Yazılar

Geçmiş...

Toplumumuzda şiddetin yeni yeni ürediği düşünülüyor. Kadına yönelik şiddette görülen artışın nedenleri geçmişle birlikte değerlendirilmiyor.
   Osmanlı döneminde kadına yönelik şiddet yoktu diyemezsiniz.
   1974 öncesindeki çatışma yıllarında tecavüze uğrayan kadınları yok yerine koyarsanız, kadın bedeni üzerinde hakimiyet kurmakta Rumlarla Türklerin aynı dili konuştuğunu göz ardı edersiniz.
   1974’de hiçbir kadının kılına dokunulmadığını ileri sürerseniz dünyadaki tüm savaşlarda yaşanmış olanı boşuna aklamaya çalışırsınız.
   Kıbrıs’ın tarihi kadına yönelik şiddetle, kadın ölümleri ile yüzyıllarca kana bulanmıştır. Tarih kitaplarında bahse konu olan kan, erkeklerin vatanları için döktükleridir. Tecavüz, kıskançlık, intikam ve şevhet duygusuyla, sapkınlıkla ve şiddetle öldürülen kadınlardan, toprağa dökülen kadın kanından bahseden çıkmaz. Erkekler savaşır, kadınlar tecavüze uğrar. Erkekler vatanlarını kurtarırken, düşmanın karısı, gencecik kızı ‘ganimet’ niyetine ele geçirilir.
   Kıbrıs’ın geçmişinde kadına yönelik şiddet had safhada olduğu için bugün de kadınlar gayet ‘olağan’ bir şekilde öldürülüyorlar. ‘Sonradan gelenler’in şiddeti, orijinallerin kadına yönelik şiddet sabıkalarını temizlemiyor.
   Kıbrıs’ın her metrekaresi Rumu Türkü ile el ele, şiddeti birlikte yaratarak bugünlere geldi. Şiddetten arınamayan toplumlarız biz. Tarihimiz gasp, tecavüz, şantaj, rüşvetle örülürken kadınlar da erkekler arası sinsi pazarlıkların ve öcün vazgeçilmez kurbanı oldu.
   Modern görünmekle erkek egemenliği perdelenmiyor. Yaşanan kadın cinayetleri geçmişten gelen egemen anlayışın bugüne tezahürleridir aynı zamanda… Böyle bir kültürden çıkıp kadına yönelik şiddetten sıyrıldığını sanmak, kadın cinayetlerinin sadece eğitilmemiş, kültürsüz erkeklerin işi olduğunu varsaymak hatalıdır. Üniversite mezunu siyasetçilerin eşlerini korumaları ile evden attırabildiği bir ülkede yaşıyoruz… Güçlü olanın güçsüzü en çok ezebildiği ülkelerden biridir memleketimiz. Kadına yönelik şiddet erkek egemenliğinin, toplumsal çürümenin, kurumsallaşan yolsuzluğun ve organize rüşvetin en temel sonucudur. Devletin içine sızan çeteler adaletsizlik yaratmaya devam ettikçe, haksız olan güç kazanabildikçe, yasa dışı olan ödüllendirildikçe hukuksuzluğun ve yozlaşmanın en ağır bedelini yine kadınlar ödeyecek.
   Dünyada en çok kadın cinayetinin işlendiği ülkeler yolsuzluğun da en yaygın olduğu ülkelerdir. Meksika’da her gün ortalama 6 kadın öldürülüyor. Meksika kamusal alanda rüşvetsiz iş yapmayanlarla dolu; dünyanın yolsuzlukta şampiyonluğa oynayan ülkelerinden biri.
   Beri yandan, kadını öldürüp intihar etmek ayrıca incelenmesi gereken bir konu... Dünya genelinde intihar eden kadın katilleri olgusu orta yaş ve üstü erkeklerde daha sık görülüyor. Kadına aşırı bağımlı, çok kontrollü orta yaştaki bazı erkeklerin mental depresyonuna sağlıkla ilgili sıkıntılar ve ekonomik bunalımın eşlik ettiği durumlarda yaşanıyor. Kıbrıs’ta kadın cinayetleri arasında kendini tekrarlayan bir patern olarak göze çarpıyor.
   Ne yapmak lazım? Kadına yönelik şiddet karşısında hükümetin çok daha fazla önlem almasının yanı sıra korkmadan, usanmadan haklı olanın güçlendiği, yasa dışı olanın sonunda kaybettiği bir ülke için mücadele vermekten başka çaremiz yok. Gücü ele geçirenleri koruyan ve kollayanlar devletten atılmadığı sürece daha fazla kadın öldürülecek. Adaletsizlikler arttıkça, yasa dışılığın üzerine gidilmediği müddetçe kadın cinayetleri devam edecek.
   Ama malum kadınların sokaklarda bağırarak gösterdikleri haklı tepkiler ülkemiz siyasetinde tebessümle izlenen seyirlik bir oyun yerine konabiliyor. Pankartlar açılıyor, kadınlar haykırıyor... Cinayetler ne seçilmişlerin umrunda ne de Polis’in… 2 günlük nasıl olmuş, neden olmuş dedikodularıyla, empatiden yoksun vah vahlarla yalancı ağıtlar yakılıyor. Nihayetinde kadınlar kaskatı bedenleriyle mezar altına gömülüyor. Yeni bir cinayete kadar kadına yönelik şiddet gündeme gelmiyor bile...
   Yazıyoruz, kadın cinayetleri radikal önlemler alınmazsa durmayacak diye defalarca uyarıyoruz. Başımıza geliyor, gene susuluyor. Oy hanenize yazsın maksadıyla göstermelik önlemler alacaksanız, boş demeçlerle adınızı parlatacaksanız bırakın kadın dostu olmayı, kadın düşmanısınız!
 

Can Sarvan’a cansarvan@mikro-makro.net’den doğrudan ulaşabilirsiniz.
:

Yorumunuz

share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın