ABD’de silahlı bir kişinin cumartesi günü Beyaz Saray Muhabirleri Yemeği'ndeki güvenlik kontrol noktasına saldırması sırasında ABD Başkanı Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance, FBI Direktörü Kash Patel ve birkaç kabine üyesi de dahil olmak üzere çok sayıda yönetim yetkilisi oradaydı. Hepsi Gizli Servis ajanları tarafından hızla dışarı çıkarıldı.
İddialara göre 31 yaşında bir Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü mezunu tarafından gerçekleştirilen saldırı, Amerikan siyasetindeki artan şiddete dikkatleri yeniden çekti. Ocak ayında bir adam, Vance'in evinin camlarını çekiçle kırmıştı. Mart ayında ise Adalet Bakanlığı, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin konutu yakınlarında saldırı girişiminde bulunmakla suçlanan iki kişiyi yargılamıştı.
ABD’de iç saldırılar ve saldırı girişimleri 1994’ten bu yana zirvede
Amerikan düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (The Center for Strategic and International Studies, CSIS) verilerine göre, ABD hükümetine yönelik iç saldırılar ve saldırı girişimleri 1994'ten beri en yüksek seviyede. Merkezin verileri, bu saldırı ve girişimlerin 20 yıl sonra ilk kez sağdan çok sol eğilimli aşırılıkçılardan geldiğini gösteriyor. Merkez, 2025’te kaydedilen 20 saldırı ve saldırı girişiminden 10’unu aşırı soldan, sekizini ise aşırı sağdan kaynaklı olarak sınıflandırdı.
Trump yönetiminin göçmenlik politikalarına tepki şiddeti artırdı
Geçen yıl aşırı sol tarafından gerçekleştirilen olayların yarısı, Trump yönetiminin göçmenlik politikalarına yönelik sert önlemlerine karşılık olarak göçmenlik memurlarını veya tesislerini hedef aldı. Bir diğeri ise Michigan'daki Dickinson County Cumhuriyetçi Komite Genel Merkezi'ne yönelik saldırı girişimiydi.
Aşırı sağdan kaynaklanan şiddet de arttı. Geçtiğimiz haziran ayında Minnesota'da Demokrat bir eyalet milletvekili ve kocası öldürüldü. Ağustos ayında ise Covid-19 aşısını eleştiren bir adamın Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri genel merkezi önünde 500 el ateş etmesinin ardından bir polis memuru öldürüldü.
Geçen yıl toplamda üç kişi aşırı sağcı olarak nitelendirilen saldırılarda, bir kişi ise aşırı solcu olarak sınıflandırılan bir saldırıda hayatını kaybetti. Aşırıcılık saldırılarını sınıflandırmak karmaşık bir iş: CSIS verileri, mümkün olduğunca mahkeme belgelerine ve o döneme ait haberlere dayanarak saldırıları siyasi eğilimlere göre sınıflandırıyor. Failler genellikle net kategorilere uymuyor.
ABD’li siyasi figürlere yönelik bazı saldırıların, geçen nisan ayında konutu ateşe verilen Demokrat Pennsylvania Valisi Josh Shapiro’ya yönelik saldırı gibi, yurt dışındaki gelişmelerden kaynaklandığı iddia edildi.
Saldırı ve saldırı girişimlerinde ateşli silahların kullanımı giderek artıyor
Washington D.C. polisi, cumartesi gecesi düzenlenen saldırının zanlısının bir pompalı tüfek, tabanca ve birden fazla bıçak taşıdığını açıkladı. Bu durum bir eğilime işaret ediyor: Verilere göre, saldırı ve saldırı girişimlerinde ateşli silahların kullanımı giderek artıyor.
Buna karşın, geçen yılın en çok tercih edilen silahı molotof kokteyliydi. Bu ilkel ve yangın çıkarıcı düzenek (devrimci siyasetin sembollerinden biri olarak görülüyor), Shapiro’nun konutuna yönelik saldırı ve göçmenlik görevlilerine yönelik iki girişim dahil olmak üzere en az yedi saldırı ya da saldırı girişiminde kullanıldı.
Geçen ocak ayında Massachusetts’li bir kadın, o dönem Hazine Bakanlığı için aday gösterilen Scott Bessent’in ayaklarına molotof kokteylleri atmayı planladığını Kongre Polisi’ne bildirdi. Bir başka olayda ise bir kişi, “ABD hükümetine mesaj vermek” amacıyla Kaliforniya’daki bir postaneyi ateşe verdi.
Kaynak: WSJ











Yorumunuz