Usta oyuncu, yönetmen, eğitmen ve oyun yazarı Haldun Dormen, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 97 yaşında hayatını kaybetti.
Dormen'in vefatını oğlu Ömer Dormen, sosyal medya hesabından "Sevgili babam Haldun Dormen'i ebediyete uğurlamanın tarifsiz üzüntüsü içindeyim. Onu tanıyan, seven ve hayatına dokunduğu herkese başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun" ifadeleriyle duyurdu.
Sanatçı, kısa süre önce geçirdiği enfeksiyon nedeniyle özel bir hastanede tedavi görüyordu.
Devlet sanatçısı Haldun Dormen, 1990'lı yıllarda Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru ünvanıyla ödüllendirildi, birçok önemli festivalde onur ödülüne değer görüldü.
Hayatı
Babası, Kıbrıslı aydın bir iş insanı Sait Ömer Bey, annesi İstanbullu bir paşa kızı olan Nimet Rüştü Hanım'dır. Mersin'de doğdu. Bir yaşına basmadan, ailesi İstanbul, Şişli’ye yerleşti. Sahneye ilk defa Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisi iken çıktı. Lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı. Sekiz yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sol ayağı sakatlandı.
Babasına yazdığı uzun mektup...
Babası işlerine onun devam etmesini istiyordu. Sait Ömer Bey ABD'de iş seyahatindeyken ona uzun bir mektup yazdı. "İdealim Türkiye'de iyi ve kıymetli bir sinema sanayii kurabilmek için Amerika'daki Yale Üniversitesi'nin Dramatic Arts kısmında üç senelik prodüktörlük tahsili yapmaktır" diyordu mektupta.
"Bir gün muvaffak olabileceğime katiyetle eminim. Sevdiğim bir meslek için kimsede bulunamayacak kadar çok enerjim var. Dürüst ve hakkıyla çalışan bir insanın da tam manasıyla muvaffak olmamasını kabul etmiyorum. Türkiye'de adamakıllı bir sanat topluluğu yaratmak niyetindeyim. O zaman artık Türkler de birtakım serserilere sanatkâr demek mecburiyetinde kalmayacaklar" diye yazdı.
Gelen cevap, Dormen'in kendi sözleriyle "dünyanın en güzel mektubuydu."
"İstediğin şeyi ol ama en iyisini ol, bana söz ver" yazıyordu Sait Dormen.
Tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi’nde aldı. İstanbul’a döndüğünde önce Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne'ye girdi ve Cinayet Var adlı oyundaki dedektif rolüyle ilk kez seyirci karşısına çıktı.
Bir buçuk yıl Muhsin Ertuğrul ile çalıştıktan sonra Beyoğlu Parmak sokağının arkasında 60 kişilik bir salonu olan Cep Tiyatrosu'nu kurdu.
İlk müzikali sahneledi
1957’de Papaz Kaçtı komedisi ile Dormen Tiyatrosu’nu kurdu. Cep Tiyatrosu’ndaki Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli, Erol Keskin gibi isimler Dormen Tiyatrosu’nun kadrosunu oluşturdu. Topluluk en parlak dönemini 1957-1972 yılları arasında yaşadı. 1961’de Türkiye’de sahnelenen ilk müzikal olarak bilinen Sokak Kızı Irma’yı sahneledi.

Betül Mardin’le evlendi
Dormen, 1959'da halkla ilişkiler alanında dünyaca tanınan bir isim olan Betül Mardin ile evlendi. Sekiz yıl süren bu evliliğinden Ömer adlı bir oğlu dünyaya geldi.
İki film yönetti
1966'da sinemacılık yapan Dormen, bu dönemde iki film yönetti: Ekrem Bora ile Belgin Doruk’un rol aldığı Bozuk Düzen (1966) ve Müşfik Kenter, Nedret Güvenç, Belgin Doruk’un rol aldığı Güzel Bir Gün İçin (1967). Bozuk Düzen, 3. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film birincilik ödülünü, Güzel Bir Gün İçin ise 4. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Komedi Filmi ödülü aldı. Ödüllere rağmen filmler gişe başarısı sağlamayınca sinemadan vazgeçip yeniden tiyatroya döndü.
Dormen Tiyatrosu, 1972’de Ses Tiyatrosu’nda Ayı Masalı adlı oyunla perdelerini açtı. Bit Yeniği, Şahane Züğürtler gibi oyunlar sahneledi. 1977’de televizyonun yaygınlaşması sonunucu artan ekonomik sıkıntılar yüzünden tiyatroyu kapatmak zorunda kaldı. Dormen, 1977’den sonra televizyonculuk ve radyoculuk yaptı. Milliyet Gazetesi’nde 8 yıl boyunca gazetecilik yaptı. 1980’lerde yeniden tiyatroya döndü.
Lüküs Hayat 30 yıl kapalı gişe oynadı
1985 yılında Gencay Gürün, uzun zamandır eski görkemini yakalayamayan Şehir Tiyatroları'nın başına geçmiş, seyirciyi çekecek oyunları arıyordu. 1930'ların Lüküs Hayat'ını yeniden sahneye taşımak için Haldun Dormen'e bir öneri getirdi. Onun rejisiyle yeniden hayat bulan operet, 30 yıl boyunca kapalı gişe sahnelendi.
Bu sırada Egemen Bostancı onu ikinci Dormen Tiyatrosu'nu kurması için ikna etti ve Feriköy'de, eski İdil Sineması'nda açıldı perde. Burada da hem Hangisi Karısı, Çılgın Sonbahar, Şahane Züğürtler gibi başarılar hem de hayal kırıklığı yaratan oyunlarla geçti yıllar.
İlk Papaz Kaçtı temsilinin üzerinden 40 yıl geçmişti. 1995'in bir kış akşamı farklı kuşaklardan yüzlerce "Dormenci" ona teşekkür etmek için AKM sahnesinde buluştu.
Aralarında Metin Serezli de vardı Halit Ergenç de, Gülriz Sururi de Demet Akbağ da, Mustafa Alabora da Ayça Bingöl de…
O görkemli geceden birkaç yıl sonra Dormen Tiyatrosu sonsuza dek kapandı. Tiyatrosu, değişen dünyaya ve televizyonun cazibesine yenilmişti.
Dadı dizisi, Afife Jale ödülleri, Kibarlık Budalası
Her zaman yaptığını yaptı, ileriye baktı. Yeni projeler, yeni üretimler için çabaladı.
Bunlardan biri çocukluğundan beri hayran olduğu Afife Jale'ye bir saygı niteliğinde olan Afife Ödülleri'ydi. Kısa zamanda Türk tiyatrosunun en prestijli ödülü oldu.
Yeniden televizyon da girdi hayatına… Gülben Ergen ve Kenan Işık ile birlikte oynadığı Dadı, reyting rekorları kırdı.
2000'lerde yeniden tiyatro sahnesindeydi. Bu kez ne patrondu ne de yönetmen. Sadece aktördü artık.
90'larındayken bile Moliere'in Kibarlık Budalası'nda başrole çıkarak yaşamının tamamını tiyatroya adadığını kanıtladı.
11 oyun yazdı
Haldun Dormen, 11 oyun yazdı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde ders verdi, Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru olarak ödüllendirildi.
Dormen, anılarını "Sürç-ü Lisan Ettikse", "Antrakt", "İkinci Perde" adlı kitaplarında toplamıştır. 1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.
Kaynaklar: BBC - Tiyatrolar.com











Yorumunuz