Dünya

Birleşmiş Milletler'de Rusya ve Çin, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını veto etti

Irak'taki İran yanlısı Kataeb Hizbullah grubu, mart ayı sonlarında kaçırılan Amerikalı gazeteci Shelly Kittleson'ı serbest bırakma kararı aldığını duyurdu.
Birleşmiş Milletler'de Rusya ve Çin, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını veto etti

Rusya ve Çin, salı günü Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını amaçlayan BM Güvenlik Konseyi karar tasarısını veto etti. Karar tasarısı, iki ülkenin çekimser kalması umuduyla birkaç kez revize edilmişti.

Bahreyn tarafından sunulan ilk taslak karar, ülkelerin Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ve Umman Körfezi'nde geçişi sağlamak ve seyrüseferin engellenmesine yönelik her türlü girişimi caydırmak için "gerekli tüm araçları - olası askeri eylemleri de içeren bir formülasyon - kullanmalarına" izin verirken, nihai metin yalnızca "savunma niteliğinde ve koşullara orantılı" eylemlere izin vermekteydi.

Oylama, on bir lehte, iki aleyhte ve iki çekimser (Pakistan ve Kolombiya) oyla sonuçlandı ve ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'dan Hürmüz Boğazı’nın açması için Washington saatiyle akşam 8'e kadar, Kıbrıs saatiyle bu gece 03:00’e kadar süre vermişti.

Körfez ülkeleri, Moskova ve Pekin'in Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması önerisini veto etmesinin "dünyaya yanlış bir sinyal gönderdiğine" inanıyor.

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdüllatif bin Raşid el-Zayani, Körfez ülkelerinin, kararın BM Güvenlik Konseyi tarafından reddedilmesinden "üzüntü duyduğunu" söyledi.

Le Monde’un haberine göre oylamanın ardından Katar, Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün adına da konuşan yetkili, Rusya ve Çin'in vetosu, denizcilik yollarına yönelik tehditlerin "uluslararası barış ve güvenliği korumakla sorumlu kuruluştan kararlı bir eylem" doğurmadığına dair "dünyaya yanlış bir sinyal gönderiyor" dedi.

Irak'taki İran yanlısı Kataeb Hizbullah grubu, Amerikalı gazeteci Shelly Kittleson'ı serbest bırakma kararı aldığını duyurdu

İran destekli grubun güvenlik yetkilisi Ebu Mücahid el-Esaf, kısa bir açıklamada, "Amerikalı sanık Shelly Kittleson'ı, ülkeyi derhal terk etmesi şartıyla serbest bırakmaya karar verdik" dedi.

Shelly Kittleson'ın kaçırıldığı gün, bir ABD yetkilisi Irak makamları tarafından "İran'ın müttefiki olan Kataeb Hizbullah milisleriyle bağlantılı bir kişinin" tutuklandığını bildirmişti.

İran, ABD ile doğrudan diplomatik iletişimi kesti

Wall Street Journal, Orta Doğulu yetkililere atıfta bulunarak, İran’ın Trump'ın pazartesi sabahı 'tüm İran medeniyetini yok etme' tehdidinin ardından Amerika Birleşik Devletleri ile tüm doğrudan iletişimi kestiğini bildirdi.

New York Times da İran’ın "Amerika Birleşik Devletleri ile müzakereleri askıya aldığını" ve "Pakistan'a artık ateşkes görüşmelerine katılmayacağını bildirdiğini" aktardı.

Wall Street Journal'ın haberinde ise, bu karar arabulucularla yapılan görüşmeleri "sonlandırmadı" ve görüşmeler "devam ediyor." 

Amerikalı Demokratlar, Cumhuriyetçileri Trump'a müdahale etmeye çağırdı

ABD’de Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer (Demokrat, New York), Trump'ı "son derece hasta bir kişi" olarak nitelendirdi ve Cumhuriyetçileri müdahale etmeye çağırdı; etkili muhafazakâr podcast yayıncısı Tucker Carlson ise ABD yetkililerinin Trump'ın İranlı sivilleri öldürecek kitlesel saldırılar başlatma girişimine karşı koyması gerektiğini söyledi.

New York'tan Demokrat Kongre üyesi ve azınlık lideri Hakeem Jeffries ise salı sabahı verdiği bir röportajda, Temsilciler Meclisi Demokratlarının İran'da askeri güç kullanımını sınırlamaya yönelik bir karar tasarısı için yeni bir oylama talep edeceklerini söyledi.

Jeffries, “Sadece bir veya iki Cumhuriyetçiye daha ihtiyacımız var ve bence bunu elde etme yolunda iyi bir ilerleme kaydettik” dedi. Sözlerine şöyle devam etti: “Kongre, Donald Trump'ın pervasız savaşını sona erdirmek ve bizi Üçüncü Dünya Savaşı'na sürüklemesini engellemek için derhal oy kullanmalıdır.”

X’ten ise şunları söyledi: "Her Cumhuriyetçinin vatanseverlik görevini parti çıkarlarının önüne koymasının ve bu çılgınlığa son vermesinin zamanı geldi. Yeter artık."

Aynı düşünceyi Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer de dile getirerek X'te şunları yazdı: "Bu keyfi ve kasıtlı savaşa karşı oy kullanmakta bize katılmayı reddeden her Cumhuriyetçi, bu felaketin sonuçlarından tamamen sorumlu olacaktır."

Trump'ın akıl sağlığının yerinde olmadığı ve görevden alınması gerektiği savunuldu

Demokrat Senatör Patty Murray, başkanın sözlerini "kan dökmeye susamış bir delinin saçmalıkları" olarak nitelendirdi. Demokrat Kentucky Valisi Andy Beshear ise "Bu tamamen çılgınlık " yorumunu yaptı.

Massachusetts'ten Demokrat temsilci Jim McGovern, Donald Trump'ın "bir deli" olduğunu ekledi.

Demokrat Senatör Chris Murphy ise daha önce yaptığı açıklamada, "Trump kabinesinin bir üyesi olsaydım, Paskalya'yı 25. Değişiklik hakkında anayasa hukukçularını arayarak geçirirdim. Kesinlikle akıl dışı. Zaten binlerce insanı öldürdü. Binlercesini daha öldürecek" dedi. 25. Değişiklik, zorlayıcı bir prosedür yoluyla, görevlerini yerine getiremeyecek durumda olduğu düşünülen bir başkanın görevden alınmasına olanak biliniyor.

Benzer şekilde, Demokrat Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, salı günü Donald Trump'ın açıklamaları hakkında şu yorumu yaptı: "Bu, görevden alınmasını gerektiren soykırım tehdididir. Başkanın zihinsel kapasitesi azalıyor ve artık güvenilir değil. Başkanın komuta zincirindeki herkese sesleniyorum: Herhangi bir yasa dışı emri, bu tür bir tehdidin uygulanması da dahil olmak üzere, reddetme göreviniz var."

Eleştiriler yalnızca Demokrat cepheden gelmiyor. Eskiden Trump destekçisi olan ve şimdi sert bir eleştirmen olan Marjorie Taylor Greene, pazar günü Donald Trump'ın "çılgına döndüğünü " ilan etti. Başkanın karşısında olan birçok Demokrat ve bazı Cumhuriyetçiye katılan bu aşırı muhafazakâr isim, salı günü de 25. Değişikliğin yürürlüğe konulması gerektiğini savundu.

Candace Owens ve Alex Jones gibi komplo teorisyenleri de artık Trump'ın akıl sağlığının yerinde olmadığını söylüyor.

Pazartesi günü Beyaz Saray'da düzenlenen bir basın toplantısında, bir gazeteci Donald Trump'a doğrudan şu soruyu yöneltti: "Savaş devam ederken belki de akıl sağlığınızın incelenmesi gerektiğini söyleyen eleştirilere cevabınız nedir?" Trump ise şu yanıtı verdi: "Bunu duymadım, ama eğer durum buysa, benim gibi daha çok insana ihtiyaç duyulacak."

ABD İran’ın Harg Adası’na hava saldırıları düzenledi; İsrail İran genelinde 8 köprü ve demiryollarına saldırdı

İki ABD'li yetkilinin açıklamasına göre, ABD salı günü erken saatlerde İran'ın Harg Adası'ndaki askeri hedeflere 50'den fazla hava saldırısı düzenledi.

İsrail ordusu İran genelinde sekiz köprüye saldırı düzenlediğini, Başbakan Binyamin Netanyahu ise demiryollarına da saldırı yapıldığını açıkladı.

Katar: Orta Doğu’da durum kontrolden çıkıyor

Katar, Orta Doğu'daki durumun kontrolden çıkabileceği konusunda uyarıda bulundu. Katar Dışişleri Bakanlığı sözcüsüne göre, "Bu noktaya çok yaklaştık."

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), İran savaşı kaynaklı petrol ve doğalgaz krizinin 1973, 1979 ve 2022 krizlerinin toplamından daha kötü olduğunu belirtti

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) başkanı, Hürmüz Boğazı'nın abluka altına alınmasının tetiklediği petrol ve doğal gaz krizinin, "1973, 1979 ve 2022'deki krizlerin toplamından daha ciddi" olduğunu söyledi. Bu açıklama, Donald Trump'ın İran'a boğazı yeniden açması için verdiği sürenin salı günü dolmasına az kala yapıldı.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Fatih Birol, Le Figaro gazetesine verdiği demeçte, Orta Doğu çatışmasının petrol piyasası üzerindeki etkisinin, 1970'lerdeki iki büyük petrol krizi ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin sonuçlarının toplamından daha büyük olduğunu söyledi.

Birol ayrıca, en büyük risk altında olan ülkelerin gelişmekte olan ülkeler olduğunu, bu ülkelerin yüksek petrol ve doğal gaz fiyatlarından, yüksek gıda fiyatlarından ve genel enflasyon artışından etkileneceğini, ayrıca Avrupa ülkeleri, Japonya ve Avustralya'nın da etkileneceğini söyledi.

Trump'ın İran bir anlaşma yapmadığı takdirde "bütün bir medeniyetin bu gece yok olacağı" uyarısının ardından petrolün varil fiyatı Salı günü 110 doların üzerine çıktı.

Uluslararası petrol fiyatları göstergesi olan Brent petrolü, Avrupa'da öğleden sonraki işlemlerin başlarında %0,7 artışla varil başına 110,60 dolara yükselirken, New York hafif ham petrolü de %2,5 artışla varil başına 115,17 dolara çıktı.

Kaynaklar: Le MondeWSJNew York Times –The Guardian

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın