Kıbrıs

Güney de kuzey kadar yolsuz: Anastasiadis hakkında ‘makul şüphe’ depremi

Yolsuzlukla Mücadele Kurumu, Anastasiadis ve üst düzey isimler hakkında 'makul şüphe' buldu.

Güney Kıbrıs’ta Kıbrıs Bağımsız Yolsuzlukla Mücadele Kurumu, eski Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis ve bazı üst düzey yetkililerin yolsuzlukla bağlantılı suçlar işlemiş olabileceğine dair “makul şüphe” bulunduğu sonucuna vardı. İki yıl süren soruşturma, Kıbrıslı Rum gazeteci Makarios Druşotis’in büyük tartışma yaratan “Mafya Devleti” adlı kitabında yer alan iddialar temel alınarak yürütüldü. 

Kurul tarafından yayımlanan raporda, ulaşılan sonuçların ceza hukuku anlamında suçluluk tespiti olmadığı özellikle vurgulandı. Kurum, değerlendirmelerinin “olasılık dengesi” olarak bilinen medeni hukuk ispat standardına dayandığını, nihai cezai sorumluluğun ancak mahkemeler tarafından “makul şüphenin ötesinde ispat” standardıyla belirlenebileceğini kaydetti. 

Dosya Başsavcılığa gönderildi

Raporda yer alan bulguların ardından dosya, ceza davası açılıp açılmayacağına karar verme yetkisine sahip olan Başsavcılığa gönderildi.

Başsavcı bundan sonraki süreçte ek soruşturma talep etme, ilave delil toplama, dava açma veya dosyayı kapatma seçeneklerine sahip. Eğer dava açılırsa savcılık makamının suçlamaları mahkeme önünde şüphenin ötesinde kanıtlaması gerekecek. 

Anastasiadis’in adı birçok dosyada geçiyor

Güney Kıbrıs’ın önde gelen gazetelerinden Fileleftheros ve Fileleftheros grubu haber portallarından Philenews, raporun yayımlanmasının ardından eski Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis’in adının geçtiği tüm olayları derledi. Rapora göre Anastasiadis’in adı Rybolovleva dosyasından Focus davasına, Başpiskoposluk arazilerinden yatırım karşılığı vatandaşlık programına kadar birçok tartışmalı olayda yer alıyor. 

Rybolovleva’nın tutuklanması

Raporda Anastasiadis’in adı, Rus milyarder Dmitry Rybolovlev ile eski eşi Elena Rybolovleva arasındaki boşanma sürecinde yaşanan mali anlaşmazlıklar sırasında Elena Rybolovleva’nın Güney Kıbrıs’ta tutuklanmasını sağlamak amacıyla organize edildiği iddia edilen bir operasyonla bağlantılı olarak geçiyor.

Raporda, Anastasiadis’in Rybolovlev’in Kıbrıs’taki hukuk danışmanlığını yapan Andreas Neocleous & Co hukuk bürosunun kurucusuyla yakın ilişki içinde olduğu ve kamu görevlilerinin kararlarını etkilemek amacıyla nüfuz kullanmış olabileceği yönünde iddialara yer veriliyor. 

Başpiskoposluk arazileri

Makarios Druşotis’in iddialarına göre, dönemin Cumhurbaşkanı’nın eşi Andri Anastasiadis’in Limassol’da Kıbrıs Kilisesi’nden satın aldığı taşınmaz, Cumhurbaşkanlığı ile Başpiskoposluk arasındaki daha geniş ilişkiler ağının parçasıydı.

Raporda ayrıca Engomi’de kamulaştırılan kilise arazilerine karşılık Başpiskoposluğa Ayia Napa’da yüksek değerli devlet arazileri verilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı da inceleniyor. Druşotis, Başpiskoposluğun arazi değil para tazminatı alması gerektiğini savunarak işlemin yasa dışı veya usulsüz olduğunu öne sürüyor. 

Focus davası ve DİSİ’ye aktarıldığı iddia edilen paralar

Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri Focus Maritime üzerinden siyasi partilere aktarıldığı iddia edilen fonlarla ilgili.

Druşotis, 2014 yılında ortaya çıkan bilgilerde DİSİ dahil siyasi partilere toplam 500 bin euro aktarıldığının öne sürüldüğünü, ancak bunun yalnızca 50 bin euroluk bölümünün resmi olarak beyan edildiğini iddia ediyor. Kalan paranın aracı şirketler üzerinden dolaştırıldığı ileri sürülüyor. Ayrıca toplam 500 bin euroya ek olarak 100 bin euroluk başka bir ödeme yapıldığı ve bu paranın özel kişilere gitmiş olabileceği de öne sürülüyor. 

Müfettişler, 450 bin euronun Anastasiadis’in şahsi hesaplarına ulaştığına dair kanıt bulamadıklarını belirtirken, Nikos Anastasiadis'in soruşturmanın sonlandırılması için dönemim Başsavcısı Kostas Kliridis ile temas kurduğu yönündeki iddialar nedeniyle olası bir yetkiyi kötüye kullanma suçunun söz konusu olabileceğini kaydetti. 

Bankalara yönlendirilen müşterilerden komisyon ve nüfuz ticareti iddiaları

Raporda Anastasiadis ve hukuk bürosunun, bankalara yönlendirilen müşteriler karşılığında alınan komisyon gelirlerini beyan etmeyerek vergi kaçırmış olabileceği de öne sürülüyor.

Müfettişler, Anastasiadis’in milletvekili ve DİSİ lideri olduğu dönemde sahip olduğu siyasi nüfuzu kullanarak Laiki Bankası’ndan seçim kampanyasına destek sağlamak amacıyla komisyon adı altında para aldığına ilişkin yeterli emare bulunduğunu değerlendirdi. Raporda bu ödemelerin banka kayıtlarında “tanıtım ücreti” olarak gösterildiği belirtiliyor. 

Pasaportlar, offshore şirketler ve özel jetler

Raporda, Anastasiadis ve hukuk bürosunun offshore şirketler aracılığıyla kara para aklama, gerçek faydalanıcıları gizleme ve firma ile ilişkilerine dair yanıltıcı açıklamalar yapma iddiaları da yer alıyor.

Uluslararası araştırmacı gazetecilik kuruluşları OCCRP ve ICIJ tarafından yayımlanan araştırmaları inceleyen müfettişler, hukuk bürosunun Britanya Virjin Adaları gibi bölgelerde kurulan offshore yapılar üzerinden yüksek servet sahibi müşterilere hizmet verdiği yönündeki iddiaları değerlendirdi. Rapora göre firma, Kıbrıs bankalarına müşteri yönlendiren aracı kuruluşlardan biri olarak faaliyet gösterdi ve önemli komisyon gelirleri elde etti. 

Müfettişler ayrıca, kamuoyunda “sessiz ortak” olarak tanımlanmasına rağmen Anastasiadis’in 2013 yılına kadar hukuk bürosu üzerinde denetleyici bir rol sürdürdüğünü kaydetti. 

250 bin euroluk seçim kampanyası desteği iddiası

Soruşturmacılar ayrıca, 2013 Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasıyla bağlantılı olarak 2011 yılında 250 bin euro sağlandığına ilişkin makul şüphe bulunduğunu belirtti. Rapora göre söz konusu paranın offshore yapılar üzerinden aktarıldığı, banka kayıtlarında ise “tanıtım ücreti” olarak gösterildiği öne sürülüyor. İddialar eski Laiki Bank CEO’su Efthymios Bouloutas ile ilişkilendirilirken, olay olası nüfuz ticareti kapsamında değerlendiriliyor.

Özel uçuş detayı

Rybolovleva dosyasına ilişkin incelemelerde, Nikos Anastasiadis ile bağlantılı olduğu iddia edilen bir özel uçuş da mercek altına alındı. Raporda, söz konusu uçuşun olası menfaat ilişkileri kapsamında değerlendirildiği, ancak devlet kayıtlarında veya sivil havacılık sistemlerinde bu uçuşa ilişkin resmi bir kayıt bulunamadığı ifade edildi.

Eski yargıç hakkında da makul şüphe

Raporda yalnızca Anastasiadis değil, eski Lefkoşa Bölge Mahkemesi Başkanı Haris Solomonides hakkında da makul şüphe bulunduğu belirtildi. Müfettişler, Rybolovlev ile bağlantılı davalarda geçici mahkeme kararlarının verilme süreci ile ilgili soru işaretleri bulunduğunu, ayrıca ilgili davalarda görev alan bir hukuk bürosunda yakın akrabasının çalışmasının olası çıkar çatışması yaratabileceğini değerlendirdi.

Eski Başsavcı Yardımcısı ve polis yetkilileri de raporda

Yolsuzlukla Mücadele Kurumu, eski Başsavcı Yardımcısı Rikkos Erotokritou hakkında da yetkinin kötüye kullanılması, soruşturma dosyalarının olağan prosedürler dışında yönetilmesi ve soruşturma süreçlerine müdahale edildiği yönünde bulgular bulunduğunu kaydetti.

Raporda ayrıca kıdemli polis memuru Ioannis Sotiriades hakkında da yetkiyi kötüye kullanma, soruşturmaların engellenmesi ve gizli bilgilerin uygunsuz şekilde ele alınmasına ilişkin iddiaların incelendiği belirtildi.

Pandora Belgeleri yeniden gündemde

Pandora Belgeleri’ne ilişkin bölümde ise, yasa dışı gelirlerin offshore şirketler üzerinden aklanması, gerçek sahiplerin gizlenmesi ve yatırım karşılığı vatandaşlık programında şeffaflık eksikliği iddiaları inceleniyor.

Raporda özellikle Rus yatırımcıların vatandaşlığa kabul dosyaları ile Leonid Lebedev ve ailesinin vatandaşlık sürecine dikkat çekiliyor. Müfettişler, başvuru süreçleri, belgelerdeki eksiklikler ve olası bilgi gizlemelerine ilişkin sorular bulunduğunu belirtiyor. 

Dromolaksia dosyası

Yolsuzlukla Mücadele Kurumu ayrıca, Dromolaksia’daki 3 bin 113 dönümlük bir taşınmaz geliştirme projesiyle ilgili şikâyetleri de inceledi.

Rapora göre, dönemin milletvekili Giorgos Varnava’nın özel bir şirketin çıkarlarını savunmak için aktif rol oynadığı iddia edilirken, Anastasiadis’in de daha sonra Başsavcı ile temasa geçerek şirket lehine değerlendirme yapılmasını talep ettiği öne sürülüyor. Müfettişler, eski Cumhurbaşkanı açısından görevi kötüye kullanma veya görevi kötüye kullanmaya teşebbüs suçlarına ilişkin olası sorumluluklar doğabileceğini belirtti. 

Raporda sonuç olarak görevi kötüye kullanma, nüfuz ticareti, yalan beyan ve kara para aklama suçlarına ilişkin yeterli emare bulunduğu ifade edilirken, kesin bir cezai sorumluluk tespiti yapılmadığı ve konuların daha ileri değerlendirme için Başsavcılığa sevk edildiği belirtiliyor. 

Dosya vergi makamlarına da gönderildi

Kurum, raporun yalnızca Başsavcılığa değil, vergi makamlarına da iletildiğini açıkladı. 

Kıbrıs Rum Hükümeti’nden ilk açıklama: “Yolsuzluğa toleransımız sıfır”

Raporun yayımlanmasının ardından Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis açıklama yaptı.

Letimbiotis, Yolsuzlukla Mücadele Kurumu raporunun saygı duyulması gereken bir çalışma olduğunu belirterek, raporda yer alan ciddi iddiaların anayasal prosedürler çerçevesinde yetkili makamlar tarafından tam olarak araştırılması gerektiğini söyledi. Hükümetin yolsuzluğa karşı tutumunun net olduğunu vurgulayan Letimbiotis, “Yolsuzluğa toleransımız sıfırdır. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve vatandaşların kurumlara duyduğu güveni güçlendirme konusundaki kararlılığımız sarsılmazdır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Philenews

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın