Özel Haber

Geriye dönük işlem yapan sadece Universal Bank mı?

Şaibeli bir banka geriye dönük işlem yapabiliyorsa, diğer oldukça şaibeli birkaç bankanın geriye dönük işlem yapmadığını nereden bileceğiz? Geriye dönük işlem yapıldığı ortaya çıktığına göre, mağdurların banka hesaplarından yapılan çekilişler oynama yapılarak fazla gösterilmiş olabilir. Yatırımlar eksiltilmiş olabilir. Bu hesaplarda hiçbir bildirim yapılmaksızın faizlerle oynanmış olabilir. Bu olayın ardından bu soruları sormak hiç de yersiz değildir!

Dün bir haber ajansı tarafından gazetelere gönderilen bir haber, Mikro-Makro’nun 14 Ağustos 2021’deki haberini doğruluyordu. 

‘KKTC bankasının hissedarı 3 kardeş kaçtı; 2 kardeş yurtdışından hisseleri devralmaya mı geldi?’ başlıklı haberimizde, ‘Son derece küçük bir meblağın temini için yapıldığı öne sürülen yeni usulsüzlük iddiası bankanın büyük hisselerine sahip kardeşler ve banka sahibi baba tarafından teknik personele yıkılmak isteniyor’ demiştik.

O personel dün zanlı olarak Mahkeme’ye çıkarıldı ve ‘evrakta sahtecilik yapıp banka hissedarlarına 391,243 TL avantaj sağladığı iddiasıyla tutuklandı.’ 

Universal Bank’ta bölüm şefi olarak çalışan Y.K, 1 milyon 225 sterlin ve 330,000 Euro dövizi sermaye artırımı için TL’ye çevirmiş ancak bu işlemi kurların daha yüksek olduğu 07.05.2020 tarihinde yapmış gibi göstermiş ve banka hissedarlarına 391,243 TL avantaj sağlamıştı. Üstelik bu işlemlerle ilgili dekontu imzalayıp sahte belge düzenlemişti.

O dekontta sadece Y.K’nın mı imzası var sizce? Hayır, olamaz. Tüm bu işlemler sermaye artırımı için yapıldığına göre banka hissedarlarından en az birinin o dekontta imzası olması gerekli değil mi? Bu işlemin yapıldığı hesap da bir banka hissedarının hesabı olması gerekir. Öyle değil mi?

Dolayısıyla bölüm şefi Y.K’nın banka hissedarlarının talimatıyla bu işlemi yaptığı bizce kesindir. Banka hissedarlarına da bu nedenle dava açılmamış mıdır zaten?

Bu olayda dikkatimizi çeken garip olan bir nokta var: Bir bankanın geriye dönük işlem yapması yasaktır. Bankalarda para transferi işlemi yapan programları satan yazılım firmaları programın sadece kullanım haklarını satarlar ve bu tür büyük ve komplike programların veritabanının şifresini hiçbir bankaya vermeyi tercih etmezler. O zaman yıllık sözleşmelerini yenileyemez ve para kazanamazlar çünkü. Mantıklı olan da budur en azından.

Öyleyse nasıl oluyor da Universal Bank’ın kullandığı programdan geriye dönük işlem yapabiliyor? Ya programdan geriye dönük işlem yasak olduğu halde yasak işlem yapılmasına izin verecek şifreler bankaya verilmiştir ya da programın sahibi olduğu ileri sürülen yazılım şirketi Nucleus’un yetkilileri bu işlemleri VPN’le banka sistemine bağlanıp Universal Bank adına yapmış olmalıdır diyebilir miyiz? Haberden anladığımız ilkinin doğru olduğudur ve şifreler bankaya verilmiştir.

Bir programın veritabanında yasak olan bir işlem manuel olarak nasıl yapıldı? Şifreler neden verildi? Soru budur.

Bu soruya doğru yanıtı bulmak için yazılım şirketinin de denetlenmesi gerekmiyor mu? Hissedarlara menfaat sağlayacak şekilde bir bankada geriye dönük işlem yapılabiliyorsa, bu her halükârda bu işlemlerin yapılmasına teknik olarak olanak sağlayan yazılım firmasının da hiç vakit kaybetmeden soruşturulmasını gerektirir. 

Daha önceden yaptığımız araştırmalara göre, eskiden Sentez Bilgisayar olarak bilinen yazılım şirketinin iki ortağından biri, değerli insan Cafer Caferoğlu 2018’de vefat etti. 

Caferoğlu’nun vefatından sonra geride kalan ailesine hak ettikleri ödemelerin yapılmaması için Sentez’in içi boşaltıldı ve yerine Lefkoşa'da Nucleus Software kuruldu. Mahkeme’nin bu bilgiyi doğrulayan bir kararı da var.

Eski ortağının ailesine tek kuruş vermemekte direnen bir şirketin sahibinin normal şartlar altında sattığı programın veritabanı şifrelerini kesinlikle herhangi bir bankaya vermeyeceği aşikârdır. Üstelik programın sadece kullanım hakları bankalara satılıyor. 

Programın eski versiyonunu yazanın ve yaşarken kesinlikle şifre verilmediği için gerektiğinde bankaların işlemlerini VPN’le bağlanarak yapan kişinin vefat ettiği bilgisini aklımızda tutarak, programın eski versiyonlarını kullanan ve yeni versiyonlarını almak istemeyen birkaç şaibeli bankaya para karşılığında veyahut başka bir çıkar sağlanarak şifreler verilmiş olabilir mi? 

Bu soruların cevaplarını araştıracak olan Polis Kurumumuzdur. Biz sadece kamu yararına soruları sorarız. İddiaları kanıtlayacak olan bu bilgilere hiçbir şekilde erişimi olmayan gazeteciler değil, Polis’tir. 

Kolay kolay bir yerel banka geriye dönük işlem yapmayı göze alamaz. Memleketimizde adı sürekli Mahkemeler'de açılan davalarla anılan zaten birkaç yerel banka var. O birkaç banka da yaptığımız araştırmalara göre aynı programı kullanıyor. KKTC Merkez Bankası’nın ortaya çıkan bu olaydan sonra bu programı kullanan, özellikle usulsüzlükleri nedeniyle sahipleri hakkında dava üstüne dava açılan bankalar için geriye dönük araştırma yapması gerekmez mi?

Şaibeli bir banka geriye dönük işlem yapabiliyorsa, diğer oldukça şaibeli birkaç bankanın geriye dönük işlem yapmadığını nereden bileceğiz? Geriye dönük işlem yapıldığı ortaya çıktığına göre, mağdurların banka hesaplarından yapılan çekilişler, oynama yapılarak fazla gösterilmiş olabilir. Yatırımlar eksiltilmiş olabilir. Bu hesaplarda hiçbir bildirim yapılmaksızın faizlerle oynanmış olabilir. Bu olayın ardından bu sorular hiç de yersiz değildir. 

Mikro-Makro’da en son bir bankadan hesap ekstrelerini yıllardır alamayan iki mağduru haber yaptık. Bu kişilerin hesap ekstrelerini senelerdir yerel banka kendilerine vermiyor. KKTC Merkez Bankası'na daha önceden yapılmış şikâyetler de var üstelik. Mahkeme kararı var, gene mağdurlara ekstreler verilmiyor. En nihayetinde aynı yerel banka ekstreleri nereye kadar gizlerse gizlesin Mahkeme’ye sunmak zorunda kalacaktır. Universal Bank olayından sonra sahibi ve bankası hakkında sürekli dava açılan bir diğer bankanın geçmiş hesaplarda oynama yapmadığından nasıl emin olunacak? Bir diğer önemli soru da budur.

Gelelim KKTC Merkez Bankası’na: Bir iş insanı bu olayla ilgili KKTC Merkez Bankası’na şikâyette bulunmasaydı ne olacaktı? Daha korku verici bir soruyu soralım: Aynı banka hakkında donuğa düşmesi gereken alacakları donuğa düşürmediği ve müşterilerine faiz üzerine faiz uyguladığı için de önceden bir şikâyet yapılmamış mıydı? Eğer KKTC Merkez Bankası bu ilk şikâyeti olması gerektiği gibi inceleseydi ve Polis’e derhal şikâyette bulunsaydı belki de banka yönetimi ve tutuklu personeli kurların yüksek olduğu döneme geri dönüp döviz bozdurmak için işlem yapmayı göze alamayacaktı!

Eğer bankaları denetleyen otorite görevini zamanında yapmazsa veya yapmaktan şu ya da bu gerekçe ile kaçınırsa otoriteyi oynatabileceğini, istediği gibi eğip bükebileceğini sananlar bu kadar rahat yasak olanı yapabilirler işte! Yasa tanımaz banka hissedarları ve çalışanları bu gücü nereden alıyor? Neye ve kime güveniyorlar? 

Bırakılırsa dünyanın her yerinde bu tür usulsüzlükler yapılabilir. Usulsüzlükler ve hukuksuzluklar önlensin diye yasalar yapılıyor ve yenileniyor. Otoriteler bu yasalara uyumu denetliyor ve denetimlerini sıkılaştırıyor. Sonunda yasalara uymayan önce polislik oluyor, sonra da Başsavcılık devreye giriyor.

Tüm bu kurumlar arasında tebrik edilmesi gerekenler Polis ve Başsavcılığımızdır. KKTC Merkez Bankası’ndaki denetim eksiklikleri, bankalar hakkında yapılan şikâyetlerin birçoğunu neden dikkate almadığı gibi iddiaları Mikro-Makro 2020’den bu yana sorguluyor ve sorgulamaya da devam edecek. 

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın