Dünya

Denizde terk edilen denizciler: 4 sene gemide yaşamak zorunda kaldı

Denizci Mohammad Aisha Mısır Hükümeti tarafından 4 sene bir gemide tutuldu ve nihayet 10 gün önce özgürlüğüne kavuştu. Mohammad gibi birçok denizci, gemi sahiplerinin borçları nedeniyle gemilerde esir tutuluyor...

Denizci Mohammad Aisha, Mayıs 2017'de bindiği gemiden, MV Aman'dan 4 sene boyunca neredeyse hiç inemedi. Genç Suriyeli, evinden uzakta ve Mısır bürokrasisi ve deniz hukukunun labirentinde sıkışıp kalmıştı. 

21.500 dolarlık borcu gemi sahibi ödemedi

Gemi, yolculuğuna başladıktan kısa bir süre sonra ödenmemiş borçlar nedeniyle gözaltına alındı. Mısır mahkemesinin celpnamesini getiren kurye gemiye geldiğinde onarımlar üzerinde çalışıyordu. Celpnamede, tekne sahibinin bir önceki yıl satın aldığı üç tonluk çapa için 21.500 dolarlık faturayı ödeyene kadar gemiye alıkonulacağı belirtiliyordu.

Kaptanın tavsiyesi üzerine Aisha, mektubu imzalayarak kendisini geminin yasal koruyucusu olarak kaydettirdiğini söyledi.

Bunun henüz “hayatının en büyük hatası olduğunu bilmiyordu”.

Mürettebat üyeleri teker teker istifa etti, bazıları tek kelime etmeden yaşadıkları ülkelere kaçtı. Aisha gidemedi. Geminin ikinci kaptanının yakın arkadaşı olarak, ikinci kaptanın tavsiyesi üzerine, milyonlarca dolarlık bir geminin yasal koruyucusu olduğunu celpnameyi imzalayarak kabul etmişti. 

Mısır Mahkemesi’ne göre, Aisha, aleyhindeki tüm iddialar karara bağlanana kadar yerinden kımıldamayacak gemiden sorumlu mürettebat üyesiydi. 

Kendi hükümetine, yani Suriye hükümetine göre ise, Suriye’nin sınırları dışında sıkışmış milyonlarca Suriyeli arasında bir diğeriydi sadece. 

Bu tür verileri izleyen Uluslararası Denizcilik Örgütü'ne (IMO) göre, geçen yıl yaklaşık 1000 denizci denizde terk edildi. IMO'nun kıdemli hukuk görevlisi Jan de Boer, gerçek rakamın muhtemelen çok daha yüksek olduğunu kaydederek, "Buzdağının sadece tepesini görüyoruz" dedi. 

Bir gemi sahibinin parası bittiğinde, mürettebat üyeleri genellikle maaşlarını alamaz ve evlerine dönemez, hatta kendilerine yetecek kumanyadan bile yoksun kalabilirler. 

Limanlar, sigortacılar, geminin bayrak devletinden memurlar ve gemideki çeşitli milletleri temsil eden büyükelçilikler, genellikle çıkmazın çözülme sorumluluğunu üstlenmiyorlar. Bazı hükümetler mürettebatın gemide kalmasını isterken bazı denizciler de gemi satıldıktan sonra ücretlerini telafi etmeyi umarak gönüllü olarak gemide kalırlar. 

Mısır hükümeti, MV Aman'a çok kısa bir mesafedeki Süveyş limanında, başka bir konteyner gemisinin yasal koruyucusu olarak atadığı bir Türk kaptanı, Vehbi Kara'yı da, Ocak 2020'de farelerin istila ettiği gemide 1 sene boyunca mahsur kalmasına göz yumdu. Kara, Şubat 2021’de bir otele alındı, bu sefer de otel odasında esir hayatı başladı. 

Ünlü Ever Given'in mürettebatı, mart ayında kanalı altı gün boyunca tıkayan devasa kargo gemisinde tutulurken, mahkeme geminin sahibinin gemi nedeniyle Mısır’ın kaybettiği geliri tazminat olarak ödeyip ödememesi gerektiğine karar verecek.

Bir dizi anlaşma, sözleşme ve yönetmelik, konteyner gemisi sahiplerinin terk edilme durumunda mürettebatlarına bakmak için sigorta yaptırmalarını gerekli kılıyor. En önemlisi, Birleşmiş Milletler destekli bir antlaşma olan Denizcilik Çalışma Sözleşmesi 2013 yılında yürürlüğe girdi. Ancak MV Aman gemisinin bayrak ülkesi olan Mısır ve Bahreyn de dahil olmak üzere birçok Ortadoğu ülkesi sözleşmeyi imzalamadı. Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu'na bildirilen, bölgedeki terk vakalarının sayısı her yıl artmaktadır. 

MV Aman'ın mürettebatı geminin Youssif bin Sanad'a ait olduğunu söyledi. 

Bahreyn'de telefonla ulaşılan bin Sanad, geminin sahibi olmadığını, ancak şimdi iflas etmiş bir şirket olan Tylos Shipping and Marine Services'in eski ticari müdürü olduğunu kaydetti fakat geminin sahiplerinin kimliğini açıklamayı reddetti. Aisha'nın durumunun ayrıntılarını tartışmayı da reddetti.

Mısırlı liman yetkilileri, polis ve ordu, yorum için tekrar tekrar yapılan aramalara ve e-postalara yanıt vermedi.

Aisha, yardım edebileceğini düşündüğü herkese e-posta gönderiyordu. Londra'daki Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu ofisi, davasına bakacağını ve bir avukat bulmasına yardım edeceğini, ancak bir avukatı görmek için Aisha'nın statüsü konusunda liman ve mahkemelere danışmak zorunda kalan göçmenlik yetkililerinden izin alması gerektiğini söyledi.

Suriye'nin Mısır'daki büyükelçiliğini aradı ama kimse telefona cevap vermedi ve annesi Dışişleri Bakanlığı'na dilekçe vermek için Şam'a gitti ancak eli boş döndü. Suriyeli bir diplomat Aisha'ya davasının Mısır için bağımsız bir mesele olduğunu kaydetti.

Gemide tutulduğu yıllarda annesini kaybetti

Eylül ayına gelindiğinde annesi eskisi kadar sık aramıyordu. Kansere yakalanmıştı. 10 Eylül'de bir akrabası aradı; annesi hayata veda etmişti.

Günler sonra, ITF denizciler sendikasının, mahkemenin geminin koruyucusu olarak Aisha'nın yerine geçmesi için yazdığı dilekçe kabul edilmedi. Sendika tarafından işe alınan avukat Amin Al Dashour, mahkemenin Aisha'nın davasını hiçbir şekilde anlamadığını ve açıklama talebini görmezden geldiğini vurguladı.

Aisha, bin Sanad'a e-posta gönderdiğini ve kendisine geminin satılacağını ve yakında kendisine ödeme yapılacağını söylediğini belirtti.

Yılbaşı gecesi, Aisha ve diğer iki mürettebat üyesi 2019 için bir akşam yerken gene de umutluydular. Ardından sadece iki kişi kaldılar. Aisha’nın yanında kalan son mürettabat da ağustos ayında gitti.

Aisha artık mağara gibi bir gemide tamamen yalnızdı. Onu en çok rahatsız eden insan seslerinin yokluğuydu. Gemide yıllardır duyduğu gıcırtı ve titreme korkutucu hale gelmeye başlamıştı.

Gündüz sıcağından kaçmak için geminin en alt katına iniyor, ardından günbatımında güvertede yürümek için dışarı çıkıyordu. Geceleri gemi bir mezar kadar karanlık ve sessizdi.

Cep telefonuna Elif Şafak'ın kitabını indirip okudu

Cep telefonuna kitaplar indirdi: Dostoyevski, Türk romancı Elif Şafak ve Yuval Noah Harari’nin “Sapiens”ini okudu.

Gemiyi yasal birimler karşısında temsil eden Baha Fadel El Alla hâlâ yiyecek ve yakıt sağlıyordu, ancak teslimatlar daha azdı, daha seyrek oluyordu. 

Bazı günler, Aisha’nın yiyeceği birkaç parça kuru ekmekten ibaretti. Geminin mazot tedariği azalıyordu ve bu da ışıklarını açık tutmasını riske atıyordu. Yakıt biterse telefonunu şarj edemeyeceği günler yaşadı. Kıyıya yüzerek gidiyor, telefonunu şarj ediyor ve yiyecek alıp tekrar yüzerek gemiye dönüyordu.

El Alla, MV Aman için, erzak ve bakımı dahil 100.000 dolardan fazla para harcadığını, ancak gemi sahibi bin Sanad'ın faturalara ve yardım taleplerine omuz silktiğini söyledi. El Alla, "Sahibi her zaman rahattı" diye anımsayarak, ödeme yapacağına dair güvence vermişti.

Alanında 20 yıllık tecrübesi olan El Alla, birkaç multimilyon dolarlık geminin sahibinin neden bu kadar küçük borçlar nedeniyle birini gemide terk ettiğini asla anlayamayacağını söyledi. bin Sanad'ın 2019'un sonlarından beri telefonlarına cevap vermediğini belirti. El Alla, bin Sanad için, "Kayboldu" dedi.

Aisha kaptan olmasına çok az kaldığı için, üniversiteden mezuniyetini alıp kaptan olarak tekrar denize açılacağını söylüyor...

Sonunda, Mahkeme, 11 Nisan'a kadar Aisha’nın davasıyla ilgili bir karar vereceğini açıkladı; avukatları Aisha’ya güvence verdi ve olumlu karar verilirse derhal eve uçabilirdi. 15 Nisan'da, büyükannesi Badriah Otham'ın öldüğü haberi Aisha'ya ulaştı.

Gemide terk edildiği yıllarda önce annesini, sonra büyükannesini kaybeden Aisha, “Beni burada tutan insanların hiçbirini affetmeyeceğim” dedi.

20 Nisan'da Aisha’yı, bir göçmenlik memuru aradı ve çantalarını toplamasını söyledi. Bir otelde esir tutulan Aisha, MV Aman gemisine yüzerek eşyalarını toplamaya başladı.

Dört yıldır evi olan gemide son kez turlarken "Bu lanet gemiyi bir daha asla görmek istemiyorum" diye düşündü.

Kaynak: Joe Parkinson-Drew Hinshaw, The Wall Street Journal, 30.04.2021
Haberin detaylarını The Wall Street Journal’dan okuyabilirsiniz.

: