Dünya

Fransa’da ‘maskülinizm’ raporu: ‘Örgütlü bir siyasi olgu haline geldi’

Raporda, erkek egemenliği hareketlerinin yeni ortaya çıkan ve son derece endişe verici bir 'terör tehdidi' olduğu belirtildi.

Fransa Senatosu'nun Kadın Hakları Heyeti tarafından hazırlanan raporda, erkek üstünlüğünü savunan hareketlerin yeni ve son derece endişe verici bir terör tehdidi oluşturduğu belirtildi.

Erkek egemenliği ve kadın düşmanlığını savunan ideolojilerin (maskülinizm) "demokrasimiz ve toplumsal bütünlüğümüz için gerçek bir tehdit" oluşturduğu uyarısında bulunan Fransız Senatosu raporu, dijital platformların kadın düşmanı içerikleri nasıl öne çıkarıp yaygınlaştırdığını gözler önüne seriyor.

24 Haziran'da yayımlanan raporunda Fransa Senatosu Kadın Hakları Delegasyonu, maskülinizmin giderek yaygınlaşmasından duyduğu endişeyi dile getiriyor. Rapor, kadın haklarına düşman bir ideolojiyi eleştirmenin ötesine geçerek, özellikle sosyal medya platformlarının iş modellerini ve algoritmalarını doğrudan hedef alıyor. Rapora göre bu sistemler, kadın düşmanı içeriklerin özellikle genç kullanıcılar arasında yayılmasını teşvik ediyor.

Örgütlü bir siyasi olgu haline geldi

Artık mesele, yalnızca birkaç karanlık internet forumuyla sınırlı marjinal bir olgu olmaktan çıkmış durumda. Çarşamba günü kamuoyuyla paylaşılan raporda, Senato Kadın Hakları Delegasyonu, maskülinist hareketlerin artık örgütlü bir siyasi olgu haline geldiğini ve bu hareketlerin büyümesinin büyük ölçüde dijital platformların işleyiş mekanizmaları tarafından desteklendiğini belirtiyor. Raportörler erkek egemenliği ile radikalleşme arasında net bir bağlantı kuruyorlar.

Fransa'da 2025'ten bu yana, erkek egemenliğine dayalı terörizme yönelik üç girişim engellendi. Bu kişiler, Alex Hitchens, Paffman ve Thaïs d'Escufon gibi etkileyiciler tarafından Fransa'da yayılan erkek egemenliğine dayalı içeriklere maruz kalmışlardı.

Yedi aylık bir çalışma, yaklaşık 100 görüşme ve çok sayıda saha ziyaretinin ardından hazırlanan 260 sayfalık rapor, Béatrice Gosselin (Cumhuriyetçiler-LR), Olivia Richard (Merkezci) ve Laurence Rossignol (Sosyalist Parti-PS) imzasını taşıyor. Raporda, Fransa'da maskülinizmin giderek güç kazanmasından duyulan endişe dile getiriliyor.

Artık sadece sosyal medyada yayılan bir akım değil

Rapora göre maskülinizm artık sosyal medyada kısa süreli viral olan bir eğilim ya da çevrim içi provokasyonlardan ibaret değil.

Raporda, "Günümüz maskülinist hareketleri yalnızca sosyal medyada görülen bir 'trend' değildir. Kadın haklarını ortadan kaldırmayı ve nihayetinde demokratik düzenimizin temelini yıkmayı amaçlayan toplumsal ve siyasi bir harekettir" ifadelerine yer veriliyor.

Raporun yazarlarından Laurence Rossignol ise komisyon çalışmaları sırasında olgunun giderek büyüdüğünü gözlemlediklerini belirterek, "Sekiz ay önce bu çalışmaya başladığımız dönem ile bugün arasında maskülinizm daha da yayıldı ve Fransız toplumunun içine daha derinlemesine nüfuz etti" dedi.

Raporun temel başlıklarından biri de dijital platformların bu içeriklerin yayılmasındaki rolü. Senatörlere göre platformların öneri algoritmaları, bu söylemlerin yalnızca dolaşımda kalmasına izin vermekle kalmıyor, aynı zamanda onları aktif biçimde öne çıkarıp daha geniş kitlelere ulaştırıyor.

Trump ve Trumpçı Silikon Vadisi etkisi 

Laurence Rossignol'a göre bu değişim, Donald Trump'ın ikinci kez ABD Başkanı seçilmesi ve Silikon Vadisi'nin Trump'ın siyasi çizgisine yakınlaşmasıyla şekillenen uluslararası siyasi atmosferde yaşandı. Rossignol, "Artık sorun yalnızca içerik denetiminin yetersiz olması değil; ortada bilinçli bir siyasi tercih var" değerlendirmesinde bulundu.

Raporda özellikle TikTok ve X, içerik denetimi konusunda en zayıf platformlar arasında gösteriliyor. Rossignol, "Bu platformlar, aksini söyleseler de etkili bir denetim uygulamıyor" dedi. Discord gibi forumlar ile Kick yayın platformu da eleştirilen mecralar arasında yer alıyor. Béatrice Gosselin ise, "Kick daha fazla içerik üreticisini çekebilmek için bilinçli olarak içerik denetimi yapmamayı tercih etti" ifadelerini kullandı.

Rapor, Dublin Üniversitesi'nin araştırmasına da atıfta bulunuyor. Araştırmaya göre, TikTok veya YouTube Shorts kullanmaya başlayan genç bir erkeğe maskülinist içeriklerin önerilmeye başlanması için yalnızca 26 dakika yeterli oluyor. Senatörlere göre bu süreç, ailelerin ve yakın çevrenin çoğu zaman fark edemeyeceği kadar görünmez ilerliyor.

Béatrice Gosselin bunu şu sözlerle özetliyor: "Kimse bir günde maskülinist olmuyor. Bazen kişi, çevresindekiler farkına bile varmadan bu sürecin içine giriyor."

Mizah, internet memleri, looksmaxxing ve "sigma erkek" kültürü

Rapora göre bu ideolojinin gençler arasında yayılmasını kolaylaştıran önemli unsurlardan biri de popüler kültür. İçeriklerde Matrix filmindeki kırmızı ve mavi hap sembolleri, Peaky Blinders dizisi ve "sigma male" (bağımsız, baskın ve duygularını göstermeyen erkek) figürü sıkça referans olarak kullanılıyor.

Bunun yanında "sigma", "chad", "alpha" ve "bodycount" gibi, zaman zaman şiddet ve ırkçılık çağrışımları da taşıyan özel bir jargon kullanılıyor. Bu kavramlar, çevrim içi topluluklarda aidiyet duygusunu güçlendirirken insanlar arasındaki ilişkileri hiyerarşik bir bakış açısıyla değerlendiren anlayışı da besliyor.

Rapora göre maskülinist söylem çoğu zaman açık kadın düşmanlığı şeklinde ortaya çıkmıyor. Bunun yerine mizah, internet memleri, öz eleştiri gibi görünen paylaşımlar ve kişisel gelişim içerikleri aracılığıyla adım adım yayılıyor.

Bu ortamda maskülinist fenomenler, senatörlerin ifadesiyle adeta "psikolojik yoksulluk ekonomisi" üzerinden büyüyor. Bu kişiler; kadınlarla ilişki kurma tavsiyeleri, kısa yoldan zengin olma vaatleri ve kişisel gelişim söylemlerini bir araya getiriyor. Bunlara ayrıca, erkeklik odaklı fiziksel görünüm standartlarına ulaşmayı amaçlayan "looksmaxxing" (görünümü en üst düzeye çıkarma) gibi beden ve sosyal performans odaklı içerikler de eşlik ediyor.

Maskülinist influencerlar

Bazı içerik üreticileri ise bunu başlı başına bir ekonomik modele dönüştürmüş durumda. Müzik Bayramı sırasında Paris'e gelen Amerikalı maskülinist influencer Clavicular bunun örneklerinden biri. Video içerik üreticisi, hafta sonu boyunca genç kadınlar üzerinde sözde baştan çıkarma tekniklerini denediğini iddia ettiği videolar yayımladı; ancak başarılı olamadı.

Béatrice Gosselin, bu içeriklerin "bazı kodların kademeli olarak normalleşmesine ve bu fikirlerin özellikle en kırılgan gençler arasında daha kabul edilebilir hale gelmesine katkıda bulunduğunu" belirtiyor.

Raportörlere göre bu ideoloji artık ekranların çok ötesine geçmiş durumda. Laurence Rossignol, "Bu dünya görüşü insanların hayatına, ailelerin gündelik yaşamına çoktan girdi" uyarısında bulunuyor.

OpinionWay tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 16-34 yaş aralığındaki erkeklerin üçte ikisi en az bir maskülinist influencer tanıyor. Bu içeriklere maruz kalanların yüzde 43'ü ise kadınlar ve erkekler arasındaki ilişkilere dair eşitsiz bir bakış açısını benimsediğini söylüyor.

Kazanç getiren şiddet

Bu bağlamda raportörler, kullanıcıların benzer içeriklere tekrar tekrar maruz kalmasını artıran algoritmik "filtre balonu" etkilerine dikkat çekiyor. Kadın Hakları Delegasyonu Başkanı ve Yonne Senatörü Dominique Vérien, "Odasında oturan 13-15 yaşındaki bir erkek çocuğunun hangi içeriklere maruz kaldığını görmüyoruz" diyerek bu riski doğruluyor.

Bu dinamiğin arkasında aynı zamanda ekonomik bir model bulunuyor. Kutuplaştırıcı içerikler etkileşim yaratıyor, etkileşim de gelir getiriyor. Bu nedenle bazı platformlar, dikkat ekonomisinden dolaylı biçimde kazanç sağlamakla suçlanıyor. Raportörler, dijital alanın "temizlenmesi" çağrısında bulunarak Fransa'nın Avrupa düzeyinde "platformların ve sosyal ağların ekonomik modeline müdahale etme" hedefini taşıması gerektiğini savunuyor.

Raporun 24 tavsiyesinden biri, "cinsiyetçi, kadın düşmanı ve maskülinist içeriklerin parasallaştırılmasının engellenmesi" yönünde. Amaç, bu içeriklerin görünürlüğüne ve profesyonelleşmesine katkı sağlayan reklam gelirlerinden üreticilerini mahrum bırakmak.

Laurence Rossignol, "Bu yalnızca yetersiz denetim meselesi değil. Bundan çok para kazanılıyor" diyor. Çünkü maskülinist içerik üreticileri "eğitimler, ürünler ve steroidler" satarken, platformlar da bu dikkat ekonomisinden yararlanıyor.

Avrupa düzeyinde önlemler

Raportörler bu nedenle platformların içerik denetim politikalarının gözden geçirilmesini ve kullanım koşullarında maskülinizmin daha açık biçimde tanımlanmasını istiyor. Amaç aynı zamanda maskülinizmin, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında bir "sistemik risk" olarak tanınmasını sağlamak. Böylece yalnızca mesajların kendisi değil, bu mesajların görünürlüğünü ve geniş ölçekte yayılmasını sağlayan araçlar da değerlendirilebilecek.

Senatörlere göre Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın 16 Haziran'da verdiği son karar, platformların öneri algoritmalarının yarattığı etkiler konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesinin önünü açabilir. Béatrice Gosselin, "Bu belki sadece küçük bir aralık, ancak bu yolu derinleştirmeye devam etmek gerekiyor" dedi.

Raporun yazarları, küçüklerin bu içeriklere maruz kalması konusuna da özellikle dikkat çekiyor. Hükümetin başlattığı tartışmaların devamı olarak, 15 yaş altındaki çocuklara sosyal medya yasağı getirilmesine desteklerini yinelediler. Ayrıca dijital şiddete karşı yargısal tepkiyi güçlendirmek amacıyla, çevrim içi işlenen cinsiyetçi hakaretler için "maktu adli para cezası" oluşturulmasını önerdiler.

Kamusal mücadele 

Ancak geriye kaynak meselesi kalıyor. Laurence Rossignol, "Bu, platformlarla bir güç mücadelesidir. Elimizde araçlar var, ancak bunları hayata geçirmek için kaynaklara ihtiyacımız var" değerlendirmesinde bulundu.

Rapor yalnızca platformların düzenlenmesiyle sınırlı kalmıyor. Senatörler, maskülinizmi izlemekle görevli ulusal bir yapı kurulmasını ve bu yapının, söz konusu hareketlere karşı önleme ve mücadele politikalarını koordine etmesini öneriyor. Metin ayrıca okulun rolüne de dikkat çekiyor. Raportörler, eğitim hayatı boyunca "duygusal, ilişkisel yaşam ve cinsellik eğitimi" oturumlarının fiilen uygulanmasının güvence altına alınmasını istiyor.

Raporda iç güvenlik boyutuna da yer veriliyor. Senatörler, Fransa İç Güvenlik Genel Müdürlüğü'nün (DGSI), bazı maskülinist radikalleşme biçimleriyle bağlantılı risklerin arttığı konusunda kendilerini uyardığını belirtiyor.

Raporda şu ifadelere yer veriliyor: "Kadınlar ile erkekler arasındaki eşitlik ilkesini hedef alarak, kadınların sözünü sürekli itibarsızlaştırmaya çalışarak, onlarca yıllık mücadeleler sonucunda kazanılmış hakları sorgulayarak ve açık, saldırgan bir kadın düşmanlığını normalleştirerek maskülinist hareketler, demokrasimiz ve toplumsal bütünlüğümüz için gerçek bir risk oluşturmaktadır."

Bu uyarıyla birlikte Senato, sosyal medya platformlarını artık marjinal olarak görülmeyen bu olguya karşı verilecek kamusal mücadelenin merkezine yerleştiriyor.

Kaynaklar: BFM - Le Monde

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın