Dünya

Uzaydan savaş: Sığınaklar yetmiyor, yerde bırakılan izler hedefi ele veriyor

Uydu ve drone teknolojileri Ukrayna savaşında gizlenen askeri hedeflerin yerinin belirlenmesini kolaylaştırıyor. Artık askeri araçları sığınaklarda gizlemek bile yeterli olmayabiliyor; uydu görüntüleri tekerlek izleri ve arazideki değişiklikler üzerinden saklanan hedeflerin yerini ortaya çıkarabiliyor.

Ukrayna savaşında hızla gelişen uydu ve drone teknolojileri, cephede hedeflerin vurulmasından askerlerin ve askeri araçların gizlenmesine kadar savaşın işleyişini değiştiriyor.

Yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinin bazı durumlarda 15 dakika içinde cephedeki birliklere ulaşabilmesi, sığınakların önemini artırırken yeni bir gerçeği de ortaya çıkarıyor: Bir tankı, askeri aracı veya birliği gözden saklamak artık yeterli değil. Tekerlek izleri, devrilen ağaçlar, temizlenen arazi ve hatta bir evin önünde beliren araç, gizlenmiş hedefin yerini ele verebiliyor. Modern savaşta hayatta kalmanın yeni kurallarından biri, sığınmanın yanı sıra mümkün olduğunca iz bırakmamak.

New York Times’ın haberinde verilen örnekte, Rus drone pilotları geceyi geçirmek üzere işgal altındaki Ukrayna'nın güneyinde küçük bir eve yerleşmişti. Kullandıkları beyaz araç evin girişinde park edilmişti. Yaklaşık 50 kilometre ötede ise iki Ukraynalı drone pilotu kamyonlarını bir tarlanın kenarındaki ağaçlık alana gizlemiş, iki bomba taşıyan orta büyüklükte bir drone hazırlıyordu.

Hedefleri, evde uyuyan Rus drone pilotlarıydı. Ukrayna ekibi, savaş alanındaki birliklerin hareketlerini ve konumlarını neredeyse gerçek zamanlı gösterebilen yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinden yararlanıyordu.

Operasyonu destekleyen ekip, hedefteki evin yeni çekilmiş uydu görüntüsünü drone pilotlarına ulaştırdı. Görüntüde beyaz aracın hâlâ evin önünde bulunduğu görülüyordu. Rus askerleri uydu görüntüsünde doğrudan görülmüyordu. Ancak geride bıraktıkları işaret, yani araçları, bulundukları yeri ele vermişti.

Ukrayna askeri protokolü gereği "Tikhi" kod adını kullanan pilot, "Hedef doğrulandı" dedi.

Bu olay, Ukrayna'daki savaşın giderek belirginleşen yeni bir gerçeği de gösteriyor: Uydu ve drone çağında hedef olmak için mutlaka görünmek gerekmiyor. Geride bırakılan izler de hedefin bulunması için yeterli olabiliyor.

Günlerden dakikalara inen istihbarat

Ukrayna savaşında son bir yıldaki önemli teknolojik değişimlerden biri, yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinin cephedeki askerlere ulaştırılma hızındaki büyük artış oldu.

Yaklaşık bir yıl önce bir uydu görüntüsünün cephedeki birliklere ulaşması günler sürebiliyordu. Teknolojik sınırlamalar ve görüntülerin farklı komuta kademelerinden geçmesi süreci yavaşlatıyordu.
Bu nedenle askerlerin bulunduğu bir ev gibi kısa sürede değişebilecek hedeflerin uzun menzilli drone'larla vurulması oldukça güçtü.

Şimdi ise bazı uydu görüntüleri askerlere yalnızca 15 dakika içinde ulaşabiliyor. Çoğu durumda birkaç saat gerekse de bu süre geçmişteki birkaç günlük gecikmeyle karşılaştırıldığında savaş alanında büyük bir avantaj sağlıyor.

Bu gelişme Ukrayna'nın Rusya'nın kontrolündeki bölgelerin derinliklerinde bulunan silah depolarına, lojistik merkezlerine ve askerlerin toplandığı noktalara daha hızlı saldırabilmesine olanak sağlıyor. Aynı teknoloji Rusya topraklarındaki bazı hedeflere yönelik operasyonlarda da kullanılabiliyor.

Uydu görüntülerinin sık aralıklarla alınması, bir bölgenin o anki durumunun yanı sıra zaman içinde nasıl değiştiğinin de izlenmesini mümkün kılıyor. Sığınaklar açısından asıl sorun da burada ortaya çıkıyor.

Sığınmak yetmiyor, sığınağın yerini de gizlemek gerekiyor

Drone savaşının yaygınlaşmasıyla tankların, zırhlı araçların, mühimmatın ve askerlerin açık arazide tutulması giderek daha tehlikeli hale geldi. Bu nedenle sığınaklar, yer altı yapıları, ağaçlık alanlar ve kamufle edilmiş mevziler savaş alanında çok daha önemli hale geliyor.

Ukrayna'nın 422. İnsansız Sistemler Alayı Komutanı Binbaşı Mykola Kolesnyk'in cephedeki tanklarla ilgili anlattıkları değişimin boyutunu ortaya koyuyor: "Alayımızda altı aydır tank görmedik. Ellerindeki tankları sığınaklara saklıyorlar." Ancak uydu teknolojisindeki ilerleme, sığınakların sağladığı görünmezliği de giderek ortadan kaldırıyor.

Bir tank doğrudan uydu tarafından görülmese bile tankın sığınağa giderken bıraktığı iz görülebiliyor. Aynı şekilde daha önce bulunmayan bir yol, ezilmiş bitki örtüsü, kesilen veya devrilen ağaçlar ya da temizlenen küçük bir arazi parçası, bölgede gizlenen askeri bir unsur bulunduğuna işaret edebiliyor.

Dolayısıyla modern savaşta sığınağın kendisinin güçlü ve iyi kamufle edilmiş olması kadar, sığınağın çevresinde olağan dışı bir değişiklik yaratılmaması da önem kazanıyor.

Hedef görünmüyordu, tekerlek izleri görünüyordu

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Herson bölgesinde yaşandı. “Teplo” kod adlı Ukraynalı drone pilotunun aktardığı bir operasyonda, uydu görüntülerinde yoğun bir ağaçlık alan görülüyordu. İlk bakışta bölgede herhangi bir askeri hedef yoktu. Ne tank görülüyordu ne askeri araç ne de açıkta duran askerler.

Ukraynalılar yalnızca son uydu görüntüsüne bakmadı. Aynı bölgenin haftalar boyunca çekilmiş görüntülerini karşılaştırdılar. Karşılaştırma sonucunda daha önce bulunmayan araç izlerinin ağaçlık bölgenin içine doğru ilerlediğini fark ettiler. Hedef görünmüyordu ama hedefin bıraktığı iz görünüyordu.

Bunun üzerine ağaçlık alan hedef olarak belirlendi. Saldırıdan sonra çekilen görüntülerde aynı bölgenin yanan araçlarla dolu olduğu görüldü. Teplo operasyonun sonucunu, "İdeal bir operasyon. Aslında korkutucu. Hiçbir şey sizi kurtaramaz" sözleriyle anlattı.

Savaş alanının belleği

Ticari uydu şirketlerinin sahip olduğu büyük görüntü arşivleri bu nedenle giderek daha önemli hale geliyor. Aynı bölgenin günler, haftalar hatta aylar boyunca çekilmiş görüntüleri saklanıyor.

Böylece askeri analistler bugünkü görüntüyü yalnızca tek başına incelemek yerine önceki görüntülerle karşılaştırabiliyor. Dün olmayan ama bugün ortaya çıkan bir araç izi... Yeni açılmış bir toprak yol... Devrilmiş birkaç ağaç... Yeni temizlenmiş küçük bir arazi... Ya da normalde boş olan bir evin önünde beliren bir araç... Bunların her biri gizlenen askeri faaliyetin işaretine dönüşebiliyor. Başka bir ifadeyle uydu sistemleri savaş alanına bir tür görsel bellek kazandırıyor.

Bir hedef bugün mükemmel biçimde kamufle edilmiş olsa bile, bulunduğu bölgenin geçmiş görüntüleri incelendiğinde oraya nasıl geldiğine ilişkin izler tespit edilebiliyor.

Gazetenin görüştüğü Londra merkezli Royal United Services Institute'tan askeri uzman Robert Tollast da yaşanan dönüşüm için, "Genel olarak bakıldığında bu, askeri teknolojide bir devrim gibi görünüyor" değerlendirmesinde bulundu.

Aynı nokta günde 15 kez görüntülenebiliyor

Bu değişimin arkasındaki önemli nedenlerden biri uydu kapasitesindeki artış. Ukrayna ile yıllardır çalışan ticari uydu şirketi Vantor yakın zamanda altı yeni uyduyu devreye sokarak uydu sayısını 10'a çıkardı.

Şirketin dönüşümden sorumlu yöneticisi Will Cocos'a göre sistem artık günde yaklaşık 7 milyon kilometrekarelik alanı görüntüleyebiliyor. Daha önemlisi, uydular aynı bölgenin görüntüsünü günde 15 defaya kadar sağlayabiliyor. Bu sıklık, arazideki küçük değişikliklerin fark edilmesini çok daha kolay hale getiriyor.

Cocos, Ukrayna birliklerinin sisteme erişimini, "Esasen uyduyu onların eline veriyoruz. Nerenin görüntüsünü çekeceğini onlar söylüyor" sözleriyle anlattı. Geçmişte ağırlıklı olarak üst düzey komutanların stratejik planlamada kullanabildiği uydu görüntülerinin artık cephedeki birliklere kadar ulaşması da önemli bir değişim yaratıyor.

Drone kamyonu aynı zamanda uydu komuta merkezi

Tikhi ve Teplo'nun kullandığı kamyon da savaşın geçirdiği teknolojik dönüşümün örneklerinden biri. Araç yalnızca drone taşıyan bir kamyon değil; ticari uydulara bağlanabilen bilgisayarlarla donatılmış hareketli bir komuta merkezi.

Hollandalı Bravo1Alpha şirketinin geliştirdiği sistemlerden birinde uydu görüntüleri, elde taşınan video oyun konsoluna benzeyen bir cihaza aktarılıyor. Drone pilotları buradan hedef arayabiliyor, uçuş rotası belirleyebiliyor ve drone'lardaki silahları kullanabiliyor.

Bazı durumlarda cephedeki askerler hangi bölgenin uydu tarafından görüntülenmesini istediklerini doğrudan belirleyebiliyor. Görüntü geldikten sonra hedef tespit ediliyor, saldırı için gerekli onay alınıyor ve drone gönderiliyor. Saldırının ardından yeniden uydu görüntüsü alınarak hedefin vurulup vurulmadığı kontrol edilebiliyor. Gerekirse ikinci saldırı düzenleniyor.

Böylece tespit, doğrulama, saldırı ve hasar tespiti giderek aynı dijital zincirin parçaları haline geliyor.

Kırım'ın lojistik bağlantıları hedefte

Uydu destekli operasyonlar özellikle Ukrayna'nın Rus işgali altındaki Kırım Yarımadası'nı lojistik açıdan izole etmeye yönelik stratejisinde önemli rol oynuyor. Son dönemde gerçekleştirilen saldırılarda Rusya'nın Kırım'a ikmal yapmak için kullandığı feribot terminalleri ve Güney Ukrayna'daki birliklere silah, mühimmat ve gıda ulaştıran lojistik güzergâhlar hedef alındı.

Ukrayna'nın 422. İnsansız Sistemler Alayı askerleri de haziran ayında işgal altındaki Zaporijya bölgesinde Rusya'nın Starlink sinyallerini karıştırmak amacıyla kullandığı bazı tesisleri uydu görüntülerinin yardımıyla hedef aldı.

Starlink bağlantıları Ukrayna'nın kullandığı çok sayıda drone'un navigasyonunda kritik önem taşıyor. Aynı birlik Kırım'daki pahalı Rus hava savunma sistemlerinin imha edildiği bir operasyona da katıldı.

Kaynak: The New York Times

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın