Dünya

Gıda enflasyonu neden inatçı?

Tüketiciler en çok gıda fiyatlarından etkileniyor.

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 12 Ocak tarihli Ekonomik Bülten’inde yayımlanan ve ECB ekonomistleri Colm Bates, Friderike Kuik, Elisabeth Wieland ile Zivile Zekaite tarafından hazırlanan analiz, 2025 yılında euro bölgesinde gıda enflasyonunun neden “inatçı” biçimde yüksek seyrettiğine ve tüketicilerin enflasyon algısını nasıl şekillendirdiğine odaklanıyor. 

Rapora göre gıda fiyatları, vatandaşın günlük hayatında en sık karşılaştığı fiyat kalemi olduğu için genel enflasyon algısını ve kısa vadeli beklentilerini güçlü şekilde etkiliyor. 

Tüketiciler en çok gıda fiyatlarından etkileniyor

ECB’nin 2022’den bu yana düzenli biçimde yürüttüğü Tüketici Beklentileri Anketi verileri, algılanan ve beklenen gıda enflasyonunun, insanların “genel enflasyon” tahminlerinde belirleyici bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi, enflasyon beklentisini oluştururken en çok gıda fiyatlarından etkilendiğini söylerken, bu grubun ECB’nin yüzde 2 enflasyon hedefinin üzerinde bir enflasyon bekleme eğiliminin daha yüksek olduğu vurgulanıyor.

ECB ekonomistlerine göre 2025’te gıda enflasyonu her ne kadar önceki yıllara göre belirgin biçimde gerilemiş olsa da, normalleşme tam anlamıyla gerçekleşmiş değil. 

Euro bölgesinde uyumlaştırılmış tüketici fiyat endeksine (HICP) göre gıda enflasyonu Mart 2023’te yüzde 15,5 ile zirve yaptıktan sonra Kasım 2025 itibarıyla yüzde 2,4’e kadar geriledi. Ancak 2025 boyunca ortalama yüzde 2,9 seviyesinde seyretti ve Aralık 2021’den bu yana pandemi öncesi uzun dönem ortalaması olan yüzde 2,2’nin üzerinde kaldı. 

Enflasyonun yarısından fazlası kahve, şeker ve şekerleme, çikolata ürünleri ve et fiyatlarındaki artıştan kaynaklanıyor

Analiz, bu görece yüksek seyrin “genel gıda sepetinden” değil, sınırlı sayıda ürün grubundan kaynaklandığını ortaya koyuyor. Özellikle kahve, çay ve kakao; şeker, reçel, bal, çikolata ve şekerlemeler gibi tatlı grubu ürünler ile et fiyatları, son aylarda yıllık gıda enflasyonunun yarısından fazlasını oluşturdu. Bu dikkat çekici tablo, söz konusu ürünlerin HICP gıda sepetindeki ağırlığının yüzde 25’in altında olmasına rağmen, fiyat artışlarının manşet gıda enflasyonunu belirleyecek kadar güçlü olduğuna işaret ediyor.

İklim krizi gıda fiyatlarını artık daha fazla etkiliyor

Raporda, gıda fiyatlarındaki bu hareketliliğin arkasındaki ana sürükleyici olarak emtia fiyatlarındaki yükseliş öne çıkarılıyor. ECB’ye göre kakao ve kahve emtia fiyatları 2025’in başında yeni zirveler gördü ve Ocak 2024’ten bu yana iki kattan fazla arttı. Emtia fiyatları zirveden bir miktar gerilemiş olsa da, bu artışların tüketici fiyatlarına gecikmeli şekilde yansıdığı belirtiliyor. Bu yükselişin nedenleri arasında aşırı hava olayları ve iklim değişikliği kaynaklı arz baskıları dikkat çekiyor. 

ECB’nin şirketlerle yaptığı temaslardan edinilen bulgular, iklim koşullarının gıda fiyatları üzerindeki etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini gösteriyor. Hatta raporda yer alan bir tahmine göre, 2025 yazındaki sıcak hava dalgası Euro bölgesinde işlenmemiş gıda fiyatlarını bir yıl sonra 0,4 ila 0,7 puan yukarı itebilir.

Etten gelen yapısal baskı: Arz düşüyor, talep güçlü

Et fiyatlarının seyrine ilişkin bölümde ise tablo daha “yapısal” bir soruna işaret ediyor. Rapora göre Avrupa’da, özellikle sığır eti tarafında arzın uzun süredir gerileme eğiliminde olması ve talebin güçlü kalması et fiyatlarını yukarı taşıyor. Çiftlik çıkış et fiyatları Haziran 2025’te zirve yaparak Ocak 2024’e göre yüzde 17 daha yüksek bir seviyeye ulaştı ve daha sonra sınırlı bir gerileme gösterdi.

ECB ekonomistleri, gıda enflasyonunun hangi kanallardan beslendiğini anlamak için model temelli bir ayrıştırmaya da yer veriyor. Bu ayrıştırma, son dönemde uluslararası emtia fiyatlarının etkisinin belirgin şekilde arttığını ortaya koyarken, son aylarda maliyet baskılarının bir miktar hafiflediğine işaret ediyor. 

Ücret artışlarının etkisi

Raporda özellikle “açıklanamayan bileşen” olarak tanımlanan kalemdeki düşüşe dikkat çekiliyor. Bu bileşenin, perakende sektöründe geçmiş dönem ücret artışlarının gecikmeli yansımalarıyla ilişkili olabileceği değerlendiriliyor. Nitekim gıda perakendesini de kapsayan ticaret, ulaştırma ve konaklama sektörlerinde ücret artışlarının 2025’in ilk yarısında pandemi öncesi ortalamaların üzerinde kalması, fiyatlara yukarı yönlü baskının tamamen ortadan kalkmadığını düşündürüyor.

Rapora göre, önümüzdeki döneme ilişkin beklenti ise gıda enflasyonunda kademeli bir gerileme yönünde. Euro Sistemi’nin Aralık 2025 projeksiyonları, gıda enflasyonunun kısa vadede düşerek 2026 üçüncü çeyrekte yüzde 2,1’e gerilemesini ve orta vadede ılımlı seyretmesini öngörüyor. 

Avrupa Komisyonu’nun iş dünyası anketi de gıda ve içecek üreticilerinin önümüzdeki üç aya ilişkin satış fiyatı beklentilerinin nisan ayından bu yana gerilediğini ve uzun dönem ortalamasının altına indiğini gösteriyor. Ancak perakendeci tarafında fiyat beklentilerinin daha sınırlı gerilemesi, tüketici fiyatlarında düşüşün daha yavaş ve kademeli olabileceğine işaret ediyor.

ECB’nin analizinde öne çıkan temel mesaj ise gıda enflasyonunun yalnızca ekonomik bir gösterge olmadığı, aynı zamanda tüketicinin fiyat algısının en merkezi unsurlarından biri olduğudur. 

Gıda pahalı kaldıkça enflasyon beklentisi düşmüyor

Rapora göre gıda kalemlerinde süren yüksek fiyat artışları, genel enflasyon gerilese bile vatandaşın enflasyonu “yüksek hissetmesine” ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinin yukarıda kalmasına neden olabiliyor. 

Bu nedenle ECB ekonomistleri, gıda sepetinin içindeki dinamiklerin yakından izlenmesini ve özellikle kahve-kakao, tatlı grubu ve et gibi sınırlı kalemlerdeki fiyat baskılarının manşet enflasyon üzerindeki etkisinin doğru okunmasını kritik görüyor.

Kaynak: ECB

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın