Avrupa Birliği, Ukrayna'nın yolsuzlukla mücadele performansını yetersiz buldu; kesinti, Zelenski'nin iç politikadaki baskılarla yüzleştiği çalkantılı bir haftanın sonuna denk geldi.
Yardım askıya alındı, Zelenski sessiz
Avrupa Birliği, Ukrayna’ya sağladığı toplam 4,5 milyar euroluk destek paketinden 1,5 milyar euroyu (yaklaşık 1,7 milyar dolar) askıya aldığını açıkladı. Brüksel’den yapılan duyuruda, yardımın "iyi yönetişim standartlarına" bağlı olduğu ve askeri alımlarda kullanılamayacağı vurgulandı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise bu gelişmeyle ilgili henüz kamuoyuna bir açıklama yapmadı.
Yardımın kesilmesi, Ukrayna’nın Batı’daki en büyük mali destekçilerinden biri olan Avrupa’nın verdiği mesajın sertliğini ortaya koydu. Zelenski’nin bir süredir artan yolsuzluk soruşturmaları ve muhalif baskıları karşısında aldığı kararlar, hem ülke içindeki sivil toplum hem de uluslararası müttefikler nezdinde endişeyle izleniyordu.
Yargıya müdahale şüphesi, ilk protestoları doğurdu
Yolsuzlukla mücadele kurumlarının bağımsızlığını zayıflatan yasa tasarısının Meclis’ten geçmesi, Ukrayna’da 2022'deki Rus işgalinden bu yana ilk hükümet karşıtı protestoları tetikledi. Tepkiler üzerine geri adım atan Zelenski, kurumların bağımsızlığını yeniden tesis eden yeni bir yasa tasarısı sundu. Ancak bu hamle, AB’nin halihazırda belirlediği yardım kriterlerini karşılama konusundaki eksiklikleri telafi etmeye yetmedi.
AB yetkilileri, Ukrayna'nın 16 koşuldan üçünü karşılamadığını belirtti. Avrupa Komisyonu sözcüsü Guillaume Mercier, cuma günü Brüksel'de gazetecilere yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın yolsuzlukla mücadele konusunda uzmanlaşmış bir mahkemeye atama yapmaması da dahil olmak üzere 16 kriterden üçünü karşılayamamasına rağmen haziran ayında bir ödeme talep ettiğini söyledi.
Yolsuzluk davalarına bakan özel bir mahkemeye yargıç ataması yapılmazken aynı mahkeme, Zelenski’nin yargı bağımsızlığını hedef aldığı iki kurum tarafından açılan davaları görüyor.
Batı’da Zelenski’ye güvensizlik mi başlıyor?
Amerikalı yolsuzlukla mücadele uzmanı James Wasserstrom, Zelenski'nin uluslararası bağışçılar arasındaki imajının ciddi biçimde zedelendiğini belirterek, “Savaş zamanı liderliği kesinlikle sönmüş durumda” dedi. Wasserstrom, bağışçı ülkelerde Zelenski’ye yönelik bir “öfke dalgası” oluştuğunu da ifade etti.
Sadece AB değil, İngiltere Başbakanı Keir Starmer da Zelenski’yi bizzat arayarak yolsuzluk kurumlarına yönelik müdahalelere karşı endişelerini dile getirdi. Muhalifler ise hükümetin sıkıyönetim altında medya, aktivistler ve muhalif siyasetçiler üzerinde artan baskı uyguladığını öne sürüyor. Bazı belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine askeri yöneticilerin atanması da bu kaygıları derinleştiriyor.
IMF yardımı tehlikeye girdi
AB’nin kararından birkaç gün önce yaşanan bir gelişme ise tartışmaları daha da alevlendirdi. Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu ile Özel Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı, eski başbakan yardımcısı Oleksiy Çernişov hakkında rüşvet soruşturması başlattı. 23 Haziran'da bir gayrimenkul anlaşmasında rüşvet aldığı iddiasıyla yolsuzlukla suçlanan Çernişov suçlamaları "asılsız ve siyasi" olarak niteledi.
Davanın baş soruşturmacısı Oleksandr Tsyvinskyi, bağımsız bir komisyon kararıyla Ekonomik Güvenlik Bürosu’nun başına önerildi. Ancak Zelenski yönetimi, bu atamayı reddetti ve pozisyonu açık bıraktı. Oysa pozisyonun perşembe gününe kadar doldurulması, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) 15,6 milyar dolarlık dört yıllık yardım programının sürdürülmesi için şart koşulmuştu.
Yardım kesintisi reformlar için baskı mı, güven kaybının sinyali mi?
Ukrayna’ya yönelik Batı desteğinin koşullu hale gelmesi yeni değil. Ancak Rusya ile savaş devam ederken AB’nin böylesine kritik bir yardım kesintisine gitmesi, Kiev yönetimine yönelik güvenin kırılmakta olduğuna işaret ediyor olabilir. Uzmanlar, bu adımı hem reformlara yönelik bir baskı aracı hem de Zelenski hükümetine verilen kredinin azaldığı bir sinyal olarak yorumluyor.
Avrupa Birliği’nin 50 milyar euroluk “Ukrayna Fonu” çerçevesinde üç yıla yayılacak yardımları, Ukrayna’nın savaş sonrası yeniden inşası ve AB üyeliğine hazırlık süreci için kritik önem taşıyor. Ancak yolsuzlukla mücadeledeki zaaflar, bu desteğin sürdürülebilirliğini tehlikeye atıyor.
Haberin tamamını New York Times'dan okuyabilirsiniz.
Yorumunuz