Kıbrıs

Meclis toplandı: Erken seçim tezkeresi reddedildi; Üstel mayısta referandumda ısrar etti

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, yasama gündemiyle toplandı.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 13.30 sıralarında toplanan Genel Kurulu, Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) milletvekilleri tarafından sunulan "Cumhuriyet Meclisi Seçimlerinin Yenilenmesine ilişkin Karar Önerisi"nin Komite’de ivedilikle görüşülmesini oy çokluğuyla reddetti.

Genel seçimin 26 Nisan'da yapılmasını öngören öneri, 19 kabule karşı 26 ret oyuyla reddedildi.

Öneri’nin okunmasının ardından CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, söz aldı.

CTP Genel Başkanı İncirli: “Hükümet erken seçimden korkuyor”

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, ülkede herkesin moralinin bozuk olduğunu belirterek, “Biz halkın arasındayız. Onların ne düşündüğünü ne hissettiğini size iletmek durumundayız” dedi.
İnsanların umutlarının kırıldığını, geleceğe dair güven sorunu yaşadığını söyleyen İncirli, bunun sorumlusu olarak hükümeti gösterdi.

Ülkedeki “yolsuzluk davalarına” ve “sahte diploma konularına” değinen İncirli, yolsuzluk ve rezaletlerin arkasının kesilmediğini, insanların artık erken seçim istediğini savundu.

İktidarın halktan geldiğini ve hükümetin şu anda gücünün kalmadığını savunan İncirli, UBP için de en iyisinin erken seçim olacağını söyledi.

Yeni meclisin ve hükümetin oluşturulması çağrısında bulunan İncirli, insanların bugün Meclis’te erken seçime “ret” oyu verecek milletvekillerini izleyeceğini belirtti.

Hükümeti erken seçimden korkmakla itham eden İncirli, “Koltukta kaldığınız her gün yeni bir yolsuzluk yeni bir rezalet yeni bir kaos yaşanıyor… Bu artık memleketin karanlıktan kurtulma meselesidir” dedi.

Başbakan Üstel hesap veremeyecekleri hiçbir konu olmadığını ileri sürdü

Başbakan Ünal Üstel de söz alarak, ülkede genel seçimlerin 2022 yılında yapıldığını hatırlattı ve o günden bugüne siyasi istikrarı koruyarak ülkeye hizmet ettiklerini belirtti.

Üstel, muhalefetin erken seçimi her dile getirdiğinde, kendilerinin 29 milletvekili ile buna karşı geldiklerini kaydetti.

2026 yılında sağlıkta yeni bir dönemi başlatacaklarını söylediklerini ve söylediklerinin çoğunu yerine getirdiklerini anlatan Üstel, yıllardır yarım kalan projeleri gündemlerine aldıklarını belirtti.

Eğitimde, çalışma hayatında, tarımda, turizmde, ulaştırmada yaptıklarını halkın da gördüğünü kaydeden Üstel, seçim için geri sayımın da başladığını, seçime 11 ay kaldığını söyledi. Üstel, öne alınmış seçim tarihini 29 milletvekili ve muhalefetle istişare ettikten sonra kamuoyu ile paylaşacaklarını vurguladı.

Hesap veremeyecekleri hiçbir konu olmadığının altını çizen Başbakan Üstel, UBP’nin hiçbir zaman seçimden kaçmadığını da kaydetti. Üstel, usulsüzlüklerin araştırılmasının önünü açtıklarını da ekledi.

Geçen hafta yüksek yargının talep ettiği Anayasa değişikliği referandumunun mayıs ayında yapılmasını önerdiklerini, önümüzdeki günlerde Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanacak protokolün de gündemde olduğunu hatırlatan Üstel, “Bütün bunları bitirelim, seçime gideceğiz” dedi.

Başbakan Ünal Üstel’in konuşması defalarca muhalefet milletvekillerinin tepkileri ile kesildi.

İncirli: “Anayasaya değişikliğinin bu siyasi iklimde halkın onayına sunulması, arzu edilmeyen bir sonucu doğurabilir”

Yeniden söz alan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, referandum için üçte iki çoğunluk gerektiğini ve kendilerinin arzusunun Anayasa değişikliğine ilişkin konunun tüm milletvekillerinin onayı ile kabul edilmesi olduğunu söyledi.

İncirli, Anayasaya değişikliğinin bu siyasi iklimde halkın onayına sunulmasının arzu edilmeyen bir sonucu doğurabileceği uyarısında bulundu.

İncirli, usulsüzlüklerin Başbakanın etrafında sarmalandığını da savundu.

Üstel, mayıs ayında referandum yapılmasında ısrar etti

Başbakan Ünal Üstel de yeniden söz alarak, UBP’nin hiçbir zaman seçimden çekinmediğini yineledi.

“Hesap veremeyeceğimiz bir konumuz yoktur, ne benim ne 29 milletvekilimin” diyen Üstel, mayıs ayı içinde muhalefet ve iktidarın uygun göreceği bir tarihte referandumun yapılmasını önerdiklerini kaydetti.

Erken seçim tezkeresi 26 ret oyuyla reddedildi

Ardından tezkere 19 kabul ve 26 ret oyla oy çokluğuyla reddedildi.

Genel Kurul'da 62’nci madde tahtında yapılan konuşmalarda, sağlıkta tam gün mesai konusu tartışıldı.

Cumhuriyet Meclisi’nde ayrıca iki yasa tasarısının komitede ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkereler de oylandı.

Buna göre, İlaç ve Eczacılık Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nde ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkere ile Kozmetik Ürünleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nde ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkere oy birliğiyle kabul edildi.

İncirli: “24 saat uyumayan bir hekimden gidip birçok hastayı görmesini beklemek doğru değil”

Genel Kurulda daha 62’nci madde tahtında ilk olarak Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli söz aldı.

İncirli, itibar kaybeden, başında bir değil, bin dert olan hükümetin “Ne yaparız da itibar kaybını telafi ederiz” diye düşünerek, sağlıkta bazı değişiklikler yapmaya karar verdiğini, baskı, zorlama, şantajla doktorlara savaş açtığını savundu.

CTP’nin tüm kurumlarda mesai saatlerine tam uyulması konusunda hassasiyeti olduğunu, iktidarları döneminde buna büyük önem verdiklerini dile getiren İncirli, sağlıkta tam gün hizmetten yana oldukları belirtti.

Buna ulaşmak için bir planlanmaya, aşamalı ve hazırlık yapılacak bir sürece ihtiyaç olduğunu söyleyen İncirli, “Sorunların ne olduğunu ve çözümlerini biliyoruz. Bu hedeflere ulaşabilmek için mutlaka paydaşlarla, çalışanlarla, hastane yönetimleriyle birlikte hareket edilmeli” dedi.

Hükümetin bu konuda yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyen Sıla Usar İncirli, “Bir hedef koydunuz, aslında bu hedef doğru ama sizin bunu yapma gerekçeniz başka… Bunu kabahatlerinizi örtmek, itibarınızı geri kazanmak için yapıyorsunuz… Biz de size bunun nasıl olacağını tarif etmek istiyoruz… Görüyoruz ki yapamıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında sağlıkta ciddi bir kaos yaratıldığını da savunan İncirli, polikliniklerde tam mesai boyunca hasta görülebilmesi için yapılması gereken bazı şeyler olduğunu söyleyerek, bunları anlattı. 

Sendika yönetiminin de, kamuda çalışan hekimlerin neredeyse tümünün de bu konulara itiraz etmediğini söyleyen İncirli, “Onlar da bunun olması gerektiğini düşünüyor. Memlekette bir fikir birliği var…” dedi.

Muayene kısmında yoğun hasta görülmesinde en önemli sorunun bir hekimin önceki gece nöbet tutması olduğunu kaydeden İncirli, 24 saat uyumayan bir hekimden gidip birçok hastayı görmesini beklemenin doğru olmadığını kaydetti. İncirli, nöbet sonrası dinlenme konusunun da mutlaka ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Bunu hangi bütçeyle, nasıl yapacaksınız?”

Hekimin baktığı hasta sayısı artırılacaksa, diğer hizmetlerin de artırılması gerekeceğini kaydeden İncirli, “Bunu hangi bütçeyle, nasıl yapacaksınız?” diye sordu.

Ameliyat sayısının artırılmasının da önemli bir hedef olduğunu söyleyen İncirli, bunu başarabilmek için ameliyathane, ameliyathane masası, anestezi doktoru ve yoğun bakım yatak sayısının da artması gerektiğini vurguladı.

Planlanmadan yapılan işlerin kaosla sonuçlanacağı uyarısında bulunan İncirli, insanlara nitelikli bir sağlık hizmeti vermenin önemine vurgu yaptı.

CTP’nin de hedefinin sağlıkta tam güne geçmek olduğunu belirten İncirli, bunun için bir hazırlık gerektiğini kaydetti. İncirli, bu konuda hükümete yardım etmeye hazır olduklarını belirtti.

Sağlık Bakanı Dinçyürek: “Bizim yasayı uygulama noktasında seçeneğimiz yoktur”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, İncirli’ye yanıt vermek için söz aldı.

Uzun zamandır sağlıkta tam mesaiye uyulması konusunda çalışmalar yaptıklarını belirten Dinçyürek, tüm kamuda mesaiye uyulması konusunda denetimler başlatıldığını hatırlattı.

Sağlıkta da denetimler yapıldığını ve 13.30’da nöbetçinin dahi içeride bulunmadığına dair tespitler olduğunu anlatan Dinçyürek, 19 Ocak’ta tam mesaiye girilmesi konusunda çalışmaların tamamlandığını ve ilgili sendika başkanına bunun aktardığını aktardı.

Sendika başkanının yasaya rağmen buna karşı olamayacağını kendisine söylediğini anlatan Dinçyürek, sendika başkanının genel kurulları dolayısıyla kendisinden süre istediğini kaydetti.

Dinçyürek, sendika başkanının Kamu Hekim Yasası’nın hazırlanmasını ve bu süreçte Tıp-İş’in de olmasını talep ettiğini, kendisinin de bunu kabul ettiğini ifade etti.

Bu diyaloğun pozitif yönde geçtiğini belirten Dinçyürek, genel kurul sonrası sendika başkanını arayarak yeni yönetimi ile görüşmeye hazır olduğunu ilettiğini anlattı. Ardından Bakan olarak Sendika’ya resmi çağrı da yaptığını söyleyen Dinçyürek, çağrısından 3-4 gün sonra sendika ile görüştüğünü belirtti.

“Bizim yasayı uygulama noktasında seçeneğimiz yoktur, bu masada bir uzlaşı söz konusu değildir. Bunu net anlattık” diyen Dinçyürek, sendikanın kendisine bunu kabul etmeyeceklerini ilettiğini kaydetti. 

Yasaya uymama, denetlenmeme noktasında ısrarcı olunmasının kabul edilemeyeceğini belirten Dinçyürek, koridorlardaki sıkışıklığın dar sürede hasta bakılması olduğunu söyledi.

Hekimlerin nöbet sonrası poliklinik yapma ve ameliyata girme gibi bir sıkıntısı olmayacağını vurgulayan Dinçyürek, hiçbir hekimi 32 saat kesintisiz çalıştırmayacaklarını belirtti.

Ameliyat sayılarını artırmak için yeterli personel de yatak sayısı da olduğunu aktaran Bakan Dinçyürek, Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin doluluk oranının yüzde 40-50 civarında olduğunu ve ameliyat olan hastaların hastanede yatacağını da kaydetti.

Tıp-İş’in neden grevde olduğunu anlayamadığını ifade eden Dinçyürek, her türlü konuyu konuşmaya hazır olduklarını söyledi.

Böyle bir maaş alanı duymadığını söyleyen CTP Milletvekili Besim: “Kaç tane hekim 719 bin TL maaş alıyor?”

Yerinden söz alan CTP Milletvekili Filiz Besim, Bakan Dinçyürek’e sürecin en başından beri hekimlere hiç hoş olmayan bir üslup kullandığı suçlamasında bulundu.

Dinçyürek’in hekimlerin maaşına ilişkin açıklamasına değinen Besim, “Kaç tane hekim 719 bin TL maaş alıyor?” diye sordu. Besim, kendisinin böyle bir maaş duymadığını da ekledi.

Dinçyürek: “Söylediğim rakamın arkasındayım”

Yanıt veren Dinçyürek, kamudaki hekimlerin iki yasası olduğunu ve bu yasalarda “top”a gelen hekimin maaşının belli olduğunu, ek mesaisi de olduğunu belirterek, söylediği rakamın arkasında olduğunu söyledi.

Mahkemeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı görüşüldü

Genel Kurul’da Mahkemeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı görüşüldü. Meclis’te ilk önce Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin Mahkemeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na ilişkin rapor okundu. Raporu Komite Başkanı Yasemi Öztürk okudu.

Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Üyesi, UBP milletvekili Hasan Küçük de tasarı üzerine söz aldı.

Hasan Küçük, Mahkemeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın mahkemelerin yapısı, alacaklıların tahsil gücü ve borçluların yükümlülükleri bakımından üçlü dengeyi yeniden kuran kapsamlı bir reform niteliğinde olduğunu söyledi.

Küçük, tasarının yargının etkinliğini artıracak, alacaklıyla borçlu arasındaki hukuki dengeyi çağdaş normlara uygun şekilde yeniden tesis edecek önemli bir düzenleme olduğunu belirtti.

UBP milletvekili Küçük: “Mahkemelerin yetki sınırları güncellenerek tazminat yetkileri genişletilecek”

Hasan Küçük, Mahkemeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile faizin Merkez Bankası mevduat faizine bağlanacağını, mahkemelerin yetki sınırlarının güncelleneceğini, tazminat yetkilerinin genişletilmesiyle yargı sürecinin hızlanacağını, tahsil kabiliyetinin güçleneceğini ve adil yargılama sisteminin ekonomik gerçeklerle uyumlu hale getirileceğini belirtti.

Küçük’ün konuşmasının ardından tasarının ikinci görüşmesi yapıldı. Mahkemeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın üçüncü görüşmesi ivediliği olmadığından bir sonraki birleşimde yapılacak.

Genel Kurul’da daha sonra Sayıştay Komitesi’nin, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Dairesi Bünyesinde Faaliyet Gösteren Yayla Sulama İşletmelerine Ait Su Motorları ve Kuyuları Hakkında Sayıştay Denetim Raporu”na ilişkin raporu ele alındı.

Raporu Komite Başkanı Teberrüken Uluçay okudu. Uluçay’dan sonra CTP milletvekili Sami Özuslu söz alarak bazı verileri paylaştı.

CTP milletvekili Sami Özuslu: “Ortada buharlaşmış paralar var”

Sami Özuslu, elinde Maliye Bakanlığı Teftiş ve İnceleme Kurulu Başkanlığı tarafından BASS sendikasına yazılmış 76’ncı Sulama Birliği ile Yayla Sulama Birliği ile ilgili bir rapor olduğunu ifade ederek, bunu okudu.

Özuslu, rapora göre, Maliye Bakanlığı’nın bir yazıyla Yayla Sulama Birliği’nin 2019-2020-2021-2022 -2023 yıllarına ait gelir gider tablolarını Güzelyurt Kaymakamlığı’ndan talep ettiğini ancak 2019-2020 yıllarına ait hesapların elde edilemediğini belirtti.

Sami Özuslu, ortada buharlaşmış paralar olduğunu, miktarla ilgili spekülasyon yapmayacağını ancak milyonlardan söz edildiğini de ifade etti.

“Ortada denetim ve yönetim zafiyeti var” ifadelerini kullanan Özuslu, Sayıştay Başkanı’nı, İçişleri Bakanı ile Maliye Bakanı’nı bu konuda açıklama yapmaya çağırdı.

Sami Özuslu’nun konuşmasının ardından Genel Kurul bugünkü çalışmalarını tamamladı.

Genel Kurul yarın saat 10.00’da denetim gündemiyle toplanacak.

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın