Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Associated Press’e (AP) verdiği özel röportajda Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik ciddi bir girişim bulunmadığını, ancak İran’ın arka kanal görüşmelerine açık olduğuna inandığını söyledi.
Fidan, “Şartlar şu anda diplomasiye çok elverişli değil” dedi. İranlıların, nükleer programları konusunda ABD ile aktif müzakereler yürütürken ikinci kez saldırıya uğradıkları için “ihanete uğramış hissettiklerini” söyledi, ancak şunu da ekledi: “Bence mantıklı her türlü arka kanal diplomasisine açıktırlar.”
AP: “Fidan, Erdoğan’ın en güvendiği danışmanlardan biri ve onun yerine geçebilecek potansiyel adaylardan biri olarak görülüyor”
Ajans, 57 yaşındaki Hakan Fidan’ın, 2023 yılında dışişleri bakanı olarak atanmasından önce on yıldan uzun süre Türkiye’nin istihbarat şefi olarak görev yaptığını vurguladı.
AP, “Bu görevinde, özellikle Suriye, Irak ve İran’a yönelik olmak üzere Türkiye’nin Orta Doğu politikasının şekillendirilmesinde önemli bir rol oynadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en güvendiği danışmanlardan biri ve onun yerine geçebilecek potansiyel adaylardan biri olarak görülüyor” yorumunu yaptı.
Haberde, Türkiye’nin savaşta tarafsız bir tutum benimsediği; hem ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını hem de Tahran’ın, ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerine karşı misilleme eylemlerini eleştirdiği belirtilirken, Fidan, “İranlıları bu saldırıları durdurmaya ikna etmeye çalıştığını” söyledi.
Fotoğraf: AP, Khalil Hamra
Fidan, “mevcut verilerin füzelerin İran'dan geldiğini gösterdiğini” belirtti
Türkiye Dışişleri Bakanı, İranlı yetkililerin Türkiye'ye füze ateşlemedikleri konusunda ısrar ettiklerini, ancak mevcut verilerin füzelerin İran'dan geldiğini gösterdiğini söyledi.
Fidan Ankara'nın "birincil hedefinin" çatışmanın dışında kalmak olduğunu söyleyerek, İran'a askeri müdahaleyi 'bu aşamada dışladı"
NATO'nun savunmasının etkili olduğunu ve Ankara'nın "birincil hedefinin" çatışmanın dışında kalmak olduğunu söyleyerek, "bu aşamada askeri bir müdahaleyi" dışladı.

AP, Türkiye’nin bir NATO üyesi olduğuna ve Türkiye’nin güneyindeki bir hava üssünün, ABD askerleri dahil NATO güçleri tarafından kullanıldığına dikkat çekti.
Türkiye Dışişleri Bakanı, “Provokasyona uğradığımızı biliyorum ve uğrayacağız da, ama hedefimiz bu” dedi; “Bu savaşın dışında kalmak istiyoruz” diye ekledi.
Fidan, Mücteba Hamaney’in hayatta olduğunu ve görevini yerine getirebildiğini söyledi
İranlı yetkililerle düzenli temas halinde olan Fidan, savaşın erken safhalarında düzenlenen bir saldırıda İran’ın yeni Dini Lideri Ayetullah Mücteba Hamaney’in aldığı yaraların ne kadar ağır olduğunu bilmediğini, ancak “bildiğimiz şey onun hayatta olduğu ve görevini yerine getirebildiğidir” dedi.
Hamaney, savaşın başında, 28 Şubat’ta öldürülen babası Ayetullah Ali Hamaney’in yerine atanmıştı.
Fidan, “Yeni liderin seçilme süreci ve yeni liderin sağlık durumu, İran’ın güç yapısında bir boşluk yarattı” dedi ve “bence bu boşluk Devrim Muhafızları’nın üst komuta kademesi tarafından dolduruldu” ifadelerini kullandı.
“İran füze programını ve desteklediği silahlı vekil grupları görüşmeyi reddetti”
Çatışma öncesinde Türkiye, ABD, İran ve diğer bölge ülkelerini İstanbul’da bir araya getirecek görüşmelere ev sahipliği yapmayı teklif ederek savaşı önlemeye çalıştı. Ancak İran daha sonra, bölgesel aktörlerin katılımı olmadan ve yalnızca nükleer programına odaklanan Umman arabuluculuğundaki görüşmeleri tercih etti; bu görüşmeler de sonuçta başarısız oldu.
Fidan, İran’ın füze programını ve Lübnan Hizbullahı ile Iraklı milis gruplardan biri de dahil bölgede desteklediği vekil silahlı grupları görüşmeyi reddettiğini söyledi. Bu unsurların her ikisi de artık bölgesel savaşa dahil olmuş durumda.
