Dünya

Trump yönetimi İran'a yönelik petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırdı

Trump yönetimi, İran’a yönelik petrol yaptırımlarını 60 gün süreyle askıya alarak Tahran’a ekonomik nefes alanı açtı.

Trump yönetimi, İran'a yönelik petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırarak Washington’ın son yıllardaki İran politikasında dikkat çekici bir değişikliğe imza attı. 

Pazartesi günü açıklanan karar, Tahran’a ekonomik açıdan önemli bir rahatlama sağlayabilecek bir adım olarak değerlendirilirken, İsviçre’de başlayan ABD-İran görüşmeleri de taraflar arasında yeni bir diplomatik sürecin kapısını araladı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre’de gerçekleştirilen barış görüşmelerinin ilk turunun ardından yaptığı açıklamada, İran’ın Birleşmiş Milletler denetçilerini yeniden nükleer tesislerine kabul etmeyi prensipte kabul ettiğini söyledi. Ancak İran tarafından yapılan açıklamalar, nükleer konusunda böyle bir anlaşmanın gerçekten sağlanıp sağlanmadığı konusunda belirsizlik yarattı.

İran petrolüne 60 günlük yaptırım molası: İran ABD doları üzerinden işlem yapılabilecek

Washington’ın aldığı karar kapsamında İran’a yönelik petrol yaptırımları 60 gün süreyle askıya alınacak. Bu süreçte İran’ın petrol ihracatını artırmasına, ürünlerini piyasa fiyatlarından satmasına ve uluslararası enerji pazarındaki payını genişletmesine izin verilecek.

Karar ayrıca İran’ın ABD doları üzerinden işlem yapabilmesinin önünü açacak. Böylece Tahran yönetimi Amerikan para birimine daha kolay erişebilecek ve ABD’li ithalatçılarla ticaret yapabilecek.

Uzmanlar, yıllardır yaptırımlar nedeniyle petrolünü indirimli fiyatlarla satmak zorunda kalan İran için bu adımın önemli bir ekonomik kazanç anlamına geldiğini belirtiyor.

Obama dönemindeki anlaşmaya geri dönülüyor

Petrol yaptırımlarının kaldırılması ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) müfettişlerinin yeniden İran’a dönme ihtimali, birçok gözlemci tarafından Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmanın temel unsurlarına dönüş olarak yorumlandı.

Donald Trump, başkanlığının ilk döneminde 2015 tarihli nükleer anlaşmadan çekilmiş ve İran’a yönelik ağır ekonomik yaptırımları yeniden devreye sokmuştu.

Trump, son gelişmeleri sosyal medya hesabından duyurarak İran’ın “büyük silah denetimlerini kabul edeceğini” savundu ve bunu önemli bir diplomatik başarı olarak nitelendirdi.

Tahran: Yeni bir taahhütte bulunmadık

Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bağayi, İran devlet medyasına yaptığı açıklamada, ülkesinin nükleer denetimlerle ilgili yeni bir yükümlülük üstlenmediğini söyledi.

Bağayi, Birleşmiş Milletler denetçileriyle yapılacak olası iş birliğinin yalnızca “mevcut prosedürler çerçevesinde” gerçekleşeceğini belirterek, bunun kapsamının henüz netleşmediğini ifade etti.

Bu açıklama, İran’ın geçen yıla kadar izin verdiği sınırlı denetimlere mi geri döneceği yoksa daha kapsamlı uluslararası denetimlere mi kapı açacağı sorusunu gündeme getirdi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ise taraflardan gelen çelişkili açıklamalara ilişkin henüz resmi bir değerlendirme yapmadı.

Denetimler saldırıların ardından durma noktasına gelmişti

İran, Trump yönetiminin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından uluslararası denetçilerin faaliyetlerini kademeli olarak sınırlandırmaya başlamıştı. Geçen yıl bazı nükleer tesislerin ABD ve İsrail saldırılarının hedefi olması sonrasında ise denetimler büyük ölçüde durdurulmuştu.

Tahran yönetimi ise nükleer programının yalnızca enerji ve sivil amaçlara yönelik olduğunu savunmayı sürdürüyor.

Vance: Kalıcı anlaşma için güçlü bir temel oluştu

ABD Başkan Yardımcısı Vance, İsviçre’deki görüşmelerin ABD ve İsrail’in şubat ayında başlattığı savaşın sona erdirilmesine yönelik kalıcı bir anlaşma için “çok iyi bir temel” oluşturduğunu söyledi.

Geçtiğimiz hafta taraflar arasında imzalanan ateşkes anlaşması, kapsamlı bir uzlaşıya ulaşılması için 60 günlük bir süre tanıyor. Tarafların uzlaşması halinde bu sürenin uzatılabileceği belirtiliyor.

Katar ve Pakistanlı diplomatların arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde ABD heyetine JD Vance, İran heyetine ise İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Galibaf başkanlık etti. Arabulucular, ilk görüşme turunun “cesaret verici ilerlemelerle” tamamlandığını açıkladı.

Dondurulmuş İran varlıkları da gündemde

Müzakerelerde ele alınan en önemli başlıklardan biri de İran’ın yurt dışındaki dondurulmuş mali varlıkları oldu.

Vance, bu varlıkların ilerleyen aşamalarda serbest bırakılmasına yönelik bir teklif üzerinde çalışıldığını açıkladı. İran Merkez Bankası Başkanı ise daha önce Tasnim Haber Ajansı’na verdiği demeçte, varlıkların serbest bırakılması için gerekli mutabakat belgelerinin imzalandığını öne sürmüştü.

Buna karşın Vance, karmaşık mali ve hukuki boyutları bulunan bu konuda henüz nihai bir anlaşmaya varılmadığını belirtti.

Hürmüz Boğazı ve Lübnan için yeni iletişim kanalları

Görüşmeler sırasında tarafların bölgesel gerilimleri azaltmaya yönelik yeni iletişim mekanizmaları üzerinde de çalıştığı açıklandı.

Vance, özellikle Hürmüz Boğazı ve Lübnan’da krizlerin tırmanmasını önlemek amacıyla yeni temas hatlarının oluşturulduğunu söyledi. İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında son dönemde saldırıların azalmasının da bu çabaları desteklediğini ifade etti.

Amerikalı yetkili, Lübnan’da oluşturulan yeni mekanizmanın gelecekte olası çatışmaların kontrolden çıkmasını engellemeye yardımcı olacağını savundu.

En zorlu başlık nükleer program

ABD ile İran arasındaki görüşmelerde çözümü en zor konu olmaya devam eden başlık ise İran’ın nükleer programı ve zenginleştirilmiş uranyum stokları oldu.

Taraflar bu konuyu ilerleyen müzakere turlarına bırakırken, İran şu aşamada yalnızca nükleer silah geliştirmeyeceğine dair uzun süredir dile getirdiği taahhüdünü yineledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da pazar günü yaptığı açıklamada, ülkesinin uranyum zenginleştirme hakkından “asla geri adım atmayacağını” vurgulamıştı.

Kaynak: New York Times

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın