Ankara'da NATO Zirvesi öncesinde gözaltına alınan ve TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı) Vakfı üyelerinin ve Doç. Dr. Emel Memiş'in de aralarında bulunduğu kişiler tutuklanma talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.
Doç. Dr. Emel Memiş ve TEMA Vakfı gönüllülerinden oluşan 10 kişi çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı. 5 kişiye ev hapsi verildi. TEMA Vakfı Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer savunmasında "Kendimizi gönüllü toprak, yaprak, bayrak üçlüsü ile tanımlayan insanlarız" dedi, Sulh Hakimlik atılı TKP/ML üyeliği suçundan tutukladı. Toplamda 103 kişinin tutuklandığı bildirildi.
Cumhuriyet gazetesinin haberine göre “Ankara'da 7-8 Temmuz'da 36'ncısı düzenlenecek NATO Zirvesi kapsamında güvenlik önlemleri adeta sıkıyönetime dönüştü.”
Ankara Valiliği, zirve kapsamında kent genelinde 13 günlük eylem yasağı getirirken, Ankara Emniyet Müdürlüğü de "Turkuaz Operasyonu" adlı plan kapsamında kentin 9 ilçesinde denetimleri üst seviyeye çıkardı. Valilik ve emniyetin yasak ve denetim kararlarına bağlı olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 23 Haziran’da da sabah erken saatlerde polis ve jandarma ekiplerince birçok adrese baskın düzenlendi. Operasyonlarda çeşitli terör örgütlerine üye oldukları iddialarıyla aralarında akademisyen, avukat, gazeteci ve siyasetçi olmak üzere 241 kişi hakkında gözaltı kararı verilip 209'u gözaltına alındı.
103 kişi tutuklandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada; yapılan operasyonlar kapsamında toplam 225 kişinin gözaltına alındığı, bunlardan 135 kişi adliyeye sevk edildi, 6 kişi başsavcılıkça serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilenlerden 129 kişi ise Sulh Ceza Hakimliği'ne tutuklama talebi ile sevk edildi. Sulh ceza hakimliğince 103 kişi tutuklandı, 26 şüpheli hakkında ev hapsi adli kontrol tedbiri kararı verildi. 90 kişi yönünden kolluk işlemleri devam ediyor.
Akademisyen, gazeteci, gönüllü, siyasetçi ve avukatlar tutuklandı
Tutuklananlar arasında; akademisyen Doç. Dr. Emel Memiş, gazeteci Yıldız Tar, TEMA Vakfı Ankara Temsilcisİ Nevzat Özer, Umut-Sen Sözcüsü Burcu Arıkan, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatlar Semra Demir ve Kürşat Bafra bulunuyor.
T24’ün haberine göre Ankara’da NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen ev baskınlarında gözaltına alınanlara savcılık sorgusunda "TKP/ML terör örgütü içerisinde kod isim kullandınız mı, kullandığınız kod isimler nelerdir, TKP/ML adına aldığınız silahlı, silahsız eğitim var mı, TKP/ML terör örgütü adına kuryelik, haberleşme faaliyetlerini, kimler örgütün kuryeliğini yapmaktadır?" gibi sorular soruldu. Doç. Dr. Emel Memiş, bilim insanı olduğunu söyleyerek tüm suçlamaları reddetti.
İfadesi alınan bir başka isim Türkiye'nin ilk kadın mühendislerinden 79 yaşındaki Tuğba Kiper oldu. Kiper de "Benim adı geçen örgüt ile hiçbir ilgim alakam yoktur. TEMA vakfına doğayı ve çocuğu sevdiğim için çocuklara eğitim veriyorum" dedi. Kiper, ev hapsi cezası aldı.
"Ben bir bilim insanıyım"
Memiş, "Benim kesinlikle TKP/ML terör örgütü ile bir bağlantım ve iltisakım yoktur. Ben bir bilim insanıyım. İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, AK Parti Kadın Kolları'ndan 350'nin üzerinde kamu görevlisine bütçeleme, yaşlılık konularında eğitim verdim. Bu ithamların hepsi asılsız. Ben devletim, milletim için çalışan bir insanım" yanıtını verdi.
Ankara Üniversitesi'nde öğretim üyesi olduğunu kaydeden Memiş, "Uluslararası kurullarının birçok toplantısında, konuşmalarında görev aldım. Benim böyle bir suçu işlemem mümkün değildir. Benim adı geçen örgüt ile hiçbir ilgim alakam bulunmamaktadır. Benim üzerime atılı herhangi bir suç isnadı bulunmamaktadır. Terör örgütü ile hiçbir ilişkim yoktur. Ben bütün hayatımı eğitime ve devletime hizmete vermiş birisiyim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi.
"Müvekkil örgütün adını bile bilmemektedir"
Memiş'in avukatı Serdar Öztürk de "Müvekkil örgütün adını dahi bilmemektedir. Hiçbir ilgisi alakası bulunmamaktadır" diye konuştu ve Memiş'in tutuksuz yargılanmasını talep etti.
Tuğba Kiper: "79 yaşında bir vatandaşım, Türkiye'nin ilk kadın mühendislerindendim"
Savcılık sorgusunda ifade veren bir başka TEMA gönüllüsü Tuğba Kiper de şunları söyledi: "Ben 79 yaşında bir vatandaşım. Ben Türkiye'nin ilk kadın mühendislerindendim. Şu anda aktif olan neredeyse tüm karayolları benim imzam ile yapılmıştır. Ben emekli olduktan sonra yönetim kurulu üyesi olarak çalıştım. Çalıştığım sürelerde ülkemi ve kurumumu yurt dışındaki toplantılarda temsil ettim. Ben her zaman kurumum ve ülkem ile yaptığım çalışmalar ile gurur duydum. Ben doğaya fazla ilgi gösteriyorum. TEMA vakfına doğayı ve çocuğu sevdiğim için çocuklara eğitim veriyorum. Bütün ilkokullarda eğitim veriyoruz. Benim adı geçen örgüt ile hiçbir ilgim alakam yoktur" dedi.
73 yaşındaki Necla Konuşmaz "33 yıl Maliye Bakanlığında hizmet verdim"
Maliye Bakanlığından emekli olan 73 yaşındaki Necla Konuşmaz da "33 yıl Maliye Bakanlığı'nda devletime hizmet verdim. Hiçbir olaya karışmadım. Hiçbir suç işlemedim. Ben sadece bitki ve ağaçları çok sevdiğim için TEMA vakfın gönüllü oldum. Bunun dışında ismi anılan hiçbir örgüt ile ilgim alakam yoktur" diye konuştu.
63 yaşındaki Hediye Doğan Yıldırım da "Ben 63 yaşında bir kadınım. Benim adı geçen örgüt ile hiçbir ilgim alakam yoktur. Örgütün adını dahi duymadım. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi.
ÇHD'li avukatlar: "NATO için yaşamı insanlara zindan ediyorlar"
Kararların açıklanmasının ardından ÇHD'li (Çağdaş Hukukçular Derneği) avukatlar, adliye önünde basın açıklaması düzenledi.
Açıklamada konuşan ÇHD Genel Başkanı avukat Murat Yılmaz, "Ankara Valiliği'nin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın NATO'ya yönelik bu operasyonları yaptığını çok iyi biliyoruz. NATO ağızlarından gelmiyordu ama fezlekelerin, dosyaların sağında solunda NATO çıkıyordu.
NATO için Ankara'yı kapatıyorlar, yaşamı insanlara zindan ediyorlar. Bugün onlarca kişi tutuklandı. Delil ne derseniz, delil yok. Bu aynı zamanda mesleğimize, savunmaya yönelik saldırı. Arkadaşlarımızı o zindanlardan alacağız. Bu durumun devam edip etmemesi bizi ilgilendirmiyor. Ancak biz her zaman başımız dik olarak hapse gideceğiz. Savunma susmadı susmayacak. Çağdaş Hukukçular Derneği susmadı, susmayacak. Bugün burada, dostlarımız, yoldaşlarımız, kurumlarımızla müvekkillerimizi savunduk. Biz bildiğimiz işi yaptık, onlar da bildikleri işi yapıyorlar" dedi.
'Trump için yapıyorsunuz, yazıklar olsun'
Tutuklanma kararının ardından, tutuklananlar ve avukatları ile polisler arasında kavga çıktı.
Tutuklananlardan biri polise "Trump için yapıyorsunuz, yazıklar olsun. Erdoğan, Trump için halılar seriyor. Trump için yapıyorsunuz, Orta Doğu'yu kan gölüne çevirdi. Yapmayın! Bu ülkenin halkına bunu yapmazsınız" dedi.
Biri, eski bir savcının eşi
Yaşları çoğunlukla 60 ile 79 arasında değişen TEMA Vakfı gönülülerinin içinde TEMA Vakfı Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer de vardı. TEMA'cılar arasındaki emekli öğretmenlerden birinin ise eski ve geçmiş yıllarda yaşamını yitiren bir savcının eşi olduğu öğrenildi.
'Adını dahi bilmiyorum'
Cumhuriyet gazetesi, Nevzat Özer'in Ankara İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü'ndeki İfadesine ulaştı. Özer ifadesinde; "TKP/ML" terör örgütünün adını bilmediğini, terör örgütüne üye olmadığını, adını dahi bilmediği TKP/ML terör örgütü hakkında da bir bilgisinin olmadığını belirtti. Savunmasında Özer; "Ben bu ülkenin toprağını, suyunu, ormanlarını korumak, geliştirmek; yüzbinlerce çocuğa doğa çevre eğitimi vererek hizmet eden ve kendimizi gönüllü toprak, yaprak, bayrak üçlüsü ile tanımlayan insanlarız" dedi.
Suçlama: “Legal görünümlü TKP/ML terör örgütü hiyerarşisi”
Gözaltına alınan gazeteci Yıldız Tar da TKP/ML terör örgütü üyeliği kapsamında tutuklama talebiyle Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Aralarında Tar'ın da olduğu 15 kişi hakkındaki sevk yazısında; "Şahısların, TKP/ML terör örgütü ile iltisaklı olduğu, terör örgütü hiyerarşisi içerisinde hareket ettiği, Türkiye içerisinde legal görünümlü TKP/ML terör örgütü hiyerarşisi içerisinde faaliyet gösteren gruplarla birlikte hareket ettiği yönünde istihbari bilgiler elde edilmiştir" ifadelerine yer verildi.
IŞİD'çiler ile gönüllüler, öğrenciler, akademisyenler aynı yerde
Tutuklamaya sevk edilenlerin arasında IŞİD üyesi olduğu belirtildi.
Adliyede bu kapsamda bir yoğunluk yaşanırken, gözaltına alınan IŞİD'çiler ile TEMA gönüllülerin, akademisyenlerin ve öğrencilerin aynı katta hakimlik işlemleri sürüyor. IŞİD'çiler jandarma ekiplerince abluka altında tutulurken, diğer sanıkların ise kelepçeyle bekletilmesi dikkat çekti.
“Tutukluluk ölçülü”
Mahkeme kararında; "Şüpheliler üzerine atılı bulunan 'Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma' suçuna ilişkin olarak: şüpheli beyanları araştırma tutanakları, şüpheliler hakkında istihbari bilgiler ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçun işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu, atılı sucun katalog suçlardan olduğu, atılı suç için kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı dikkate alındığında şüphelilerin kaçma şüphesinin bulunduğu dosyada henüz bir kısım delilin toplanmamış olması ve atılı suçun işleniş şekli gözetildiğinde bu haliyle adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı, tutuklama tedbirinin ise ölçülülük ilkesine uygun olduğu kanaatiyle ayrı ayrı tutuklanmalarına karar verildi" denildi.
Alman basını: “Türk gazeteciler Ankara'daki NATO zirvesine davet edilmedi”
Alman Der Spiegel gazetesi, Türkiye’de NATO zirvesi için “eleştirel basına izin verilmiyor mu?” diye sordu ve Ankara'daki NATO zirvesi öncesinde birçok Türk gazetecinin akreditasyonu reddedildiğini bildirdi. Habere göre NATO, ev sahibi ülkenin değerlendirmesine güvendiğini belirtti.
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü, çok sayıda Türk gazetecinin NATO zirvesinden dışlanmasını eleştirdi. Örgütün Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu, Alman Basın Ajansı'na (dpa) yaptığı açıklamada, çok tanınmış gazeteciler de dahil olmak üzere çok sayıda Türk medya kuruluşuna akreditasyon verilmediğini ve bu nedenle zirveden dışlandıklarını söyledi.
Diğerlerinin yanı sıra, muhalif gazete Cumhuriyet ve muhalif yayın kuruluşları Sözcü ve Halk TV de akreditasyon alamadıklarını açıkladı. Red bildirimlerine göre, kararın gerekçeleri belirtilemedi.
Gazeteci Deniz Zeyrek, X’ten Washington ve Brüksel'dekiler de dahil olmak üzere çok sayıda NATO toplantısı ve zirvesini haberleştirdiğini ancak kendi ülkesinde haber yapmasına izin verilmediğini yazdı. Hükümete yakın medya kuruluşlarına akreditasyon verilirken, bağımsız medyaya verilmemesini çarpıcı buldu.
Gazetecilere akreditasyon sürecinin tamamen şeffaf olmadığı savunuluyor
Erol Önderoğlu, akreditasyon sürecini anlaşılmaz ve tamamen şeffaf olmayan bir süreç olarak eleştirdi ve itiraz imkanının bulunmadığını belirtti. "Adil bir değerlendirme prosedürü talep ediyoruz" dedi.
NATO: “Ev sahibi ülkeye güveniyoruz”
NATO, X'ten yaptığı açıklamada, genel merkezinin dışında düzenlenen zirvelerde gazetecilerin kendi sınırları içindeki durumuna ilişkin ev sahibi ülkenin değerlendirmesine güvendiğini ve bu değerlendirme sonucunda etkinlik mekânına erişimin sağlandığını belirtti. Türk yetkililerle temas halinde olduklarını da ekledi. "NATO için medya temsilcilerinin büyük etkinliklere bizzat katılabilmesi önemlidir."
Der Spiegel, “Ankara'daki NATO zirvesinin çok sayıda kısıtlamaya hazırlanmak zorunda kalan halk arasında haftalardır hoşnutsuzluğa neden olduğunu” yazdı.
Haberde, “Türk yargısı yıllardır muhalif figürlere karşı baskısını giderek artırıyor. Medya haberlerine göre, salı günü sendikacıların, avukatların ve solcu aktivistlerin evlerinde arama yapıldı ve 200'den fazla kişi tutuklandı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch, HWR) Türk hükümetini NATO zirvesi öncesinde insanları susturmak için terörle mücadele yasalarını kötüye kullanmakla suçluyor. Örgütün Avrupa ve Orta Asya Direktör Yardımcısı Benjamin Ward, bunun ittifakın kurucu değerleriyle çeliştiğini söyledi” denildi.
Kaynaklar: Cumhuriyet – T24 – Der Spiegel













Yorumunuz