ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein hakkında yayımlanan ve üç milyondan fazla belgeyi içeren son veri dökümü, uluslararası kamuoyunda yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Belgelerin incelenmeye devam ettiği süreçte, sosyal medyada hızla yayılan bir iddia Epstein’in Bitcoin’in yaratıcısı olduğu yönündeydi. Ancak France 24’ün doğrulama ekibinin yaptığı incelemeler, bu iddianın tamamen asılsız olduğunu ortaya koydu.
Söz konusu iddia, X platformunda paylaşılan tek bir gönderinin yaklaşık beş milyon görüntülenme almasıyla gündeme taşındı. Paylaşımlarda, cinsel suçlardan hüküm giymiş ve 2019 yılında hayatını kaybetmiş olan Jeffrey Epstein’in, Bitcoin’in arkasındaki gizemli isim Satoshi Nakamoto olduğu öne sürüldü. Nakamoto’nun kimliği bugüne kadar açıklığa kavuşmazken, ismin Japonca kökenli olmasına rağmen yaratıcının gerçekten Japon olup olmadığı, hatta tek bir kişi mi yoksa bir grup mu olduğu dahi bilinmiyor.
İddiaların merkezinde, Epstein’in yardımcısı ve suç ortağı Ghislaine Maxwell’e gönderildiği ileri sürülen bir e-posta yer aldı. 31 Ekim 2008 tarihli olduğu iddia edilen bu e-postada, “Satoshi” takma adının başarıyla kullanıldığı ve “dijital bir altın madeni”nin dünyaya sunulmaya hazır olduğu ifadeleri yer alıyordu. Ancak France 24’ün ulaştığı bulgulara göre bu e-posta sahte.
France 24 doğrulama ekibi, ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan Epstein arşivinin tamamını taradı. “Satoshi” kelimesinin dosyalarda 24 farklı belgede geçtiği tespit edilse de, bu belgelerin hiçbirinde Epstein’in Bitcoin’i yarattığına ya da Satoshi Nakamoto olduğuna dair bir kanıt bulunmadı. Ayrıca viral e-postada yer alan ifadeler ve kullanılan e-posta adresi, resmi belgelerdeki hiçbir kayıtla örtüşmedi. E-postadaki biçimsel tutarsızlıklar da sahtecilik şüphesini güçlendirdi.
Sonuç olarak, yayımlanan son belge dökümünde Jeffrey Epstein’i Bitcoin’in yaratıcısı Satoshi Nakamoto’ya bağlayan herhangi bir kanıt yer almıyor.
Öte yandan France 24’ün incelediği belgeler, Epstein’in teknoloji dünyasıyla ilişkilerinin sanılandan çok daha derin olduğunu da ortaya koyuyor. Dosyalar, Epstein’in en az 20 önde gelen teknoloji yatırımcısı ve yöneticisiyle düzenli temas hâlinde olduğunu gösteriyor. Belgeler arasında, PayPal’ın kurucularından milyarder yatırımcı Peter Thiel ile yapılan yazışmalar da bulunuyor. Bu yazışmalar, Epstein’in Thiel’e ait fonlardan birine 40 milyon dolarlık yatırım yaptığını ortaya koyuyor.
Kripto para alanında da Epstein’in etkisi dikkat çekiyor. Belgelerde, dönemin MIT Media Lab direktörü Joi Ito ile yapılan yazışmalara yer veriliyor. MIT Media Lab, erken dönem kripto para ve blokzincir araştırmalarının yürütüldüğü önemli merkezlerden biri olarak biliniyor. Epstein’in ayrıca Coinbase ve Blockchain Capital gibi kripto para odaklı şirketlere milyonlarca dolar yatırım yaptığı da belgelerle doğrulanıyor.
France 24’ün değerlendirmesine göre, Jeffrey Epstein Bitcoin’in yaratıcısı olmasa da, kripto para ekosisteminin gelişim sürecinde ve Silikon Vadisi’ndeki teknoloji yatırımlarında düşünüldüğünden daha etkili bir rol oynamış görünüyor.
Epstein dosyaları bilim dünyasıyla sanılandan daha derin bağları ortaya koyuyor
Son yayımlanan Epstein dosyaları, finansçı ve cinsel suçlu Jeffrey Epstein’in yalnızca siyaset, kripto ve teknoloji çevreleriyle değil, aynı zamanda bilim dünyasıyla da daha önce bilinenden çok daha derin ilişkiler kurduğunu ortaya koyuyor. Belgeler, bazı bilim insanlarının Epstein’le yayınlar, vize süreçleri ve fon bulma gibi konularda doğrudan temas halinde olduğunu gösteriyor.
2019 yılında cinsel istismar suçlamalarıyla tutuklandıktan sonra cezaevinde yaşamına son veren Epstein, uzun yıllar boyunca bilime özel ilgi duyan ve bilimsel projelere milyonlarca dolar aktaran zengin bir finansçı olarak tanınıyordu. 2008’deki ilk cinsel suç mahkûmiyetinin ardından dahi bazı akademisyenlerin Epstein’le ilişkilerini sürdürmesi ve ondan fon almaya devam etmesi, özellikle önde gelen üniversitelerde ciddi tartışmalara yol açmıştı. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ne (MIT) Epstein bağlantılı olarak aktarılan 800 bin dolarlık bağış, iki akademisyenin istifasına ve bir diğerinin görevden uzaklaştırılmasına neden olmuştu.
Harvard Üniversitesi, bir zamanlar Epstein tarafından finanse edilen Evrimsel Dinamikler Programı'na ev sahipliği yapıyordu
Massachusetts, Cambridge'deki Harvard Üniversitesi, bir zamanlar Epstein tarafından finanse edilen Evrimsel Dinamikler Programı'na ev sahipliği yapıyordu. Üniversite bu merkezi 2021'de kapattı.