Bakan, Türkiye’nin bölgede güven inşa etmeye yönelik bir girişimin parçası olarak, “Amerikalılarla İranlılar nükleer meseleyi tüm yönleriyle tartışabilir, biz de bölge ülkeleri olarak İran’la diğer iki konuyu görüşmek üzere bir araya gelebiliriz” önerisini sunduğunu belirtti.
Fidan, İsrail’in bir sonraki hedefinin Türkiye olduğu iddialarını reddetti
AP haberinde, “Türkiye ile İsrail arasında ilişkiler gergin; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’deki İsrail eylemlerinin en sert eleştirmenlerinden biri haline geldi. Türkiye, İsrail ile ticari ilişkilerini kesti ve sık sık İsrail’i soykırım yapmakla suçladı. İsrail ise buna karşılık, Türkiye’yi 7 Ekim 2023’te İsrail’in güneyine yönelik ölümcül saldırıyı gerçekleştiren Filistinli militan grup Hamas’ı desteklemekle suçluyor” yorumunu yaptı.
Ajans, “İsrail’in İran’a yönelik saldırıları başlatmasından bu yana bazı çevreler Türkiye’nin bir sonraki hedef olabileceğini öne sürdüğü”nü kaydettikten sonra, Fidan’ın bu olasılığı reddettiğini, ancak İran’daki savaşın Türkiye’ye kendi silah üretimini ve hava savunma kapasitesini artırma yönünde daha güçlü bir teşvik sağladığını belirtti.
“Netanyahu orada olduğu sürece (İsrail) her zaman birini düşman olarak tanımlayacaktır” dedi
Fidan, “Netanyahu orada olduğu sürece (İsrail) her zaman birini düşman olarak tanımlayacaktır. Çünkü kendi gündemlerini ilerletmek için buna ihtiyaçları var. Türkiye olmazsa, bölgede başka bir ülkenin adını koyarlar” dedi.
Fidan ayrıca İsrail’in bölgede başka yerlerdeki rolünü de eleştirdi. Buna, her iki ülkenin de stratejik çıkarlarının bulunduğu Suriye de dahil.
İsrail’e: “Onların peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak”
Türkiye, geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara liderliğindeki mevcut Şam hükümetinin güçlü destekçilerinden biri olduğunu hatırlatan AP, Fidan’ın İsrail için “Onların peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak. Dolayısıyla bu fikirden vazgeçmedikleri sürece Orta Doğu’da her zaman savaş olacaktır” dediğini aktardı.
Gazze’de Barış Kurulu istikrar gücüne Türkiye’nin asker katkısı yapması: “Amerikalılar, Türkiye’nin katılımına izin verilmesi için bu meseleyi İsraillilerle sessizce çözmeye çalışıyor”
Türkiye, savaş sonrası Gazze’de de aktif bir rol oynamaya çalıştı. Birleşmiş Milletler’in yerine geçirilme girişimi olarak görülen ve Filistinlilere rol verilmemesini eleştiren birçok ülke tarafından boykot edilen ABD Başkanı Donald Trump’ın Barış Kurulu’na katıldı ve ağır yıkıma uğramış bölge için kurulması düşünülen uluslararası bir istikrar gücüne asker sağlamayı teklif etti.
Fidan, Türkiye açısından savaşın durdurulması için bir “fırsat” olarak Barış Kurulu’na katılmanın önemli olduğunu söyledi, ancak “Barış Kurulu’nun mevcut bütün sorunları çözeceği gibi bir yanılsama içinde değiliz” dedi.
Fidan, istikrar gücüne asker katkısı yapmaları için Türkiye’ye bir talep gelmediğini, bunun nedenini İsrail’in muhalefetine bağladığını söyledi; ancak şunu da ekledi: “Bence Amerikalılar, Türkiye’nin katılımına izin verilmesi için bu meseleyi İsraillilerle sessizce çözmeye çalışıyor.”
Bununla birlikte Fidan, Türkiye’nin önceliğinin Gazze için kurulacak bir yönetim komitesinin oluşturulması olduğunu söyledi. Bu komitenin, siyasi açıdan bağımsız 15 Filistinli yöneticiden oluşması öngörülüyor.
Türkiye Dışişleri Bakanı, “Onların Gazze’ye gidip çalışmalarına başlamalarını bekliyoruz. Bu henüz başlamadı, dolayısıyla bir yerden başlamamız gerekiyor” dedi.
Kaynak: AP











Yorumunuz