Dünya

Kıbrıs'ın kuzeyinden güneyine atlayan 3 Kamerunlu, 2 aydır Ara Bölge’de çadırda kalıyor

Kıbrıs'ın kuzeyinden güneyine atladıklarını sanarak, sur duvarlarından BM kontrolündeki Ara Bölge'ye atlayan 3 Kamerunlu, 2 aya yakın bir süredir Ara Bölge'de, 40 derece sıcakta çadırda yaşamaya çalışıyor.

Grace Ngo, memleketi Kamerun'dan kuzey Kıbrıs'a uçtuktan birkaç ay sonra “batıya” yönelmeye karar verdi. İnsan kaçakçılarının motive ettiği Kamerunlu öğrenci Avrupa'nın bölünmüş son başkenti Lefkoşa'nın kalbini kesen Venedik surlarına gidecek ve güneye atlayacaktı.

Ngo, 24 Mayıs’ta gece yarısından biraz önce, KKTC’den, bölünmüş adanın uluslararası kabul görmüş güneyine atlayacağını sanarak, surlardan yere atladı.

Kıbrıs'ın güneyine atladıklarını sanarak, BM kontrolündeki Ara Bölge'ye atladılar

24 yaşındaki genç o zamandan beri BM (Birleşmiş Milletler) devriyesinin gezdiği tampon bölgede mahsur kaldı. Atlamadan ‘az önce’, 'Tanrı beni korusun' dediğini hatırlayan Kamerunlu öğrenci, “Duvarlar çok yüksekti. Bacağımı çok kötü incittim ama batıya geçmek için çaresizdim” dedi.

Kamerun'un İngilizce konuşan azınlığına mensup diğer iki sığınmacı, Daniel Djibrilla ve Emil Etoundi de o gece aynı noktadaydı ve ötedeki Avrupa metropolünün parlak ışıklarına onlar da atladı.

Ngo gibi, diğer iki Kamerunla da ülkelerinden iç savaş nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıklarını söyledi.

Eski bir asker olan Etoundi, adayı bölen ateşkes hattını işaret ederek, “Oradan atladık. Buranın kimseye ait bir arazi olmadığını bilmiyorduk. İnanamıyorum" dedi.

Kıbrıslı Rum Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis üç gencin sığınma başvurusunda bulunmalarına izin vermeyi reddetti. Bu nedenle üç Kamerunlu, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından korunan, ancak çadırlarda ve başkalarının göstereceği iyi niyetin insafına kalan tampon bölgede sıkışıp kaldı.

2015 Suriyeli mülteci krizinde zirvenin yaşadığı günlerde, mültecilerin çoğunluğu Avrupa'ya giderken Türkiye ve Ege adalarından geçti. O dönem Kıbrıs, yerinden edilmiş insanlar tarafından nispeten kullanılmadı.

Bu durum insan kaçakçılarının AB'nin en doğudaki devleti olarak (güney) Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kolay bir çıkış olarak görmeye başladığı 2018 yılında değişti.

21 Mayıs'ta Anastasiadis yönetimi olağanüstü hal ilan etti ve Rum yetkililer Kıbrıs’ın devam eden varışlardan kaynaklanan aşılamaz baskılarla karşı karşıya olduğunu vurguladı. 

Bu vurgu, insan hakları gözlemcilerinin Kıbrıs’ın güneyinde göçmenlerin denizdeki yasadışı olarak geri gönderildiği iddialarını yükselttiği bir dönemde yapıldı.

Kıbrıs Rum makamlarına göre, 2020'nin sonlarında 20.000'e yakın sığınma başvurusu incelenmeyi bekliyordu. 2019'da ise rekor sayıda, 13.648 kişi koruma talebinde bulundu. 2021'in ilk altı ayında, 2020'deki toplamın yarısından fazla, 5.000'den fazla talepte bulunuldu.

AB'nin istatistik kurumu Eurostat'a göre (güney) Kıbrıs, AB'de sığınma talebinde bulunan kişi başına en yüksek sayıya sahip ülke konumuna yükseldi.

Kıbrıs Rıum İçişleri Bakanı Nikos Nouris, perşembe günü Slovenya'da yapılacak AB zirvesi öncesinde İngiliz The Guardian gazetesine verdiği demeçte, “Kritik bir durumdayız. Tüm merkezler dolu ve daha fazla sığınmacı alma kapasitemiz yok. Dayanışma ve sorumluluktan bahsetmek istiyorsak, sığınmacıları en çok kabul eden ülke olan (güney) Kıbrıs gibi ön saflarda yer alan üye devletlerin yanında yer almalıyız” dedi.

Kıbrıs Rum İçişleri Bakanı, sığınmacıların Türkiye’den ve Kıbrıs’ın kuzeyinden güneye kaçırıldığını iddia ediyor

Nuris, Kıbrıs’ın güneyine giren göçmenlerin çoğunun, Türkiye ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolü altında olmayan bölgeler üzerinden, yani Kıbrıs’ın kuzeyinden yasadışı yollardan güneye kaçırıldığını iddia etti.

Nouris, kaçakçılık ağlarının göçmenleri hem tekneyle hem de 180 kilometrelik ateşkes hattı boyunca taşıyacakları yeni bir cephenin açılmasından gerçek bir korku duyulduğunu söyledi.

‘Türkiye sığınmacıları otobüslere bindirip kontrol noktalarına gönderecek’ korkusu hat safhada

Kıbrıs Rum İçişleri Bakanı, “Yeni bir geçit açmamak için çok dikkatli olmalıyız. Üç kişi meselesi değil, gelen birçok insan olmasa bu çok saçma olurdu. Ama bu üç kişiyi kabul edersem, o zaman [bu tür geçişler] bir sonraki yaygın uygulama olacaktır. Binlercesi gelecek… Türkiye sığınmacıları otobüslere bindirip kontrol noktalarına gönderecek” iddiasında bulundu.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği sözcüsü: 3 Kamerunlu’nun yasal sığınma başvurusu yapma hakkı var

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği sözcüsü Emilia Strovolidou, üç Kamerunlunun BM devriye birimine yaklaşıp en yakın Kıbrıs Rum kontrol noktasına gittikten sonra insansız topraklara iade edildiğini açıklayarak, "Sığınma taleplerinin incelenmesine hakları var. Bu, uluslararası koruma talebinde bulunan kişiler için net bir örnektir ve yetkili makamlara 3 kişinin prosedürlerine izin vermeleri için bir dizi müdahalede bulunduk” dedi.

40 derece sıcakta, Ara Bölge’de çadırda kalıyorlar

Strovolidou, (güney) Kıbrıs'ın sığınma taleplerini işleme koymak ve insanlara kabul merkezlerinde onurlu koşullara sahip olmasını sağlamak için "uluslararası, AB ve ulusal yasalara göre yükümlü" olduğunu söyledi ve ekledi: "Şu anda, çadırlarda, bunaltıcı sıcaktaki yaşam koşulları hiç uygun değil.”

Rum hükümetinin sığınmacı sayısını şişirdiği ve yabancı düşmanlığını körüklediği ileri sürülüyor

Sığınmacılar daha önce tampon bölgede mahsur kaldı, ancak hiçbiri bu kadar uzun sürmedi. 3 Kamerun vatandaşının yaklaşık iki aydır yaşadığı dram insan hakları örgütlerini Rum hükümetini, gelen sığınmacıların sayısını şişirmekle ve aşırı sağ Elam partisinin yükselişinin körüklediği yabancı düşmanlığı ve göçmenlik karşıtı histeriye dayalı bir korku iklimi yaratmakla suçlamasına yol açtı.

Yardım kuruluşları düşük vasıflı işgücüne bağımlı bir adada, yasal olarak kalış sürelerini uzatmak amacıyla sığınma başvurusunda bulunanların genellikle Kıbrıs'ta zaten öğrenci veya çalışma vizesi bulunan yabancılar olduğunu iddia ediyor.

Kıbrıs Mülteci Konseyi'nden Corina Drousiotou, göçmenlerin tarım sektörünü canlı tuttuğunu söyleyerek,“Kıbrıs ekonomisinin büyük çoğunluğu düşük maaşlar ve sıfıra yakın haklarla zor koşullarda çalışan düşük vasıflı yabancılara büyük ölçüde bağlı olmasına rağmen, bu sorunları düzgün bir şekilde ele almak için siyasi bir istek yok. Herkes için haysiyet ve eşit haklar sağlamak için [iltica] sisteminin tamamen elden geçirilmesi gerekiyor, bu da birçok endüstri ve yerel toplum için birden fazla fayda sağlayacak” yorumunu yaptı.

Ngo, Djibrilla ve Etoundi herhangi bir iş olasılığını memnuniyetle karşılayacak. Ancak sıcaklıklar 40 dereceyi aştığı için Kamerunlular, bir metre genişliğinde ince bir çakıl şerit boyunca dikili ağaçların gölgesinde endişeyle haber bekliyor.

Etoundi, "33 yaşındayım. 10 yıl sonra ordudan ayrıldım" derken Djibrilla cep telefonunda ülkesindeki çatışmada insanların başlarının kesildiğini gösteren ürkütücü bir videoyu gösteriyor. Etoundi, “[Kamerunlu] ayrılıkçıların mücadelesini desteklemiyorum, ordunun bizden yapmamızı istediği şeye katılmadığım için ayrılmak zorunda kaldım. Geri dönersem, ölümle yüzleşeceğim” dedi.

Kıbrıs Rum İçişleri Bakanı ise AB'nin adayı yeniden tahsis programına dahil etmeyi kabul etmesi halinde bu sorunun çözülebileceğini söyledi.

Nouris, "Avrupa Komisyonu'na, 3 Kamerunluyu diğer üye ülkelere aktarmaya hazır olduğumuzu yazdım fakat herhangi bir yanıt almadım. Eğer cevap verselerdi, bu sorun çok kolay bir şekilde çözülebilirdi" dedi.

Kaynak: The Guardian, Helena Smith, 17.07.2021

: