Cumhuriyet Meclisi'nin 4 Mart 2025 tarihli 29. Birleşiminde konuşma yapan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Lefke Milletvekili Salahi Şahiner, 2023 yılından bu yana siyasi bağlantılarını kullanıp sigorta izni, sigorta şirketi kurma izni alan, sigorta şirketi kuranlar olduğuna değinerek şu örnekleri verdi:
"Başbakan'ın hukuk danışmanı bir sigorta şirketine ortak"
“Başbakan'ın hukuk danışmanı bir sigorta şirketine ortak mı? Ortak. Bilgi Edinme Yasası kapsamında sorduk ve buradaki detaylara ulaştık. Gerçekten arkadaşlar, bu konuda eğer doyurucu ve bu sektörü tatmin edici bir çözüm gelmezse, artık bunları isim isim bu kürsüden dile getirmek zorunda kalacağız. Bir soyisme bağlı bir sürü şirket, bir sürü isim de bir sürü şirkette ortak. Yanında çalıştırdığı bir garaj çalışanına, yanında çalıştırdığı bir kaporta ustasına direktörlük veriyor. Bu garaj, daha önceki dönemlerde sahte belge düzenleyerek sigorta şirketlerini soyup soğana çeviren bir suça bulaşmış olan bir şirket. Ve bunlar sigortacılık sektöründe hizmet vermeye başladı veya başlayacak. Fakat daha büyük tehlike şu ki, bu yeni kurulan sigorta şirketlerinin önümüzdeki süreçte bulaşacağı işlerle ilgili iddialar çok ama çok daha çirkin. Bu iddialar arasında devletin önümüzdeki süreçte sigortacılık işleriyle ilgili ihalelere çökmek, buradaki ihalelere müdahale edip bu ihaleleri almakla ilgili planlar olduğu da söyleniyor.”
CTP Lefke Milletvekili, yeni açılan sigorta şirketlerinin acentelere kendileri için poliçe kesmeleri durumunda %50 komisyon vadettiklerini, acente şirketlerini tavlamak için normalde asla konuşulmaması gereken komisyon oranlarını teklif ettiklerini belirtti. Bu tekliflerde poliçenin tutarının bir yıl sonra ödeneceğinin söylendiğini ve aslında bu yeni şirketlerin hiçbir riski satın almadıklarını vurguladı.
‘Vatandaşla veya kurumla imzaladıkları poliçeyle ilgili gerçek bir teminat sağlamıyorlar. Olumsuz bir durum oluşursa ve ödeme yükümlülüğü altına girerlerse ödemeyecekler! Bunlar, paravan şirketler olarak önümüzde duruyor. Eğer durum gerçekten böyleyse, bununla ilgili ciddi adımlar atılmalıdır.’ dedi.
Salahi Şahiner, siyasi bağlantılarını kullanarak sigorta şirketi kuran isimlerin devletin ihale süreçlerine müdahale etmeye kalkmaları ve sigorta ihalelerini kendi çıkarlarına çevirmeye çalışmaları halinde bütün sigorta ihalelerini, tüm idari ve teknik şartnameleri, oraya atılan teklifleri tek tek inceleyeceğini ve bazı şirketlerin neden ihalelere giremediğini, neden dışlandığını araştıracağını kaydetti.
Meclis’e sunulan yasa tasarısında yeni kurulacak şirketlerin devlet ihalelerine katılabilmeleri için en az beş yıl beklemeleri, kara sınır kapılarında faaliyet göstermeleri için de belirli bir süre geçmesinin şart koşulabileceğini ancak yasa tasarısında bunların olmadığının altını çizdi.
Yasa tasarısının komitede düzeltilebileceğini ancak işlerin bu şekilde yürümemesi gerektiğini ve yasaların ham halde Meclis’e gelmemesi gerektiğini ifade eden Milletvekili Şahiner, düzensiz ve eksik yasaların zamanla kadük hale geldiğini ve bunların önceden düşünülüp tartışılarak Meclis’e getirilmesi gerektiğini yineledi.
Sigorta şirketlerinin riskini satın alan reasürans şirketlerinin izinlerinde de benzer bir durum yaşandığını kaydederek, dünyadaki ve Türkiye’deki bazı reasürans şirketlerinin finansal büyüklüklerine dikkat çekti ve ‘Bir reasürans şirketi, 1 milyon euro veya 40 milyon TL gibi, lüks bir araba fiyatına kurulamaz! Bunu kurduramazsınız! Kurduysanız, iptal ettirmek zorundasınız! Reasürans şirketleri, devasa hacme sahip olmalıdır. Çünkü sigorta şirketlerinin risklerini satın alırlar. Dünyanın dört bir yanından riskleri üstlenirler. Ama şimdi bir bakıyoruz ki, burada, pahalı bir araba fiyatına reasürans şirketi kurulabiliyor. Ve bu şirketler, büyük finansal riskleri üstlenecekmiş gibi gösteriliyor. Düşünün, kazara bir sanayi bölgesinde büyük bir yangın çıkarsa bu şirketlerin, oluşacak maddi zararı karşılayacak kapasitesi var mı? Veya bir devlet kurumunun milyonlarca dolarlık taşınmaz malını, araçlarını, ekipmanlarını sigorta ederken bu reasürans şirketlerine devredilen risklerin gerçekten geri ödeneceğini mi sanıyorsunuz? Bugün, bu ülkede kurulmuş olan reasürans şirketlerinin böyle büyük riskleri ödediğine tanık oldunuz mu? Bunları konuşmuyoruz! Ama önümüzdeki günlerde konuşacağız” dedi.
Güney Kıbrıs’ta yıllık 1 milyar euroya yakın poliçe kesildiğini ama reasürans şirketi kuralım denmediğini çünkü olası büyük bir risk durumunda bunu karşılayabilecek bir finansal güce sahip olunması gerektiğini dile getirdi. Sektörün hizmet verdiği yelpazenin genişletilmesi gerektiğini söyleyen Şahiner, eğer yeni sigorta izni verilecekse zorunlu deprem sigortası ve tarım sigortası gibi sigorta alanlarında verilmesi gerektiğini savundu. “Eğer yeni sigorta izinleri verilecekse, bu alanlarda verilmesi gerekir. Buna itirazımız olmaz. Ama eğer amaç sadece devlet ihaleleri almaksa... Eğer amaç sadece ‘Hadi bir sigorta şirketi açayım, kara sınır kapılarından geçip yıllık 50 bin - 100 bin dolar cebe indireyim’ mantığıysa...O zaman bütün sigortacılık sektörünü riske atıyorsunuz!” dedi.
Güney Kıbrıs’ta yıllık 1 milyar euroya yakın poliçe kesildiğini, güneyde kesilen poliçe miktarının onda biri kadar poliçe kesilmesine rağmen KKTC’de 45 sigorta şirketi olduğunu hatırlatan Milletvekili, “Şimdi lütfen buraya gelip de ‘Yasalara göre hükümetin bu izinleri vermesi gerekiyor’ gibi bir söylemde bulunmayın! Güney Kıbrıs'ta 35 bin kişiye 1 sigorta şirketi; Türkiye'de 100 bin kişi başına 1 sigorta şirketi; Malta'da 33 bin kişiye 1 sigorta şirketi düşerken KKTC’de 10 bin kişiye 1 sigorta şirketi düşüyor” diyerek tepki gösterdi.
"Tarihi bütçe açığını kapatmak için Sigorta Garanti Fonu’ndaki kaynağa el koymayı planlıyorlar"
Salahi Şahiner, teminatsız yani sigortalanmamış veya faili meçhul bir kazada zarar görenlerin mağduriyetini gidermek için oluşturulmuş bir fon olarak Sigorta Garanti Fonu’nun bir yasa değişikliği ile güçlendirilmesi beklenirken asıl amacın “Sigorta Garanti Fonu’ndaki kaynağa el koymak! Büyük ihtimalle, oluşan tarihi bütçe açığını kapatmak için bu fonu kullanmayı planlıyorlar! Bu çok tehlikelidir!’ iddiasında bulundu.
Özdemir Berova’yı tanıdığı kadarıyla, bu süreçten kişisel bir maddi menfaat sağlayacak biri olduğunu düşünmediğini söyleyen CTP Lefke Milletvekili, “Özdemir Berova, bu hükümetin emir eri de değildir! Ayrıca, kendi bakanlığına bağlı olan kurum ve kuruluşlar da bu kadar önemli bir sektörü bataklığa sürükleyecek kararlar almamalıdır! Ayrıca, kendi bakanlığına bağlı olan kurum ve kuruluşlar da bu kadar önemli bir sektörü bataklığa sürükleyecek kararlar almamalıdır! Önümüzdeki günlerde, bu yapılan hatalardan geri dönülmezse, bu Meclis kürsüsü, çok daha sert tartışmalara tanık olacak!” diyerek konuşmasını bitirdi.
Yorumunuz