Dosyalarda isimleri geçen araştırmacıların Epstein’in suç faaliyetlerine karıştığına dair bir kanıt bulunmamakla birlikte, belgeler onun finanse ettiği bazı bilimsel çalışmalara ne ölçüde dahil olduğunu gözler önüne seriyor.
Belgelerde, Epstein’le bağlantıları daha önce bilinen bazı “bilim yıldızları”na dair yeni ayrıntılar da yer alıyor. Bunlar arasında, Epstein’den 250 bin dolar alan teorik fizikçi Lawrence Krauss’un yazışmaları bulunuyor. Krauss’un, cinsel taciz soruşturması nedeniyle Arizona Eyalet Üniversitesi’nden ayrılmasının ardından medyaya yanıt verirken Epstein’le temas halinde olduğu görülüyor. Epstein’in 2018 yılında Krauss’a, “Yorum yapmamaya karar verdiğimizi sanıyordum!!!!!” şeklinde sert bir mesaj gönderdiği belgelerde yer alıyor.
Krauss, daha sonra yaptığı açıklamada, Epstein’le temas kurduğu dönemde ona yöneltilen cinsel istismar suçlamalarının boyutundan haberdar olmadığını ve tutuklanmasının kendisi için de “şok edici” olduğunu ifade etti.
Dosyalar ayrıca Epstein’in yaklaşık 30 üst düzey bilim insanının ismini içeren bir liste tuttuğunu ve bazı akademisyenlerle daha önce kamuoyuna yansımamış bağlar kurduğunu gösteriyor.
Bunlardan biri, Harvard Üniversitesi’nde görev yapan teorik fizikçi Lisa Randall. Belgelerde Randall’ın, Epstein’in 2008–2010 yılları arasında ev hapsinde bulunduğu döneme ilişkin şakalaşmalı bir e-posta yazışması ve 2014’te Epstein’in Karayipler’deki özel adasını ziyaret ettiğine dair kayıtlar yer alıyor. Randall, daha sonra yaptığı açıklamada, Epstein’le ilişkisini sürdürmüş olmaktan “derin pişmanlık” duyduğunu belirtti.
Bazı bilim insanları Epstein’e doğrudan fon talebiyle yaklaştı
Yeni belgeler, bazı bilim insanlarının Epstein’e doğrudan fon talebiyle yaklaştığını da ortaya koyuyor. Örneğin 2013 yılında, dönemin Stanford Üniversitesi viroloğu Nathan Wolfe’un, Epstein’e öğrencilerin cinsel davranışları üzerine bir çalışmayı finanse etmesini önerdiği görülüyor. Wolfe, Epstein’in New York ve Florida’daki evlerinde görüşmeler yaptığını ancak bu çalışmanın hiçbir zaman fonlanmadığını ve bugün bu ilişkiden pişmanlık duyduğunu söylüyor.
Epstein’in akademik dünyadaki en yakın ilişkilerinden biri ise matematiksel biyolog Martin Nowak ileydi. Nowak, Epstein’den aldığı milyonlarca dolarlık bağışla Harvard Üniversitesi bünyesinde Evrimsel Dinamikler Programı’nı kurdu. Belgeler, Epstein’in yalnızca bağışçı değil, merkezin işleyişine doğrudan dahil olan bir figür olduğunu; hatta binadaki bir ofisin “Jeffrey’nin Ofisi” olarak anıldığını gösteriyor. Harvard Üniversitesi, 2021 yılında programı kapattı ve Nowak’a yaptırımlar uyguladı; bu yaptırımlar daha sonra kaldırıldı.
2008 yılında Romanyalı matematikçi Corina Tarnita, Nowak'ın doktora öğrencisi oldu. E-postalar, Epstein'ın mahkûmiyetinden altı ay sonra, Aralık 2008 gibi erken bir tarihte onunla iletişim halinde olduğunu gösteriyor. Ayrıca, Nisan 2009'da Tarnita'nın, Epstein'in birine 10.000 dolar, diğerine 5.000 dolar gönderdiği iki Romanyalı kadın için havale bilgilerini yaptığını da gösteriyor. İlk olarak Romanya medya kuruluşu Semnal tarafından bildirilen bu mali işlem, Epstein'ın Doğu Avrupa'daki seks ticareti için yaptığı iddia edilen havale ödemelerine olan belirgin benzerliği nedeniyle internette spekülasyonlara yol açtı.
Ancak, şu anda New Jersey'deki Princeton Üniversitesi'nde matematiksel biyolog olan Tarnita, ödemelerin Romanya'daki genç kadın matematikçiler için burs olduğunu söylüyor. Nature dergisine yaptığı açıklamada, Epstein'ın kendi kariyer yolculuğundan "ilham alarak" "matematikte kariyerinin başındaki diğer kadınları desteklemeye" karar verdiğini belirtti. Princeton'dan bir sözcü, Tarnita ile Romanyalı bir akademisyen arasında 2008 yılında yapılan ve havalelerin burslar için olduğunu doğrulayan e-postaları Nature'a göstererek Tarnita'nın anlatımını doğruladı. Tarnita'nın Epstein ile ilgili herhangi bir suçlamayla karşı karşıya kaldığına dair bir belirti yok.
Epstein ABD’de Cooper Union gibi kabul edilmesi zor bir üniversiteye fizik ve matematik okumak için girmiş ancak üniversiteyi bitirmeden okuldan ayrılmıştı. Daha da ilginci üniversite diploması olmadan 1974'te Manhattan'daki elit Dalton School'da fizik ve matematik öğretmenliği yapmıştı.











Yorumunuz