Dünya

Çin’den ABD’ye doğrudan uyarı

ABD Başkanı Donald Trump Pekin ziyaretinin ilk gününde, ülkesinde Çin’e yönelik kullandığı söylemlerin aksine, Çin lideri Şi Cinping’e uzlaşmacı bir dille hitap etti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyaretinde kullandığı uzlaşmacı ve kişisel dil ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in sert ve stratejik tonu arasındaki fark, iki ülke arasındaki yeni güç dengesine dair dikkat çekici mesajlar verdi. 

Trump, seçim kampanyalarında Çin’i sık sık ekonomik tehdit ve ulusal güvenlik riski olarak hedef almasına rağmen, Pekin’de Şi’ye övgü dolu ifadeler kullandı. Çin lideri ise özellikle Tayvan konusunda kırmızı çizgilerini açık biçimde ortaya koydu.

Trump, görüşmeler sırasında Şi Cinping’e “Harika bir lidersiniz” diyerek Çin liderinin 1,4 milyarlık nüfus üzerindeki “güçlü” kontrolüne hayranlık duyduğunu söyledi. “Bunu herkese söylüyorum” ifadelerini kullanan Trump, iki lider arasındaki kişisel ilişkinin sorunları çözebileceğini savundu.

Çin’den ABD’ye doğrudan uyarı

Çin lideri ise görüşmede daha kontrollü ve stratejik bir yaklaşım benimsedi. Çin devlet ajansı Xinhua’ya göre Şi, “ABD, Tayvan meselesini son derece dikkatli ele almalıdır” diyerek Washington’a doğrudan uyarıda bulundu. Çin lideri, Trump’ın yakınlaşma çabalarının Tayvan konusunda Çin’in hedeflerine zarar vermesi halinde başarısız olacağını açık biçimde ima etti.

Çin liderinden “eşit süper güç” mesajı

ABD basınında Şi Cinping’in konuşmalarında Çin’in artık ABD karşısında kendisini eşit bir süper güç olarak konumlandırdığına dikkat çekildi. Çin ekonomisinde deflasyon, nüfus azalması ve emlak krizine rağmen Çin lideri kamuoyu önünde özgüvenli bir tutuma sahip.

Trump’ın ziyaretin ilk gününde uzlaşmacı bir dil kullanması, seçim döneminde Çin’e karşı kullandığı söylemlerle tezat oluşturdu. Çin lideri ise daha mesafeli ve kontrollü bir yaklaşım sergilerken özellikle Tayvan konusunda çatışmacı mesajlar verdi.

“Tukidides Tuzağı”

Şi Cinping görüşmede “Thucydides Tuzağı” kavramını sık sık kullandı. Harvard Üniversitesi profesörü Graham Allison'ın 2017’de basılan  "Savaşa Mahkûm: Amerika ve Çin Tukidides Tuzağından Kaçabilir mi?" [Destined for War: Can America and China Escape Thucydides's Trap?] adlı kitabında popülerleştirdiği bu tuzak, yükselen bir gücün statükoyu koruyan bir güce meydan okumasıyla ortaya çıkar ve genellikle savaşa yol açar. Antik Yunan tarihçisi Tukidides, "Savaşı kaçınılmaz kılan, Atina'nın yükselişi ve bu yükselişin Sparta'da yarattığı korkuydu" diye yazmıştır.

Şi Cinping, iki ülkenin rekabeti çatışmaya dönüştürmemesi gerektiğini belirterek “Çin ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ortak çıkarlar, farklılıklarımızın önüne geçiyor. Çin-ABD ilişkilerindeki istikrar, dünya için bir nimettir” dedi.

Ancak Çin lideri, ilişkilerin kötü yönetilmesi halinde iki ülkenin “çatışma hatta karşı karşıya gelme” riskiyle karşılaşacağını da söyledi. Bu ifadeler, Pekin’in özellikle Tayvan konusunda taviz vermeyeceği şeklinde yorumlandı.

Trump kişisel diplomasiye vurgu yaptı

Trump ise devlet yemeğinde yaptığı konuşmada iki ülke ilişkilerini kişisel diplomasi üzerinden tanımladı. İki lider arasındaki doğrudan iletişimin sorunları hızlı çözebildiğini savunan Trump, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin, 1783'te Amerikalı diplomatları Çin’e götürmek için 14 aylık bir yolculuk yapan Empress of China gemisine kadar uzandığını anlattı. 

Ticaret savaşı sonrası “ateşkes” arayışı

Georgetown Üniversitesi’nden Çin uzmanı Rush Doshi’ye göre Pekin yönetimi, Trump döneminde ticaret savaşlarının yeniden tırmanmasını engelleyecek uzun vadeli bir “ateşkes” zemini oluşturmaya çalışıyor.

Doshi, Çin’in gelecekte yaşanabilecek ticaret, üretim kapasitesi ve Hint-Pasifik’teki askeri rekabet gibi başlıklarda kendi belirlediği çerçevenin dışına çıkılmasını “ihlâl” olarak değerlendirebileceğini söyledi.

Görüşmelerde İran ve Tayvan ayrışması

Zirve sırasında yayımlanan Amerikan ve Çin açıklamaları arasındaki farklar da dikkat çekti. Beyaz Saray açıklamasında Çin’in fentanil üretiminde kullanılan kimyasallara yönelik önlem alması ve Amerikan tarım ürünleri satın alması gibi konular öne çıkarıldı.

Çin’in nadir toprak elementlerine yönelik kısıtlamaları, nükleer silahlanma programı ve Tayvan meselesi ise Amerikan açıklamasında yer almadı.

Beyaz Saray ayrıca Çin ile ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin ücretsiz olması konusunda aynı görüşte olduğunu belirtti. Ancak, Pekin’in İran üzerindeki etkisini Washington lehine bedelsiz kullandırması düşük ihtimal.

İki lider cuma sabahı teke tek çok daha kısa bir görüşme yapacak. 

Kaynak: New York Times

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın