Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk’ün gerçek kurtuluş güneşi” olarak nitelendirdiği 30 Ağustos Zaferi’nin bugün 103. yıl dönümü.
Büyük zafere ilişkin Doç. Dr. Mehmet Emin Elmacı, “30 Ağustos Zaferi, Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen ve bugün çağdaş uygarlık düzeyine çıkmamızı sağlayan Türk Devrimi’nin gerçekleşmesini sağlayacak önemli bir kilometre taşıdır” ifadelerini kullandı.
Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığında Türk ordusu, 13 Eylül 1921’de emperyalist Yunan ordusunu Sakarya Meydan Muharebesi’nde yendi. Bu zaferle ilerleyiş başladı ve durdurulmaması gerekiyordu. Bu hedefle Türkiye Büyük Millet Meclisi, 15 Eylül 1921’de taarruz için seferberlik hazırlıklarını başlattı. Ordunun nüfusu 2 katına çıkarıldı, silahları arttırıldı.
Atatürk ‘futbol maçını” işgal kuvvetlerinin dikkatini dağıtmak için kullandı
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Haziran 1922’de ise büyük saldırı (taarruz) hazırlıklarını başlattı. Paşa, 23 Temmuz 1922’de Akşehir’e gitti. Paşa’nın aklında 28 Temmuz’da düzenlenecek “bir futbol maçını” işgal kuvvetlerinin dikkatini dağıtmak için kullanıp, tüm ordu ve kolordu komutanlarıyla burada görüşme gerçekleştirme fikri vardı.
Paşanın fikri kusursuz işledi ve o gün komutanlarla taarruz planını konuştu. 30 Temmuz’da ise Fevzi Paşa (Çakmak) ve İsmet Paşa (İnönü) ile planın ayrıntılarını görüştü. O dönemin Milli Savunma Bakanı Kazım Paşa (Özalp) da 1 Ağustos’ta Akşehir’e geldi.
Ankara Çankaya Köşkü’nde bir çay şöleni vereceğini duyururken büyük taarruz planı için Konya'daydı
Bu gelişmelerin ardından Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi komutanlarıyla görüşmek için Konya’ya geçti; ancak bunun gizli tutulması için çevreye Ankara Çankaya Köşkü’nde bir çay şöleni vereceğini duyurdu. 20/21 Ağustos’ta Batı Cephesi Karargâhı’nda komutanlarla kısa bir savaş oyunu kurarak, düşmanın güneyden kuşatılması kararı verildi. Tarih 24 Ağustos’a geldiğinde Batı Cephesi Akşehir’den Şuhut’a taşındı.
Kuzeydeki altı tümen gizlice, saldırının beklenmediği Afyon’un güneyine kaydırıldı
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Sakarya’da başlayan ilerleyişin İzmir’e varabilmesi için kapsamlı bir saldırı planı hazırladı. “Türk’ün bağımsızlığı için ordunun savunmadan saldırıya geçmesi” temelinde paşanın hazırladığı saldırı planınca; Afyon’un kuzeyindeki 2. Ordu emrindeki toplam altı tümen gizlice Yunanların saldırı beklenmediği Afyon’un güneyine kaydırıldı. 25 Ağustos gecesi de Fahrettin Altay Paşa’nın komutasındaki 5. Süvari Kolordusu düşmanın İzmir’le olan ulaşım ve iletişimini keserek düşmanı yandan ve arkadan çevreledi.
30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi
Bu plan kusursuz işledi ve Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Türk ordusu 30 Ağustos 1922’de Dumlıpınar’da yaşanan “Başkomutanlık Meydan Muharebesi”nde Yunan ordusunun 4 tümenini de yok etti. Böylece ordu Kütahya’ya girdi. Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle Yunan ordusunun gücü kırılarak, geri çekilmesi sağlandı. Türk ordusu, 9 Eylül’de Yunan ordusunu denize dökmesiyle Batı Anadolu’nun bağımsızlığını sağladı ve Büyük Taarruz başarıyla sonuçlandı.
‘Devrimler kafasındaydı ve bunun zor olacağını da biliyordu. Ama önce kurtuluş sağlanmalıydı”
30 Ağustos Zaferi’nin Türk tarihi açısından önemini değerlendiren Dokuz Eylül Üniversitesi’nden tarihçi Doç. Dr. Mehmet Emin Elmacı; Mustafa Kemal’in “devrimci” karakterini anımsatarak; “Devrimler kafasındaydı ve bunun zor olacağını da biliyordu. Ama önce kurtuluş sağlanmalıydı. Bu 30 Ağustos’la sağlandı. Bağımsızlığına önem veren bir milletin zaferiydi bu zafer” dedi.
30 Ağustos Zaferi’nin “kurtuluş” olduğunu vurgulayan Elmacı; “Büyük taarruz ve 30 Ağustos Zaferi; 9 Eylül İzmir’in, Anadolu’nun kurtuluşuna; 29 Ekim 1923’teki cumhuriyetin ilanına ve yeni bir devletin kuruluşuna da gider. 30 Ağustos; kurtuluşun ve kuruluşun zaferidir” ifadelerini kullandı.
Türk Devrimi’nin gerçekleşmesini sağlayan önemli bir kilometre taşı
Mudanya Mütarekesi ve Lozan Barış Antlaşması’nı sağlayan olayın da 30 Ağustos olduğunu vurgulayan Elmacı; “30 Ağustos zaferi, Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen ve bizi çağdaş uygarlık düzeyine çıkaran Türk Devrimi’nin gerçekleşmesini sağlayan önemli bir kilometre taşıdır. 30 Ağustos bu ülkenin ve halkının milli zaferidir. Devletin milli bayramıdır. Milli birlik ve beraberlik isteyen herkes milli bayramlara önem vermek zorundadır” dedi.
Kaynak: Aytunç Ürkmez/Cumhuriyet
Yorumunuz