Dünya

İsrail’in Emirlikler’e Demir Kubbe göndermesi yeni bir Orta Doğu Düzeni’nin sinyali

ABD Başkanı Trump, Birleşik Arap Emirlikleri'nin OPEC'ten çekilme kararını memnuniyetle karşıladı.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'den (OPEC, The Organization of the Petroleum Exporting Countries) çekilme kararı, yalnızca petrol piyasalarını sarsan ekonomik bir adım değil, aynı zamanda Orta Doğu’da İran savaşı sonrası oluşan yeni jeopolitik düzenin en açık işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

BAE, kararını Körfez liderlerinin Suudi Arabistan’da birlik mesajı vermeye çalıştığı bir dönemde duyurarak, ulusal çıkarlarını bölgesel dayanışmanın önüne koyduğunu gösterdi. 

OPEC’ten ayrılma, BAE’ye petrol üretimini artırma imkânı sağlayacak. Ülkenin üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 30’unun OPEC kotaları nedeniyle kullanılamadığı belirtilirken, BAE yönetiminin savaşın turizm, finans ve ticaret gelirleri üzerindeki baskısını petrol gelirleriyle telafi etmek istediği ifade ediliyor.

Trump’tan karara destek

ABD Başkanı Trump, çarşamba günü Oval Ofis'te yaptığı konuşmada, Birleşik Arap Emirlikleri'nin kararını memnuniyetle karşılayarak, "Bence bu, benzin fiyatlarının, petrol fiyatlarının ve her şeyin fiyatlarının düşmesi için nihayetinde iyi bir şey" dedi.

Ancak kararın arkasında yalnızca ekonomik hesaplar bulunmuyor. İran’ın, savaş boyunca BAE’ye yoğun insansız hava aracı ve füze saldırıları düzenlemesi, başkent Abu Dabi’nin güvenliğe bakış açısını kökten değiştirdi. BAE yönetimi, Körfez’deki Arap müttefiklerinden beklediği desteği göremediğini düşünürken, ABD ve İsrail ile güvenlik iş birliğini daha da derinleştirdi.

Wall Street Journal’ın konuyla ilgili bilgi sahibi kişilere dayandırdığı haberine göre, İsrail kısa süre önce Demir Kubbe füze savunma teknolojisini ve bunu işletmek üzere birliklerini BAE’ya gönderdi. Bu adım, bir İsrail savunma sisteminin savaş sırasında ilk kez bir Arap ülkesini korumak için konuşlandırılması bakımından tarihi nitelik taşıyor. 

BAE-Suudi Arabistan hattında derinleşen ayrışma

Bu gelişme, BAE ile Suudi Arabistan arasındaki mesafeyi de artırdı. Riyad, İran krizinde diplomatik çözüm arayışını öne çıkarırken, Abu Dabi daha sert güvenlik ve askeri tedbirlerden yana pozisyon aldı. İki ülke, Yemen ve Sudan gibi ülkelerde zaten farklı tarafları desteklerken, ekonomik alanda da Dubai ile Riyad arasında bölgesel merkez olma rekabeti derinleşiyor.

Birleşik Arap Emirlikleri, 1950'lerde petrolün keşfedildiği zamana kadar Arap Yarımadası'nın doğu kıyıları boyunca uzanan küçük prensliklerden oluşan bir küme halindeydi. 1971'de devlet olduktan sonra, bu petrol zenginliğini kullanarak Dubai ve Abu Dabi şehirleri etrafında şekillenen küresel bir finans, turizm ve teknoloji merkezine dönüştü.

BAE’nin İsrail ile yakınlaşması, İbrahim Anlaşmaları sonrasında başlayan askeri ve teknolojik iş birliğinin yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Buna karşılık Suudi Arabistan, Gazze savaşı ve İsrail’in bölgedeki askeri hamleleri nedeniyle İsrail ile normalleşme konusunda daha temkinli bir çizgide duruyor.

Mısır'da, Birleşik Arap Emirlikleri 2013'te ülkenin seçilmiş İslamcı cumhurbaşkanını deviren askeri darbeye destek verdi ve bu da hükümetin tek bir günde yaklaşık bin kişinin ölümüne yol açan bir baskı uygulamasına neden oldu. Libya'da ise Birleşik Arap Emirlikleri, yıllarca Rus destekli bir milis liderine havadan silah taşıdı; bu liderin iktidarı ele geçirme girişimi 2019'da iç savaşa yol açtı. Birleşik Arap Emirlikleri, müdahalelerini özellikle de Arap Baharı'ndan sonra Mısır'da seçimleri kazanan ve Hamas'ı doğuran İslamcı hareket olan Müslüman Kardeşler'i geri püskürtme çabaları olarak açıkladı.

İbrahim Anlaşmaları sonrası BAE-İsrail arasında askeri iş birliği başladı

Birleşik Arap Emirlikleri, Trump'ın ilk döneminin sonlarına doğru yönetimin arabuluculuğuyla İsrail ile diplomatik ilişkiler kurdu. Başlangıçta Fas ve Bahreyn'in de katıldığı bu adım, Mısır'ın yarım yüzyıl önce barış anlaşması yapmasından bu yana İsrail'in bölgesel izolasyonunda yaşanan en önemli kırılma oldu. Karar, BAE ve İsrail arasında askeri ve teknolojik iş birliği için yeni yollar açtı.

İbrahim Anlaşmaları imzalandıktan sadece birkaç ay sonra, İsrail'in en büyük savunma şirketlerinden biri olan Elbit Systems, Birleşik Arap Emirlikleri'nde bir yan kuruluş açtı. Bir yıl sonra, Körfez ülkesi Yemen'de İran destekli Husi milisleri tarafından saldırıya uğradıktan sonra, Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü'ne göre İsrail, kısa ve orta menzilli füzelere ve insansız hava araçlarına karşı savunma yapabilen mobil bir platform olan SPYDER hava savunma sistemini tedarik etti. 

İsrail savunma sistemleri BAE'de

İsrail, mevcut savaşın başlangıcında Birleşik Arap Emirlikleri'ne Demir Kubbe füze savunma sistemini gönderdi; bu haber ilk olarak birkaç gün önce Axios tarafından duyuruldu. ABD-İsrail ortaklığıyla geliştirilen sistem ilk kez bir Arap ülkesine gönderiliyordu. Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kişinin belirttiğine göre, sistemi çalıştırmak için onlarca İsrail askeri sahada bulunuyor.

Uçuş takip siteleri, İran'la çatışma boyunca İsrail'in Nevatim üssü ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında askeri nakliye uçaklarının sefer yaptığını gösteriyor. Tel Aviv merkezli bir düşünce kuruluşu olan Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nden kıdemli araştırmacı Yoel Guzansky, "İki ülke arasındaki iş birliği çarpıcı ve derinleşiyor. İlk kez bir İsrail sistemi savaş sırasında bir Arap ülkesini savunuyor" dedi. Bu ilişki, Birleşik Arap Emirlikleri ile komşuları arasındaki uçurumu daha da derinleştirdi.

BAE yönetimi, OPEC kararını “ulusal çıkarlar” ve “piyasanın petrol ihtiyacını karşılama taahhüdü” ile açıklarken, uzmanlar bu adımı BAE’nin Suudi Arabistan’ın gölgesinden çıkarma ve bağımsız bir bölgesel güç olarak konumlandırma stratejisinin parçası olarak görüyor.

Orta Doğu’da uzun yıllar Arap-İsrail hattı üzerinden şekillenen siyasi fay hatları, artık İran tehdidi, enerji güvenliği, askeri teknoloji ve Körfez içi rekabet ekseninde yeniden çiziliyor. BAE’nin OPEC’ten çekilmesi de bu yeni dönemin en güçlü sembollerinden biri olarak öne çıkıyor.

Kaynak: WSJ

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın