Dünya

Trump: ABD-Suudi Arabistan nükleer anlaşması, Riyad'ın İsrail'i tanımasına bağlı

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ofisi, Suudi Arabistan'ın İbrahim Anlaşmalarına katılmasının 'tarihi bir sıçrama' olacağını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan ile imzalanan sivil nükleer iş birliği anlaşmasının yürürlüğe girmesinin, Riyad yönetiminin İsrail ile ilişkileri normalleştirmesine bağlı olacağını açıkladı. Trump'ın bu çıkışı, bir gün önce duyurulan milyarlarca dolarlık anlaşmaya sonradan eklenen önemli bir siyasi şart olarak değerlendiriliyor.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, anlaşmanın "onaylanacağını, ancak bunun tamamen Suudi Arabistan'ın son derece saygın ve başarılı İbrahim Anlaşmaları'na katılmasına bağlı olduğunu" ifade etti.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt de Trump'ın bu konuyu ABD'nin Körfez ve Arap müttefikleriyle daha önce birçok kez görüştüğünü belirterek, "Başkan her zaman son söz sahibidir. İbrahim Anlaşmaları'na katılmazlarsa anlaşmanın iptal olacağını söyledi. Bu nedenle Suudi muhataplarımızla görüşmelerimize ilerleyen süreçte de devam edeceğiz" dedi.

30 yıllık milyarlarca dolarlık anlaşma

Trump yönetimi çarşamba günü Suudi Arabistan ile 30 yıllık, milyarlarca dolarlık yeni bir nükleer iş birliği anlaşması imzalandığını duyurmuştu.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright tarafından imzalanan anlaşma, Amerikan şirketlerine Suudi Arabistan'ın nükleer altyapısının geliştirilmesinde merkezi rol verirken, yabancı rakipleri de büyük ölçüde dışarıda bırakmayı hedefliyor.

Anlaşma kapsamında iki ülke, Amerikan şirketlerinin Suudi Arabistan'da bir uranyum zenginleştirme tesisi kurmasının ticari açıdan uygulanabilir olup olmadığını belirlemek amacıyla iki yıllık bir fizibilite çalışması yürütecek. Ancak uranyum zenginleştirme faaliyetleri, bu çalışmanın olumlu sonuç vermesi halinde başlayabilecek.
İsrail açısından tartışmalı

Anlaşma, Suudi Arabistan açısından diplomatik bir kazanım olarak görülürken, nükleer silahların yayılmasına karşı çıkan ancak kendi nükleer kapasitesini resmen açıklamayan İsrail'de endişeyle karşılandı.

Trump'ın, anlaşmayı İsrail ile diplomatik normalleşme şartına bağlaması ise Washington'ın Riyad üzerindeki baskısını artıracağı şeklinde yorumlanıyor.

İbrahim Anlaşmaları hedefi

Trump, ilk başkanlık döneminde başlatılan İbrahim Anlaşmaları'nın genişletilmesini dış politikasının temel hedeflerinden biri olarak görüyor. 2020 yılında İsrail ile Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında başlayan normalleşme sürecine daha sonra Fas ve Sudan da katılmıştı.

Gazze savaşı süreci durdurmuştu

Suudi Arabistan, Biden yönetimi döneminde ABD ile savunma iş birliği ve sivil nükleer programı da kapsayan kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde İsrail ile ilişkileri normalleştirmeye yaklaşmıştı.

Ancak Hamas'ın Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırının ardından başlayan Gazze savaşı, müzakereleri durma noktasına getirmişti.

Riyad yönetimi, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik somut bir yol haritası oluşturulmadan İsrail'i tanımayacağını defalarca açıklamıştı. Filistin devletine karşı çıkan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise ekim ayında zorlu bir seçim süreciyle karşı karşıya bulunuyor.

Netanyahu'nun ofisi de Trump'ın açıklamasını destekleyerek, Suudi Arabistan'ın İbrahim Anlaşmaları'na katılmasının "tarihi bir sıçrama" olacağını belirtti.

"Altın standart" şartlarını reddetti

Suudi Arabistan, anlaşma görüşmeleri sırasında ABD'nin nükleer iş birliklerinde uyguladığı "altın standart" olarak bilinen taahhütleri kabul etmedi.

Riyad, kendi topraklarında uranyumu zenginleştirmeme ve kullanılmış nükleer yakıtı yeniden işlememe taahhüdünü reddederken, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) daha sıkı denetim mekanizmalarını da kabul etmedi. Bu durum, anlaşmanın nükleer silahların yayılmasına ilişkin olası riskleri konusunda tartışmaları beraberinde getirdi.

Kaynaklar: Wall Street JournalNew York Times

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın