç duyarsak yine kötü davranacağını” söyledi. Reuters’a yaptığı açıklamada ise NATO’dan ayrılmayı “kesinlikle, hiç şüphesiz” değerlendirdiğini belirtti.

Daily Telegraph’a verdiği demeçte ise ABD’nin NATO’dan çıkmasının “düşünülmeye bile değer olmadığını” söyleyerek örgütü “kâğıttan kaplan” olarak nitelendirdi.

Başka açıklamalarında ise savunma ittifakını bir aydır süren savaşa destek vermekte isteksiz davrandığı için eleştirerek üyelerini “korkaklar” diye tanımladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bu hafta ittifakın hâlâ ABD’nin çıkarlarına hizmet edip etmediğinin “yeniden değerlendirileceğini” ima etti. Savunma Bakanı Pete Hegseth ise bir saldırı durumunda ABD’nin NATO müttefiklerini savunup savunmayacağını teyit etmekten kaçındı.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin, ilişkileri onarmak amacıyla gelecek hafta Washington’ı ziyaret etmesi bekleniyor. Diğer Avrupalı liderler de NATO’yu savunurken, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer NATO’yu “dünyanın gördüğü en etkili askeri ittifak” olarak nitelendirdi.

Cumhuriyetçi Mitch McConnell ve Demokrat Chris Coons adlı iki ABD senatörü, çarşamba gecesi yayımladıkları ortak açıklamada, Senato’nun ABD, Avrupa ve dünya için sağladığı barış ve koruma nedeniyle “ittifakı desteklemeye devam edeceğini” belirtti.

Trump çarşamba akşamı yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında NATO’dan bahsetmemiş olsa da, Washington’dan gelen tekrarlanan açıklamalar, ABD başkanının şubat ayında Grönland’ı satın alma girişimiyle zaten zarar görmüş olan transatlantik ilişkileri daha da gerdi.

Vladimir Putin için adeta bir “rüya planı”

Polonya Başbakanı Donald Tusk, Trump’ın NATO’dan çekilme yönündeki tekrarlanan tehditlerinin, Avrupa’da “büyük” bir enerji krizi ihtimali ve diğer faktörlerle birlikte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için adeta bir “rüya planı” gibi göründüğünü söyledi.

AB diplomatları ise Trump’ın NATO’ya yönelik giderek sıklaşan saldırılarının “çok da yeni bir şey olmadığını” ve büyük ölçüde “içine düştüğü zor durumun bir yansıması” olduğunu belirtti. Bir yetkili, “gerçekten endişelenmeye başlayacağımız nokta, resmi sürecin fiilen başlatılması olur” dedi.

Artan baskılarla birlikte yaklaşık 40 ülke perşembe günü çevrim içi görüşmelerde Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden sağlama yollarını ele aldı. Toplantıya ev sahipliği yapan Birleşik Krallık, görüşmelerin diplomatik ve ekonomik araçlara odaklandığını belirtti.

Hürmüz Boğazı’nı askeri bir operasyonla açma seçeneğini “gerçekçi bulmadığını” söyledi

Fransa, sürecin çok aşamalı olacağını ve çatışmalar yatışmadan ya da sona ermeden başlayamayacağını ifade etti. Macron, “Bu ancak İran’la istişare içinde yapılabilir” dedi ve Paris’in Hürmüz Boğazı’nı askeri bir operasyonla açma seçeneğini “gerçekçi bulmadığını” ekledi.

Trump’ın Fransa Cumhurbaşkanı’nın evliliğiyle ilgili sözlerine tepki: “Ne zarif ne de kabul edilebilir”

Macron ayrıca Trump’ın Fransa Cumhurbaşkanı’nın evliliğiyle alay eden sözlerinin “ne zarif ne de kabul edilebilir” olduğunu ve “yanıt vermeye değmediğini” söyledi. 

Çarşamba günü Washington'daki din adamları ve hükümet yetkililerinin de bulunduğu öğle yemeğinde Trump'ın Macron ve eşiyle alay eder gibi görünmesi ve NATO müttefiklerini İran'a karşı savaşa katılmadıkları için eleştirmesi Fransa'da öfkeye neden oldu.

Fransız aksanını taklit eden Trump, Macron'un eşi Brigitte'in "ona son derece kötü davrandığını" söyledi. İran konusunda Fransa'dan yardım istemekle ilgili olarak Trump, "Onlara ihtiyacımız yoktu, ama yine de istedim" dedi.

Şunları da ekledi: "Fransa'yı, Macron'u arıyorum; karısı ona son derece kötü davranıyor. Çenesine aldığı darbenin etkisinden hâlâ kurtulamıyor."

Trump, Mayıs 2025'te yayınlanan ve Brigitte Macron'un Vietnam'a yaptıkları resmi ziyaret sırasında uçaktan inerken kocasının yüzünü ittiğini gösteren bir videoya atıfta bulunuyordu.

Associated Press kameramanı tarafından çekilen videoda, Macron'un Hanoi ziyaretinin başlangıcında uçağın kapısında göründüğü görülüyor. Eşinin eliyle onu ittiği ve bunun üzerine geri adım attığı, ancak daha sonra toparlanıp el salladığı anlaşılıyor. Macron o sırada eşiyle herhangi bir "aile içi anlaşmazlık" olmadığını, "sık sık yaptığımız gibi şakalaşıyorduk" diyerek reddetmişti.

Öğle yemeğinde Trump sözlerine şöyle devam etti: "Emmanuel'e dedim ki, kötü adamları ve balistik füzeleri etkisiz hale getirme konusunda rekorlar kırıyor olsak da Körfez'de biraz yardıma ihtiyacımız var. Biraz yardıma ihtiyacımız var. Mümkünse, lütfen hemen gemi gönderebilir misiniz?"

Trump daha sonra Macron'un iddia edilen cevabını Fransız aksanıyla vermeye çalıştı: "'Hayır, hayır, hayır, bunu yapamayız Donald. Bunu savaş kazanıldıktan sonra yapabiliriz'" dedi. "Ben de 'Hayır hayır, savaş kazanıldıktan sonrasına ihtiyacım yok Emmanuel' dedim" diye ekledi.

Macron, ABD ve İsrail saldırılarının Tahran’ın nükleer programı sorununu çözmeyeceğini de vurguladı.

“Birkaç hafta sürecek hedefli bir askeri operasyon bile nükleer sorunu uzun vadede çözmemizi sağlamaz” diyen Macron, “Eğer diplomatik ve teknik müzakereler için bir çerçeve yoksa, durum birkaç ay içinde yeniden kötüleşebilir” ifadelerini kullandı.

İran Silahlı Kuvvetleri ise perşembe günü Trump’a yanıt vererek ABD ve İsrail’e karşı “daha yıkıcı, daha geniş kapsamlı ve daha sert” saldırılar uyarısında bulundu.

Kaynak: The Guardian

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın