Dünya

Asya bebek için yapılan gösteride polisin müdahalesine Kıbrıs Türk Barolar Birliği’nden tepki

Kıbrıs Türk Barolar Birliği 'Sağlık Hakkı ile Toplantı ve Yürüyüş Hakkı askıya mı alındı?' sorusunu sordu.

Kıbrıs Türk Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi, Asya bebeğin tedavi masraflarının karşılanması talebiyle bugün yapılan gösteride kolluk güçlerinin müdahalesine ilişkin bir basın açıklaması yayınlayarak, ‘devlet, sağlık hakkından faydalanamayan Asya bebek için üzerine düşen ödevi yerine getirmekle ve eylemcilere yönelik gerçekleştirilen hukuka aykırı müdahalenin sorumlularının tespiti ve cezalandırılması için gereğini yapmakla sorumludur’ dedi.

Kıbrıs Türk Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Sağlık Hakkı ile Toplantı ve Yürüyüş Hakkı” askıya mı alındı?
Tüm ülkenin bilgi sahibi olduğu SMA tip-1 hastası Asya bebeğin tedavi masraflarının karşılanması ve yaşam hakkı için aylardır ülke genelinde adeta bir seferberlik yürütülmektedir. Tedavi maksatlı Türkiye’de bulunan Asya bebeğin ilaç alamaması ile ilgili çıkan haberler doğrultusunda bugün bir araya gelen kişiler, Asya bebeğin yaşam hakkı için tedavi masraflarının Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanması talebiyle bir toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlediler. Medyaya yansıyan görüntülerde, barışçıl bir şekilde eylem hakkını kullanmak isteyenlere karşı kolluk güçleri tarafından haksız ve hukuksuz şekilde müdahale edildiği ve yürüyüşün engellenmeye çalışıldığını endişeyle izledik. Bunun yanında, eylemcilerden biri tutuklandı ve hâlâ hürriyetinden mahrum bırakılmaktadır. 

Bu noktada bir bebeğin yaşam hakkı için mücadele etmek adına gösteri düzenlenmesi ile ilgili olarak bir kez daha Anayasa ile güvence altına alınan hakların hatırlatılması ihtiyacı doğmuştur. KKTC Anayasası ile koruma altına alınan md. 45 Sağlık Hakkı devlete: “Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbi bakım görmesini sağlamakla ödevlidir.” şeklinde bir ödev yüklemekte iken, yine Anayasa md. 32’de ise Toplantı ve Yürüyüş Hakkı ile “Yurttaşlar, önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplanma veya gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir. Bu hak, kamu düzenini korumak için yasa ile sınırlanabilir.” şeklinde düzenlenmektedir. Bunun yanında, Anayasa md. 90 altında iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını demokratik toplumda korunan temel haklardan biri olarak değerlendirmekte ve md.11 altında herkesin barışçıl olarak toplanma hakkı ve md.10 altında ifade özgürlüğü hakkı kapsamında olduğunu belirtmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında defalarca değerlendirilen bu haklar, devletin barışçıl gösterilere müdahale etmemeye dair negatif bir yükümlülüğü bulunduğunu ve tüm kişilerin önceden bildirim olmaksızın, barışçıl biçimde toplantı ve gösteri yürüyüşü haklarının olduğunu belirtmiştir.  

Tam da bu noktada altını çizmeliyiz ki; Asya bebeğin tedaviye ulaşabilmesi için sağlık hakkından yararlanması ve tıbbi bakıma ulaşabilmesi için devlet üzerine düşen ödevi yerine getirmelidir. Aksi halde bu bir anayasal hak ihlalidir. Kişilerin toplantı ve yürüyüş haklarına haksız müdahale de bir anayasal hak ihlalidir. Bu konuda devlet, sağlık hakkından faydalanamayan Asya bebek için üzerine düşen ödevi yerine getirmekle ve eylemcilere yönelik gerçekleştirilen hukuka aykırı müdahalenin sorumlularının tespiti ve cezalandırılması için gereğini yapmakla sorumludur.’

: