Le Monde gazetesinin İstanbul muhabiri Nicolas Bourcier’in haberine göre, Türkiye ve Mali arasındaki ticaret hacmi son on yılda üç kattan fazla arttı. Silah ve mühimmat ise 2024’ten bu yana Türkiye’nin Mali’ye en büyük ihracat kalemi haline geldi.
Mali’de iktidardaki cunta, nisan ayı sonunda El-Kaide bağlantılı cihatçılar ve Tuareg ayrılıkçılarının koordineli saldırılarıyla sarsıldı. General Assimi Goïta, ülke içinde kontrolünü sağlamlaştırmış görünse de Mali’nin kuzeyi hâlâ Bamako yönetiminin tam denetimi dışında kalıyor. Rus ortaklarının da sahadaki itibarı zayıflarken, Mali yönetimi çatışmalara karşı koymak için başka bir güçlü müttefike daha güveniyor: Türkiye.
Moskova’nın askerleri ve uçakları kadar görünür olmasa da Ankara’nın desteği stratejik açıdan en az onun kadar önemli görülüyor. Türkiye, Mali için insansız hava aracı ithalatı, askeri teçhizat ve eğitim alanlarında vazgeçilmez bir ortak haline geldi. Türk özel güvenlik şirketlerinin de ülkede konuşlandırıldığı bildiriliyor.
Daha resmi düzeyde ise iki ülke arasında zırhlı araçlar, optoelektronik ve gözetleme sistemleri, mayın temizleme ekipmanları ve askeri personel eğitim programlarını kapsayan çok sayıda anlaşma imzalandı.
İstanbul Galatasaray Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan ve Türkiye ile Sahel ilişkileri üzerine çalışan Melis Yuruten Özdemir, “Bu iş birliğinin büyük bir kısmı gizli kalsa da kötüleşen güvenlik ortamına yanıt olarak iki hükümet arasında artan bir koordinasyon söz konusu” değerlendirmesinde bulundu.
Özdemir’e göre nisan ayındaki saldırılar, daha derin bir stratejik yakınlaşmanın başlangıcını tetiklemiş olabilir. Araştırmacı, Türkiye’nin savunma diplomasisini genişletme çabasının ve taahhütlerinin uzun vadeli hesaplandığını belirterek, Rusya’nın sahadaki etkisinin azalmasının ve sivil halkın Rus birliklerine yönelik eleştirilerinin Ankara’nın lehine işlediğini ifade etti.
Özdemir, “Mali ve Türk liderleri arasında birkaç hafta içinde yeni bir güvenlik anlaşmasının açıklanmasına şaşırmam” dedi.
Darbeler sonrası Türkiye alternatif ortak olarak öne çıktı
2020 ve 2021 darbeleri, Fransa’nın çekilmesi ve Batı etkisinin azalmasının ardından Türkiye, Rusya ve Çin’in yanında Mali’de önemli bir alternatif ortak olarak ortaya çıktı. Ankara, Sahel’deki jeopolitik yeniden yapılanmadan ve Mali askeri rejiminin Batı dışı ortaklara giderek daha açık hale gelmesinden faydalandı.
Bamako ile Ankara arasındaki ticaret hacmi on yılda üç kattan fazla arttı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mart 2018’de Mali’ye yaptığı ziyaretten bu yana diplomatik ilişkiler de istikrarlı şekilde güçlendi.
Ancak ortaklığın niteliği giderek savunma sektörüne kaydı. 2024’ten bu yana silah ve mühimmat, Türkiye’nin Mali’ye ihracatında en büyük kalem haline geldi ve toplam ihracatın yüzde 20’sini oluşturdu. Bu kalemi elektronik ekipman, sanayi makineleri ve tahıllar izledi.
Türk savunma şirketleri Bamako’da fuara katılmıştı
Kasım 2025’te, zaten kırılgan olan güvenlik koşullarına rağmen Türk savunma şirketleri Mali’de düzenlenen ilk uluslararası savunma ve güvenlik fuarı Bamako Expo’ya, kısa adıyla Bamex’e aktif şekilde katıldı.
Türk iş insanı Harun Saraç’ın başkanlığını yaptığı The Peak Defense adlı şirket tarafından organize edilen fuar, Türk savunma sanayii açısından önemli bir vitrin işlevi gördü. Aselsan, Roketsan, MKE ve Baykar gibi şirketler ürünlerini Mali cuntasına ve Sahel Devletleri İttifakı güvenlik yetkililerine yerinde sunma imkânı buldu.
Africa Intelligence adlı çevrimiçi haber sitesine göre, Malili girişimci Ousmane Djiré de nisan ayında cunta yönetiminin yabancı yatırım temsilcisi olarak Türkiye’ye gitti. 12 Mayıs’ta yayımlanan haberde, tarım ve gıda sektöründe uzmanlaşmış Djiré’nin Harun Saraç’ın yönettiği şirketle yakın ilişkiler kurduğu belirtildi.
Mayıs başında İstanbul’da düzenlenen ve uluslararası savunma sanayiinin önde gelen fuarlarından biri olan Saha Expo’da da Mali ile görüşmeler yapıldığı bildirildi.
Nijerya’nın güvenlik talebine Ankara’dan olumlu yanıt verilirken “Türkiye'nin Mali'ye doğrudan askeri müdahalesi olası görünmüyor”
İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomi Profesörü ve Asya-Pasifik-Afrika Çalışmaları Merkezi Direktörü Ahmet Sedat Aybar, “Türkiye'nin Mali'ye doğrudan askeri müdahalesi olası görünmüyor” diye vurguluyor. “Ancak, Mali hükümeti davet ederse Ankara yine de danışman ve askeri uzman gönderebilir. Ankara yakın zamanda Nijerya'dan Boko Haram'la mücadele için gelen böyle bir talebe olumlu yanıt verdi. Bunu yaparken, Türk yapımı silah sistemlerinin, özellikle de insansız hava araçlarının kullanımı konusunda eğitim de verecektir” diye ekledi.
Melis Yuruten Özdemir de benzer bir değerlendirme yaptı. Mali Cumhurbaşkanlığı’ndan doğrudan Türk askeri danışman talebine ilişkin kamuoyuna açık ve doğrulanmış bir kanıt bulunmadığını belirten Özdemir, buna rağmen son gelişmelerin Ankara-Bamako güvenlik iş birliğinin derinleştiğini güçlü biçimde gösterdiğini söyledi.
Mali’nin en kuzeyinde isyancıların kalesi olarak görülen Kidal’ın yakın zamanda kaybedilmesi, kırılgan ve tartışmalı sahalarda insansız hava aracı merkezli savaşın sınırlarını da ortaya koydu. Buna karşın Türkiye, başka güçlerin geride bıraktığı bu alanda etkisini artırmayı sürdürüyor.
Kaynak: Le Monde













Yorumunuz